Dünya genelinde hukuki hizmet, yazışma müvekkilin kendi dilinde
İçeriğe geç

Yabancı Hukuk Danışmanlığı ve Uluslararası Hukuk Bürosu

Son güncelleme: 4 Eylül 2026

Yabancılık unsuru taşıyan bir dosyada uygulanacak yabancı hukuku mahkemeye siz ispat etmek zorunda değilsiniz: hakim, Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku resen uygular (5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, m.2/1). Bu tek cümle, sınır ötesi dosyaların çoğunda tarafların yıllarca yanlış varsaydığı noktadır. Uygulamada asıl belirleyici olan ikinci fıkradır: yabancı hukukun olaya ilişkin hükümleri tüm araştırmalara rağmen tespit edilemezse, Türk hukuku uygulanır (m.2/2). Dosyanın hangi hukuka göre sonuçlanacağı, çoğu zaman bu araştırmanın nasıl yürütüldüğüne bağlıdır.

Yabancı unsur nedir ve dosyanızı baştan neden değiştirir?

Bir uyuşmazlık, taraflardan birinin yabancı olması, olayın yurt dışında geçmesi, malın veya paranın başka bir ülkede bulunması ya da sözleşmenin başka bir ülke hukukuna gönderme yapması nedeniyle yabancılık unsuru taşır. Bu unsur ortaya çıktığı anda, esas hakkındaki tartışmadan önce cevaplanması gereken iki soru doğar:

  • Türk mahkemesi bu davaya bakabilir mi? Milletlerarası yetki sorunudur ve MÖHUK m.40 ile başlar.
  • Bakabiliyorsa hangi ülkenin hukukunu uygulayacaktır? Kanunlar ihtilafı sorunudur ve yetki sorunundan tamamen ayrıdır.

Bu iki soru birbirinin yerine geçmez. Türk mahkemesinin yetkili olması, Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez. Sınır ötesi dosyalarda en sık görülen ve en pahalıya mal olan hata budur: yetki kabul edildiği için esasa Türk hukuku üzerinden hazırlanmak.

Hangi ülkenin hukuku uygulanır? Kararı hakim resen verir

MÖHUK m.2, uygulanacak hukukun nasıl belirleneceğini dört noktada düzenler ve bu dördü birlikte okunmadan m.14 gibi maddeler yanlış aktarılır.

  • m.2/1, resen uygulama: Hakim, Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve bunlara göre yetkili yabancı hukuku kendiliğinden uygular. Tarafların bunu ileri sürmesi gerekmez; ileri sürmemesi de sonucu değiştirmez. Hakim, yabancı hukukun muhtevasının tespitinde taraflardan yardım isteyebilir ve pratikte dosyanın kazanıldığı yer burasıdır.
  • m.2/2, tespit edilemezse Türk hukuku: Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümleri tüm araştırmalara rağmen tespit edilemezse Türk hukuku uygulanır.
  • m.2/3, atıf: Yetkili yabancı hukukun kanunlar ihtilafı kurallarının başka bir hukuku yetkili kılması, yalnızca kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin ihtilaflarda dikkate alınır.
  • m.5, kamu düzeni: Yetkili yabancı hukukun somut olaya uygulanan hükmü Türk kamu düzenine açıkça aykırıysa uygulanmaz; gerekli görülen hallerde Türk hukuku uygulanır.

Bu yapı iki yönlü çalışır. Yabancı hukukun uygulanması sizin lehinize ise, muhtevasının mahkemeye eksiksiz ve kaynağından sunulması gerekir. Aleyhinize ise, m.2/2 ve m.5 dosyayı Türk hukukuna döndürebilecek iki ayrı yoldur. Hangi yolun açık olduğu, dosyanın kendi verileriyle belirlenir.

Türk mahkemesi yetkili mi? MÖHUK m.40, m.41 ve m.42

Milletlerarası yetki, MÖHUK’ta ayrı bir yetki kataloğu olarak değil, iç hukuka gönderme yapılarak düzenlenmiştir.

  • m.40: Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder. Yani bir Türk mahkemesi, ancak iç hukuktaki bir yer yetkisi kuralı onu gösteriyorsa yabancılık unsurlu davaya bakabilir.
  • m.41: Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davalar için özel bir kuraldır. Dava yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye’de yer itibariyle yetkili mahkemede, o yoksa ilgilinin sakin olduğu yer, Türkiye’de sakin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür.
  • m.42: Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan yabancılar bakımından özel kuraldır ve listesi kapalıdır: vesayet, kayyımlık, kısıtlılık, gaiplik ve ölmüş sayılma kararları.

Bu üçünün birlikte okunması dar bir sonuç verir. m.41’in konusu Türk vatandaşlarıdır ve iki yabancı arasındaki davaya uzanmaz. m.42’nin listesi kapalıdır ve boşanma bu listede yer almaz. Dolayısıyla iki yabancı arasındaki bir boşanma davasında yetki, m.40 üzerinden iç hukukun yer yetkisi kuralına, yani Türk Medeni Kanunu m.168’e döner: eşlerden birinin yerleşim yeri veya son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi.

Aile ve kişi hallerinde uygulanacak hukuk: m.14, m.13 ve m.15

MÖHUK m.14, boşanma ve ayrılıkta üç basamaklı bir kademeli bağlanma kurar ve bu kademe seçimlik değildir.

  • Önce eşlerin müşterek milli hukuku.
  • Taraflar ayrı vatandaşlıkta ise müşterek mutad mesken hukuku.
  • O da yoksa Türk hukuku.

Aynı kademe, boşanmış eşler arasındaki nafaka taleplerine (m.14/2) ve boşanmada velayet ile velayete ilişkin sorunlara (m.14/3) da uygulanır. Yalnızca geçici tedbir taleplerine Türk hukuku uygulanır (m.14/4). Sonuç şudur: farklı vatandaşlıklara sahip iki yabancı, aynı üçüncü ülkede yaşıyorlarsa, Türk mahkemesindeki boşanmaları o üçüncü ülkenin hukukuna göre karara bağlanır; sebepler, hükümleri, aralarındaki nafaka ve velayet dahil.

Evliliğin genel hükümleri için m.13/3 aynı kademeyi tekrar eder. Mal rejimi ise ayrı bir maddeye ve ayrı bir bağlama anına tabidir. m.15 uyarınca eşler, evlenme anındaki mutad mesken veya milli hukuklarından birini açıkça seçebilir; seçim yoksa evlenme anındaki müşterek milli hukuk, o yoksa evlenme anındaki müşterek mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır.

m.15’in bağlama noktası evlenme anında sabittir, m.14’ünki değildir. Evlendikten sonra mutad meskeni değişen bir çiftte bu nedenle boşanmaya bir hukuk, mal rejimine başka bir hukuk uygulanabilir. Mal rejimi alacaklarından feragat eden bir protokol, hangi hukuk uygulanacaksa ona göre feragat etmiş olur. Bu ayrımın gözden kaçtığı dosyalarda, taraflar imzaladıkları metnin hangi hukuka göre sonuç doğuracağını bilmeden imzalamış olur.

Sözleşmede mahkeme seçimi nereye kadar geçerli? MÖHUK m.47

Taraflar, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler.

Maddenin sınırı metninde yazılıdır: yetki anlaşması borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklar için tanınmıştır. Bir boşanma borç ilişkisinden doğmaz; taraflar bir protokolle boşanma bakımından mahkeme yetkisi yaratamaz. Ticari sözleşmelerde ise bu madde, uygulanacak hukuk ve yetki maddelerinin neden boş bırakılmaması gerektiğinin doğrudan cevabıdır. Sınır ötesi ticari uyuşmazlıklarda yetki, tahkim ve yabancı karar tenfizinin birlikte kurgulanması için yurtiçi ve yurtdışı ticari davalar danışmanlığı sayfamıza bakabilirsiniz.

Yabancı davacıdan teminat: MÖHUK m.48

Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Teminatın kapsamı ve dosyada muafiyet imkanının bulunup bulunmadığı, davanın türüne ve tarafın tabiiyetine göre dosya bazında değerlendirilir.

Yabancı mahkeme kararı Türkiye’de nasıl sonuç doğurur? Tanıma ve tenfiz

Yurt dışında alınmış bir karar, Türkiye’de kendiliğinden sonuç doğurmaz. MÖHUK m.50 uyarınca yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Yabancı bir ceza ilamında yer alan kişisel haklara ilişkin hükümler bakımından da tenfiz istenebilir.

Görevli ve yetkili mahkeme

Görevli mahkeme asliye mahkemesidir. Yetki, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesidir; Türkiye’de yerleşim yeri ve sakin olduğu bir yer yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri yetkilidir. Bu üçü arasındaki seçim başvurana aittir ve dosyanın seyri bakımından önemsiz bir tercih değildir.

Dilekçenin içeriği

Tenfiz istemi dilekçeyle yapılır ve dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. Dilekçede tarafların ve varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad, soyad ve adresleri; yabancı mahkeme kararının hangi devlet mahkemesinden verildiği, mahkemenin adı, kararın tarihi ve numarası ve kararın özeti; tenfiz kısmen istenmişse hangi kısmının istendiği yer alır.

Kanunun istediği belgeler yalnızca ikidir

Uygulamada müvekkillere çoğu zaman uzun bir belge listesi verilir. MÖHUK m.53 iki belge sayar ve başka belge aramaz:

  • Yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi.
  • İlamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.

Her iki belge de kendi onanmış tercümesiyle birlikte sunulur. Bu listeyi bilmek, yurt dışındaki bir müvekkilin aylarca gereksiz belge toplamasını önler.

Tenfizin şartları: m.54

  • Karşılıklılık: Türkiye ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma, o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmü veya fiili uygulama bulunması.
  • Münhasır yetki ve gerçek bağlantı: İlamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması ve, davalı itiraz ederse, tarafla veya dava konusuyla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmemiş olması.
  • Kamu düzeni: Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.
  • Savunma hakkı: Davalının, o yer kanunlarına göre usulüne uygun şekilde davet edilmemiş, temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyapta hüküm verilmiş olduğunu ileri sürerek itiraz etmemiş olması.

Tanıma ile tenfiz arasındaki fark dosyaları belirler

MÖHUK m.58/1 uyarınca tanımada, m.54/1-(a)’daki karşılıklılık şartı uygulanmaz. Bu, teknik bir ayrıntı değil, dosyanın yönünü değiştiren farktır: müvekkilin ihtiyacı kararın Türkiye’de icra edilmesi değil de kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilmesi ise, en zor şart devreden çıkar. Nüfus kaydının düzeltilmesi gibi çok sayıda dosya, tenfiz değil tanıma dosyasıdır ve karşılıklılık tartışmasına hiç girmez.

Yabancı mahkeme ilamının kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder (m.59). Yabancı hakem kararlarının tenfizi ise m.60’ta ayrıca düzenlenmiştir: kesinleşmiş, icra edilebilir veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararının tenfizi istenebilir ve istem, tarafların yazılı olarak kararlaştırdıkları yer asliye mahkemesinden dilekçeyle talep edilir.

Karşılıklılık nasıl kurulur?

m.54/1-(a) karşılıklılığı üç ayrı yoldan kabul eder: karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma, o devlette Türk ilamlarının tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmü, veya fiili uygulama. Bu üçünden hangisinin somut devlet bakımından mevcut olduğu ezberden söylenmez; Adalet Bakanlığı’nın devletlere göre tuttuğu kayıt üzerinden, ilgili ikili anlaşma, onay kanunu, Resmi Gazete sayısı ve yürürlük tarihi ile birlikte dosya bazında okunur. Bir ülke hakkında “anlaşma yoktur” denilen kaynakların bir bölümü istinabeye ilişkindir ve karar tanınmasının dayanağı ile karıştırılmaya elverişlidir. Bu nedenle bu soru, dosya açılmadan önce ve kaynağından cevaplanır.

Serka Hukuk Bürosu: iki büyük hukuk ailesi tek dosyada

Sınır ötesi iş bu büroda istisna değildir, olağan çalışma biçimidir. Av. Serkan Kara, Kıta Avrupası hukuk geleneği ile Anglo-Amerikan hukuk geleneğine aynı anda hakimdir; Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2015’te hukuk lisans diplomasını (Bachelor of Law, LLB) almış, Anglo-Amerikan hukuku ise Köln Üniversitesi’nde 2012-2013 ERASMUS döneminde US Law / CUSL programı kapsamında okumuştur. 2015 yılından bu yana hukuk mesleğindedir ve CCBE Avrupa Avukatlık Mesleki Kimlik Kartı hamilidir.

Bunun dosyadaki karşılığı şudur: yabancı hukukun muhtevası mahkemeye ikinci elden değil, kendi kaynağından ve o hukukun kendi mantığı içinde sunulur. MÖHUK m.2/1 hakime yabancı hukuku resen uygulama görevi verirken m.2/2 muhtevanın tespit edilememesi halini düzenlediğine göre, dosyanın hangi hukuka göre sonuçlanacağı büyük ölçüde bu sunumun kalitesine bağlıdır.

Büro, yabancılık unsuru taşıyan bir dosyayı konusuna göre ayırmaz. Uyuşmazlık ticari, ailevi, idari veya cezai olsun, aynı iki soru en başta sorulur ve dosya buna göre kurulur: hangi mahkeme, hangi hukuk.

İlgili hukuki rehberler

Sık sorulan sorular

Yabancı hukuku mahkemeye ben mi ispat etmek zorundayım?

Hayır. MÖHUK m.2/1 uyarınca hakim, kanunlar ihtilafı kurallarını ve bunlara göre yetkili yabancı hukuku resen uygular. Ancak aynı madde hakime, muhtevanın tespitinde taraflardan yardım isteme imkanı tanır ve m.2/2 uyarınca muhteva tüm araştırmalara rağmen tespit edilemezse Türk hukuku uygulanır. Bu nedenle yabancı hukukun lehinize olduğu dosyalarda, muhtevanın kaynağından ve eksiksiz sunulması fiilen belirleyicidir.

Tanıma ile tenfiz arasındaki fark nedir?

Tenfiz, yabancı kararın Türkiye’de icra edilebilmesini sağlar. Tanıma, kararın kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilmesini sağlar. Aradaki en önemli pratik fark MÖHUK m.58/1’dedir: tanımada karşılıklılık şartı uygulanmaz. İhtiyacınız icra değil de kararın hüküm ifade etmesi ise, dosyanın zorluk derecesi belirgin biçimde düşer.

Yabancı mahkeme kararı için hangi belgeler gerekir?

MÖHUK m.53 iki belge sayar: ilamın o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organınca onanmış örneği, ve ilamın kesinleştiğini gösteren usulen onanmış yazı veya belge. Her ikisi de onanmış tercümeleriyle birlikte sunulur. Kanun bunların dışında belge aramaz.

Türkiye’de yerleşim yerim yok, tenfiz davasını nerede açarım?

Kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’de yerleşim yeri ve sakin olduğu bir yer yoksa dava Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılır; bu üçü arasındaki seçim başvurana aittir.

Sözleşmemize yabancı bir mahkemenin yetkisini koyabilir miyiz?

Münhasır yetki söz konusu değilse ve uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıyan bir borç ilişkisinden doğuyorsa evet, MÖHUK m.47 buna imkan verir. Buna karşılık borç ilişkisinden doğmayan uyuşmazlıklarda, örneğin boşanmada, taraflar anlaşmayla mahkeme yetkisi yaratamaz.

İki yabancı Türkiye’de boşanabilir mi ve hangi hukuk uygulanır?

Yetki bakımından MÖHUK m.42’nin listesi kapalıdır ve boşanma bu listede yoktur; bu nedenle yetki m.40 üzerinden iç hukukun yer yetkisi kuralına, yani TMK m.168’e döner. Uygulanacak hukuk ise m.14’teki kademeye tabidir: müşterek milli hukuk, yoksa müşterek mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku.

Yasal referanslar

  • 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (Kabul: 27/11/2007, RG 12/12/2007, sayı 26728): m.2, m.5, m.13, m.14, m.15, m.40, m.41, m.42, m.47, m.48, m.50, m.51, m.52, m.53, m.54, m.58, m.59, m.60.
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.168.

Profesyonel destek

Yabancılık unsuru taşıyan dosyanızda hangi mahkemenin yetkili olduğu, hangi ülkenin hukukunun uygulanacağı ve yurt dışındaki bir kararın Türkiye’de nasıl sonuç doğuracağı; tarafların uyruğu ve yerleşim yeri, sözleşmedeki hukuk seçimi ve varsa yabancı kararın kesinleşme şerhi okunarak belirlenir. Bunları büromuza WhatsApp +90 530 127 59 35 hattından ya da bilgi@serkahukuk.com adresinden iletin; diğer kanallar iletişim sayfasındadır.

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez; herhangi bir sonuç garantisi vermez. Mevzuat zaman içinde değişebilir. Somut durumunuz için güncel hukuki görüş almanızı öneririz.