Dünya genelinde hukuki hizmet, yazışma müvekkilin kendi dilinde
İçeriğe geç

Sınır Dışı (Deport) ve Giriş Yasağı Danışmanlığı

Deport kararında ilk hangi süre kontrol edilir?

Deport kararında ilk kontrol edilen süre, kararın tebliğinden itibaren işleyen yedi günlük dava süresidir (6458 sayılı Kanun m.53/3); süre kaçırılırsa karar kesinleşir ve uygulanır. Bunun için tebliğ tarihi, karar gerekçesi, tahdit kodu ve ülkeye giriş yasağı birlikte okunur. Pasaport, karar tutanağı, ikamet geçmişi, aile bağları ve varsa ceza veya idari işlem evrakı aynı dosyada toplanmalıdır.

  • Tebliğ tarihi ve karar evrakı olmadan süre hesabı yapılamaz.
  • Deport, giriş yasağı ve tahdit kodu aynı dosyada ama ayrı hukuki sonuçlarla incelenir.
  • Aile, çalışma, ikamet ve sağlık bağları dosyanın risk değerlendirmesinde önemlidir.
Hızlı Yanıt: Sınır Dışı (Deport) ve Giriş Yasağı

Türkiye’de sınır dışı (deport) kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde yetkili idare mahkemesinde yürütmenin durdurulması talepli iptal davası açılır (6458 sayılı YUKK m.53/3). Bu süre hak düşürücüdür; süresinde açılan dava, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, fiili sınır dışı işlemini yargılama sonuçlanana kadar kendiliğinden durdurur; bu yüzden GGM’de avukat okumadan hiçbir form imzalanmamalıdır. Sınır dışı kararı çoğu zaman bir tahdit kodu ve buna bağlı ülkeye giriş yasağıyla (6458 sayılı Kanun m.9/3’e göre en fazla beş yıl, ciddi tehditte en fazla on yıl daha) birlikte gelir. Sınır dışı etme kararı ile ona bağlı giriş yasağı ayrı idari işlemlerdir (m.53 ve m.9/2) ve ikisi ayrı izlenir: sınır dışı kararına karşı dava tebliğden itibaren yedi gün içinde açılır ve verilen karar kesindir (m.53/3); giriş yasağına karşı dava ise genel altmış günlük sürede açılır (2577 sayılı Kanun m.7). Geri Gönderme Merkezi’ndeki (GGM) idari gözetim kararına ise ayrı bir yolla, Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz edilir. Serka Hukuk Bürosu, GGM’de tutulan yabancılar ve yurt dışındaki yabancı müvekkiller için ilk 24 saatte acil müdahale, idare mahkemesi davaları, Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru ve AİHM Rule 39 ihtiyati tedbir başvurularını tek elden yürütür.

Deport dosyasında vekalet neyle başlar

Dosya imzalı bir avukatlık ücret sözleşmesiyle açılır ve bundan sonraki iş ücretli iştir: sınır dışı etme kararı ve tebliğ tutanağı, idari gözetim kararı veya giriş yasağı kararı, tarihi ve kararı veren makamla birlikte okunur; ardından vekaletnameyle il göç idaresi müdürlüğünden dosya istenir; ardından yedi günlük süresi içinde idare mahkemesinde iptal davası, idari gözetime itiraz veya tahdit kodunun kaldırılması başvurusu yapılır. Bu işin dayandığı olgular tebliğ edilen belgenin kendisi ya da tahdit kodu ve öğrenildiği tarih, tebliğ tarihi, il, pasaportun kimlik sayfası ve varsa ikamet izni kartıdır. Vekaletin koşulları bunların üzerine verilir; vekalet kurulmadan belirli bir dosya hakkında görüş bildirilmez.

Sınır Dışı (Deport) Kararları ve Ülkeye Giriş Yasakları Danışmanlığı

Serka Hukuk Bürosu, 6458 sayılı YUKK kapsamında deport kararlarına itiraz, idari gözetim ve Geri Gönderme Merkezi süreçleri, tahdit kodu ve ülkeye giriş yasağının kaldırılması alanında, Türkiye’deki ve yurt dışındaki yabancı müvekkiller için hukuki temsil sağlar.

Sınır Dışı (Deport) Kararı Nedir ve Kim Verir?

Sınır dışı etme kararı, bir yabancının kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturduğu ya da ülkede yasal kalış şartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle, idari makam kararıyla zorla ülke dışına çıkarılmasını ifade eden idari bir işlemdir. Türk hukukunda dayanağı, 11 Nisan 2013’te yürürlüğe giren 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) m.52-60 hükümleridir. Kararı YUKK m.53/1 uyarınca Göç İdaresi Başkanlığı’nın talimatı üzerine ya da kendiliğinden Valilik alır; uygulamada bu yetki Valiliğe bağlı İl Göç İdaresi Müdürlükleri aracılığıyla kullanılır.

6458 sayılı YUKK’tan önce 5682 sayılı Pasaport Kanunu ve 5683 sayılı Kanun çerçevesinde dağınık biçimde düzenlenen sınır dışı işlemleri, bu Kanun ile tek bir çerçevede sistemleştirilmiştir. Yabancılar hukuku ve göç hukuku alanındaki genel hizmetlerimiz için göçmenlik avukatı sayfamızı, oturma ve vatandaşlık işlemleri için yabancılar oturma izni ve vatandaşlık işlemleri sayfamızı inceleyebilirsiniz.

İdari Sınır Dışı Etme ile Adli Sınır Dışı Etme Farkı

İki kategori karıştırılır; dosyanın hangi yoldan geldiğini doğru tespit etmek savunmanın çıkış noktasıdır. İdari sınır dışı etme (YUKK m.52-60): İl Göç İdaresi/Valilik kararıyla, vize veya ikamet ihlali, yasadışı çalışma, belge sahteciliği ya da kamu düzeni/güvenliği tehdidi gerekçesiyle alınır; itiraz idare mahkemesine yapılır. Adli bağlantılı sınır dışı: 5237 sayılı TCK kapsamında mahkumiyet alan yabancının, ceza infazı sürecinde veya sonrasında Göç İdaresi tarafından sınır dışı edilmesidir; burada cezai süreç ile idari süreç iç içe geçer. Uygulamada en sık yapılan hata, ceza dosyası lehe sonuçlandığı halde idari tahdit kaydının ayrıca temizlettirilmemesidir.

Sınır Dışı Etme Kararı Verilebilecek Kişiler (YUKK Madde 54)

YUKK m.54, sınır dışı kararı verilebilecek yabancıları tahdidi (sınırlı sayıda) sayar. Bu maddeye göre aşağıdaki kişiler hakkında karar alınabilir:

  • m.54/1-a: 5237 sayılı TCK m.59 kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilen kişiler.
  • m.54/1-b: Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü mensubu yabancılar.
  • m.54/1-c: Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullanan yabancılar.
  • m.54/1-ç: Türkiye’de bulundukları süre zarfında geçimlerini meşru olmayan yollardan sağlayan yabancılar.
  • m.54/1-d: Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturan yabancılar.
  • m.54/1-e: Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşan ya da vizesi iptal edilen yabancılar.
  • m.54/1-f: İkamet izinleri iptal edilen yabancılar.
  • m.54/1-g: İkamet izni süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir bir gerekçe olmadan on günden fazla ihlalde bulunan yabancılar.
  • m.54/1-ğ: Çalışma izni olmaksızın çalıştığı tespit edilen yabancılar.
  • m.54/1-h: Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal eden ya da ihlale teşebbüs eden yabancılar.
  • m.54/1-ı: Hakkında giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilen yabancılar.
  • m.54/1-i: Uluslararası koruma başvurusu reddedilen, hariçte tutulan, kabul edilemez bulunan, geri çeken veya geri çekilmiş sayılan ve işlemleri sona erdikten sonra kalma hakkı bulunmayan yabancılar.
  • m.54/1-j: İkamet izni uzatma başvurusu reddedilenlerden on gün içinde çıkış yapmayan yabancılar.
  • m.54/1-k: Uluslararası kurum ve kuruluşlarca tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilen yabancılar.

Kimler Sınır Dışı Edilemez? (YUKK Madde 55)

Sınır dışı sebebi oluşsa bile, YUKK m.55 belirli kişiler hakkında kararın alınamayacağını veya uygulanamayacağını hükme bağlar. Bu madde, uluslararası insan hakları hukukundaki geri göndermeme (non-refoulement) ilkesinin Türk hukukundaki yansımasıdır. Korumadan yararlananlar:

  • m.55/1-a: Gönderileceği ülkede ölüm cezası, işkence, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza/muameleye maruz kalacağına dair ciddi emare bulunan yabancılar.
  • m.55/1-b: Ciddi sağlık sorunları, yaş veya hamilelik nedeniyle seyahati riskli görülen yabancılar.
  • m.55/1-c: Hayati tehlike arz eden hastalığının tedavisi sürerken, gönderileceği ülkede tedavi imkanı bulunmayan yabancılar.
  • m.55/1-ç: Mağdur destek sürecinden yararlanan insan ticareti mağdurları.
  • m.55/1-d: Tedavileri tamamlanıncaya kadar psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları.

Bu güvenceler, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) m.3 (işkence yasağı), m.8 (aile hayatına saygı) ve m.13 (etkili başvuru) ile uyumludur. Anayasa m.16 gereği yabancıların temel hak ve hürriyetleri milletlerarası hukuka uygun olarak ancak kanunla sınırlanabilir, tamamen ortadan kaldırılamaz.

Deport Kararına İtiraz Süresi 7 Gün mü, 60 Gün mü?

Sınır dışı etme kararına itiraz süresi 7 gündür, 60 gün değildir. YUKK m.53/3 uyarınca yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurur. Bu özel süre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘ndaki genel 60 günlük dava açma süresinin yerine geçer; YUKK bu alanda özel kanundur. Süre hak düşürücüdür ve mahkemece resen dikkate alınır; kaçırılması halinde karar kesinleşir ve uygulanır. Dosyalarımızda gördüğümüz en kritik kayıp, tebligatın yabancının anlamadığı bir aşamada yapıldığı veya GGM’de avukata erişimin geciktiği hallerde bu yedi günün eriyip gitmesidir.

Yürütmenin Durdurulması ve Davanın Otomatik Durdurma Etkisi

Dilekçede yürütmenin durdurulması da talep edilir. 2577 sayılı Kanun m.27/2 uyarınca bu karar için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi aranır: (1) işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması (sınır dışı kararlarında kişinin ülke dışına çıkarılması geri dönüşü olmayan bir sonuç doğurduğu için bu koşul fiilen her zaman vardır) ve (2) işlemin açıkça hukuka aykırı olması (gerekçe yetersizliği, usul hatası veya ölçülülük ilkesine aykırılık). Ancak yabancının çıkarılmasını durduran bu talep değil, Kanun’un kendisidir.

Dava açılması işlemin yürütülmesini kural olarak durdurmaz (2577 sayılı Kanun m.27/1); YUKK m.53/3 sınır dışı kararlarında bu kuralın tersini koyar: süresinde idare mahkemesine başvuran kişi hakkındaki sınır dışı kararı, yargılama sonuçlanıncaya kadar kendiliğinden durur. Ancak bu güvence tek başına yetmez: m.53/3, mahkemeye başvuranın başvurusunu sınır dışı etme kararını veren makama da bildirmesini açıkça ister; biz bu bildirimi İl Göç İdaresi’ne ve Geri Gönderme Merkezi’ne aynı gün, kanıtlanabilir biçimde yaparız.

Dava Açma Süreci, Adım Adım

  1. Tebligatın alınması: Karar gerekçesiyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir; avukatı yoksa kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri kendisine bildirilir (YUKK m.53/2). Tebliğ tarihi yedi günlük sürenin başlangıcıdır.
  2. Vekalet ilişkisi: GGM’deki yabancı vekaletnameyi noter aracılığıyla verir; merkezde notere erişim Kanun’la güvencededir (YUKK m.59/1-b). İdari gözetime karşı başvuruda avukatlık ücretini karşılayamayan kişiye Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır (m.57/7).
  3. Dilekçenin hazırlanması: Tebliğ tarihi, itiraz gerekçeleri, hukuki dayanak (YUKK m.53, 54, 55; AİHS m.3, 8, 13; Anayasa m.16) ve yürütmenin durdurulması talebi açıkça yazılır.
  4. Davanın kaydı: Dilekçe idare mahkemesi yazı işlerine sunulur; UYAP üzerinden elektronik başvuru da mümkündür.
  5. Göç İdaresi’ne bildirim: Tensip tutanağı veya harç makbuzu derhal İl Göç İdaresi ve GGM’ye iletilir.
  6. Karar süreci: Dosya, idarenin savunmasının verilmesi ya da savunma süresinin geçmesiyle tamamlanır; mahkeme bundan, ara karar veya duruşma gerekiyorsa bunların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde karar verir ve bu karar kesindir (m.53/3). Dava sürerken yabancı, rızası saklı kalmak kaydıyla, sınır dışı edilmez.

Tahdit (Deport) Kodları: Anlamı Nereden Okunur?

Tahdit kodları, sınır dışı etme kararının ve giriş yasağının yabancının kaydına işlenmiş kısaltmalarıdır. Bir kodun sizin dosyanızda hangi gerekçeye ve hangi süreye dayandığını tahminle söylemeyiz: bunu sınır dışı etme ya da giriş yasağı kararından, tebliğ evrakından ve gerektiğinde vekaletnameyle İl Göç İdaresi’ne başvurularak alınan kayıttan okuruz. Kanun’un çizdiği çerçeve ise sabittir: sınır dışı etme sebepleri 6458 sayılı Kanun’un 54. maddesinin birinci fıkrasında sayılıdır; Türkiye’den sınır dışı edilen yabancının girişi Göç İdaresi ya da valilikçe yasaklanır (m.9/2); yasağın süresi en fazla beş yıldır ve kamu düzeni veya kamu güvenliği bakımından ciddi tehditte en fazla on yıl daha uzatılabilir (m.9/3); Göç İdaresi yasağı kaldırabilir ya da yasak saklı kalmak kaydıyla belirli bir süre için girişe izin verebilir (m.9/6).

Danıştay 10. Dairesinin kararları kodu hangi merciin girdiğini ve davanın hangi mahkemede görüleceğini de gösterir. G-87’yi Göç İdaresi Başkanlığı, G-82’yi Başkanlığın Düzensiz Göçle Mücadele ve Sınırdışı İşlemleri Genel Müdürlüğü girmiştir (08.05.2025, E.2025/1842, K.2025/2458); İstanbul Havalimanı risk analiz biriminin mülakatı ve İNAD yolcu işleminden sonra Ç-138 ile beş yıllık giriş yasağı olan Ç-141’i İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü girmiş, dava da İstanbul İdare Mahkemesine gönderilmiştir (14.01.2025, E.2025/60, K.2025/164). Yetkili mahkeme, dava konusu işlemi yapan merciin bulunduğu yerin idare mahkemesidir (2577 m.32/1); bir V-87 davasında Göç İdaresi Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü davacı hakkında hiçbir tahdit kodu girmediklerini bildirince dosya Adana İdare Mahkemesine geri gönderilmiştir (03.02.2025, E.2025/62, K.2025/368). Tahdit kodu davası ile arkasındaki sınır dışı etme davası, ikisi de derdestken tek mahkemede birleştirilir (22.04.2025, E.2025/1843, K.2025/2174). Avukatın vekaletname eklemeden yaptığı kod kaldırma başvurusu üzerine İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğü, Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun’daki şartları karşılamadığı gerekçesiyle işlem yapmamıştır (18.09.2025, E.2025/3880, K.2025/3927). Bir G-87 davasında bölge idare mahkemesinin istinaf kararı kesin sayılmış, temyiz istemi bu nedenle reddedilmiş ve Danıştay bu reddi onamıştır (25.06.2025, E.2025/2035, K.2025/3225).

Kararların kodlara verdiği anlam. Bazı kodların anlamı Danıştay’ın kendi metninde geçer. Bir dosyada işlemin kendisi iki açıklama taşır: “G-Yurda Giriş Yasağı” ve “087-Genel Güvenlik” (25.11.2020, E.2016/14905, K.2020/5409). N-82, yabancının yurda girişinin ön izne tabi kılınmasıdır (08.06.2023, E.2023/3149, K.2023/3371). Kararlarda N-78 “bulaşıcı hastalık taşıma” (12.12.2022, E.2022/7448, K.2022/5868; 2000 yılındaki bir kayıtta G-78 de aynı açıklamayla, 10.03.2021, E.2016/13120, K.2021/1053), O-100 “yurda girişi yasaklı sığınmacı” (22.06.2023, E.2018/2011, K.2023/4050), G-26 “yasa dışı örgüt faaliyeti” (16.11.2023, E.2023/4480, K.2023/7022), V-69 “ikamet tezkeresi geçersiz” (08.12.2020, E.2015/4717, K.2020/5929), V-70 “formalite evlilik” ve V-71 “semti meçhul” (08.06.2022, E.2017/920, K.2022/3148 ve E.2017/1165, K.2022/3154), V-77 “Ahıska Türkü olmadığı anlaşılan yabancı” (20.10.2021, E.2016/106, K.2021/4941) açıklamasıyla geçer; Göç İdaresi Başkanlığı V kodlarını “idari takip kodu” diye anar (17.12.2024, E.2024/6385, K.2024/6509). Pek çok kod ise yalnızca onu giren merciyle birlikte geçer: V-157’yi bir il göç idaresi müdürlüğü, aynı Afgan uyruklu davacının V-144 ve V-162 kodlarını Kırklareli Valiliği girmiştir ve hiçbir karar V-157’nin anlamını söylemez (13.02.2024, E.2023/6644, K.2024/114); V-160’ı Konya Valiliği ve Sakarya İl Göç İdaresi Müdürlüğü, V-87’yi Gaziantep İl Göç İdaresi Müdürlüğü, V-84’ü Emniyet Genel Müdürlüğü girmiştir (30.10.2023, E.2023/5544, K.2023/6095; 04.03.2024, E.2024/336, K.2024/440; 27.02.2025, E.2025/952, K.2025/1232; 26.09.2022, E.2022/5199, K.2022/4090). Ç-120 iki dosyada vize ihlaline dayanan giriş yasağının kaydıdır (08.12.2020, E.2020/3217, K.2020/5912; 17.05.2021, E.2016/2616, K.2021/2318). Bir ilk derece mahkemesi Ç-104’ü, yasal girişten sonra iki yıla kadar ikamet ihlali bulunan yabancıya iki yıl süreyle konulan giriş yasağı olarak anmıştır (22.05.2024, E.2023/3752, K.2024/2090). Kodunuzun bir giriş yasağı mı, ön izin şartı mı, yoksa bir takip kaydı mı olduğu sizin kaydınızdan okunur. Kodun kendine ait bir süresi de yoktur; süreyi yasak kararı belirler. 2009’daki bir V-70 kaydı bir yıllık yasakla birlikte konulmuş (E.2017/920, K.2022/3148), 22 Kasım 2017’de konulan bir O-100 yasağı ancak 31 Mart 2023’te süresi dolduğu için kaldırılmıştır (E.2018/2011); 6458 m.9/3 her yasağı en fazla beş yılla sınırlar ve bu süre yalnız kamu düzeni veya kamu güvenliği bakımından ciddi tehditte en fazla on yıl daha uzatılabilir. Bir koda sabit süre yazan ya da onu “süresiz” diye anan tablo dosyayı okumuyordur.

Esasta ne kazandırır? Bir listede adın geçmesi gerekçe değildir: dört Rus vatandaşının G-87 dosyasında yasak, Türkiye’yi çatışma bölgelerine geçişte güzergah olarak kullandığı söylenen yabancıların emniyet listesine, Rusya İnterpol biriminin bir difüzyon mesajına, yalnızca “Genel ve Milli Güvenliğimiz Yönünden” açıklaması taşıyan yirmi kişilik bir listeye ve EGM İstihbarat Dairesi Başkanlığının “gizli” yazısı ekindeki bir isim listesine dayanıyordu; yirmi kişilik listenin dosyasında MİT, koda dayanak bilgi ve belge bulunmadığını mahkemeye bildirmişti. Dosyada somut bilgi ve belge, ceza soruşturması ya da kovuşturması bulunmadığı için Danıştay, Anayasa Mahkemesi’nin idarenin yeterli ve ciddi bilgiyi yargı merciine sunması gerektiği yolundaki kararını aktararak yasağı onaylayan her dört kararı bozmuştur (17.05.2021, E.2016/3770, K.2021/2312 ve E.2016/2309, K.2021/2311; 10.06.2021, E.2016/16059, K.2021/3251; 14.03.2023, E.2021/1714, K.2023/1215; AYM, B. No: 2018/6143, 16.12.2020). Anayasa Mahkemesi’nin Danıştay’ca aktarılan aynı kararı idareden kişi hakkında bir ceza yargılaması ya da mahkumiyet kararı beklenemeyeceğini de söyler; aradığı, kişinin kendi faaliyetine ilişkin, somut olayın koşulları içinde sunulmuş yeterli ve ciddi bilgidir (§ 53). Sonuncusu yolun tamamını gösterir: Daire ret kararını önce 16.12.2020’de onamış, karar düzeltme üzerine bu onamayı kaldırıp bozmuş, ilk derece mahkemesi yasağı iptal etmiş, Danıştay da iptal kararını 04.04.2024’te onamıştır (E.2024/339, K.2024/1368). Bu kendiliğinden işlemez: Çeçen asıllı bir Rus vatandaşının dosyasında (25.11.2020, E.2016/2826, K.2020/5410), EGM İnterpol-Europol Daire Başkanlığının yazısına dayanan altı Özbekistan vatandaşının dosyasında oy çokluğuyla (E.2016/14905) ve bir İngiliz vatandaşının dosyasında Eylül 2021’de (E.2016/3158, K.2021/4456) ret kararları onanmıştır; dosya, idarenin gerçekte sunduğu belgeye göre kurulur. Ölçüsüz yasak düşer: sınır kapısında 545,25 TL’lik cezalı ikamet harcı ve ikamet tezkere bedelini ödeyemeyen Ukrayna vatandaşına Ç-120 kaydıyla konulan beş yıllık giriş yasağı ölçülülük ilkesine aykırı bulunarak iptal edilmiş, ilk derece mahkemesi Bakanlık genelgesinin bir ila üç aylık vize ihlali için üç aylık yasak öngördüğüne işaret etmiş, Danıştay iptal kararını kesin olarak onamıştır (08.12.2020, E.2020/3217, K.2020/5912). Kod tek başına ikamet reddinin gerekçesi olmaz: yalnız V-70 koduna dayanan ikamet retleri, idare kodun neye dayandığını ortaya koyamadığı için iptal edilmiştir; bunlardan birinde kod, boşanma davasının açılmasından on gün sonra girilmiş ve boşanma kararında yabancı eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmişti (20.10.2021, E.2016/1634, K.2021/4944; 17.05.2021, E.2016/2024, K.2021/2317). Aile hayatı hesaba katılır: Türk vatandaşıyla evli, küçük çocuk annesi Moldova vatandaşına vize ihlali nedeniyle konulan giriş yasağı AİHS m.8 gözetilerek iptal edilmiş, idare bu arada Ç-120 kodunu kaldırıp davanın konusuz kaldığını ileri sürse de Danıştay iptal kararını onamıştır (17.05.2021, E.2016/2616, K.2021/2318).

Başvurunun yeri mahkemeyi belirler. Kod kaldırma başvurusu bir il göç idaresi müdürlüğüne yapılıp reddedilir ya da cevapsız bırakılırsa, kodu Başkanlık ya da başka bir il girmiş olsa bile dava o müdürlüğün bulunduğu yerin idare mahkemesinde görülür, çünkü dava konusu işlem başvurunun reddidir (Şanlıurfa, E.2022/7448; İstanbul, 05.12.2022, E.2022/7310, K.2022/5681; Diyarbakır, 19.09.2023, E.2023/3925, K.2023/4569; Adana, E.2025/952). Başkanlığa yapılan başvurunun zımni reddinde mahkeme Ankara’dır (30.10.2023, E.2023/5351, K.2023/6093). İki dosyada Başkanlık, il müdürlüğüne verilen dilekçenin kendisine hiç gönderilmediğini mahkemeye bildirmiştir (E.2022/7448; E.2022/7310); yasağı kaldırma yetkisi ise Başkanlığındır (6458 m.9/6). Bu yüzden başvuruyu Başkanlığa ya da kodu giren mercie yöneltir, mahkemeyi de bu seçime göre belirleriz. Kodu kimin girdiği GöçNet tahdit raporundan okunur: bir G-87 ve G-43 davasında Başkanlık kendisinin hiçbir kod girmediğini bildirip raporu göndermiş, rapor V-160 kodlarını Sakarya İl Göç İdaresi Müdürlüğünün girdiğini göstermiştir (E.2024/336). Bir V-87 dosyasında Başkanlık GöçNet’i davacının kimlik bilgileriyle (vatandaşlık numarası, anne ve baba adı, doğum tarihi) sorgulayıp hiçbir kayıt bulamamış, adla yaptığı sorguda ise kodu aynı adı taşıyan başka bir yabancının kaydında bulmuştur (E.2024/6385). Giriş yasağının tebliği zorunludur (6458 m.10); tebliğ edilmeyen bir O-100 yasağında Danıştay altmış günlük dava süresini davacıların yasağı göç idaresinde öğrendiği günden başlatmış, uluslararası koruma başvurusunu geri çekip kendilerine tanınan otuz gün içinde ülkeden çıkan davacılara Konya İl Göç İdaresi Müdürlüğünce konulan yasağı da arkasında bir sınır dışı etme kararı da m.9’daki kamu düzeni, güvenliği veya sağlığı tespiti de bulunmadığı için iptal etmiş, yasak bu arada süresi dolduğundan kaldırılmış olsa da esası incelemiştir (E.2018/2011, K.2023/4050; ilk derece kararıdır, temyize açıktır). UYAP Avukat Portal üzerinden otuz günlük istinaf süresinin son günü saat 23.57’de gönderilen dilekçe, mahkeme beş dakika sonra gönderilen nüshayı dosyaya koymuş olsa da süresinde sayılmıştır (E.2023/3752, K.2024/2090).

Geri Gönderme Merkezi’nde (GGM) Ne Kadar Tutulabilirim?

İdari gözetim süresi YUKK m.57 uyarınca altı ayı geçemez; sınır dışı işlemi yabancının iş birliği yapmaması ya da ülkesiyle ilgili doğru bilgi veya belgeyi vermemesi yüzünden tamamlanamadıysa en fazla altı ay daha uzatılabilir (m.57/3), yani toplam azami süre on iki aydır. Her ay düzenli değerlendirme zorunludur ve idari gözetimin koşulları ortadan kalktığında kişi beklenmeksizin derhal serbest bırakılır. İdari gözetim kararı, sınır dışı kararından ayrı bir karardır ve buna karşı idare mahkemesine değil, Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurulur.

İdari Gözetim Kararı ve Hukuki Dayanağı

Kaçma ve kaybolma riski bulunan, giriş/çıkış kurallarını ihlal eden, sahte belge kullanan, tanınan sürede çıkmayan ya da kamu düzeni/güvenliği/sağlığı açısından tehdit oluşturan yabancılar hakkında YUKK m.57/2 uyarınca idari gözetim kararı verilir ve bu kişiler Geri Gönderme Merkezlerine yerleştirilir. Karar Valilikçe verilir ve gerekçesiyle tebliğ edilir; kişi bir avukatla temsil edilmiyorsa kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri kendisine bildirilir (YUKK m.57/5).

GGM’deki Yabancıların Hakları

  • Avukat erişimi: GGM’de tutulan her yabancının avukatıyla görüşme hakkı vardır; erişim engellenemez ve görüşme gizliliği sağlanmalıdır. İdari gözetime karşı yargı yoluna başvuran ve avukatlık ücretini karşılayamayan kişiye, talebi halinde Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır (YUKK m.57/7).
  • Konsolosluk bildirimi: Yabancının, uyruğunda bulunduğu ülkenin konsolosluğuyla iletişim kurma hakkı bulunur (1963 Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi m.36).
  • Sağlık hizmetleri: GGM’de temel sağlık hizmetleri ücretsiz sunulur; sağlık taraması yasal bir zorunluluktur.
  • Bilgilendirilme hakkı: Avukatı olmayan yabancıya kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri bildirilir (YUKK m.53/2 ve m.57/5).
  • Aile birliği: Aile bireyleri birlikte tutulmalı, çocuklu ailelere uygun koşullar sağlanmalıdır.
  • Karara itiraz: İdari gözetim kararına karşı Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurulabilir (YUKK m.57/6); hakim beş gün içinde karar vermek zorundadır.
  • BMMYK erişimi: Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK/UNHCR) temsilcilerinin GGM’lere erişimi güvence altındadır.

İdari Gözetim Kararına İtiraz: Sulh Ceza Hakimliği

YUKK m.57/6 uyarınca idari gözetim altına alınan kişi veya avukatı, Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurarak gözetim kararının kaldırılmasını isteyebilir; hakim başvuruyu beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir; gözetimin şartları ortadan kalkar ya da değişirse yeniden başvurulabilir (YUKK m.57/6). Başvuruda etkili olduğunu gördüğümüz başlıca gerekçeler şunlardır:

  • İdari gözetimin hukuki koşullarının oluşmadığı (kaçma riski bulunmadığı)
  • Azami sürenin aşılması veya aylık düzenli değerlendirmenin yapılmamış olması
  • Alternatif yükümlülüklerin (belirli adreste ikamet, düzenli imza) uygulanabilirliği
  • Sağlık durumunun GGM’de tutulmaya uygun olmaması
  • Aile birliğinin bozulması

İdari Gözetime Alternatif Yükümlülükler

YUKK m.57/A uyarınca, idari gözetim yerine aşağıdaki alternatif yükümlülükler uygulanabilir: belirli adreste ikamet, belirli aralıklarla Göç İdaresi’ne bildirimde bulunma, aile temelli geri dönüş, geri dönüş danışmanlığı, kamu yararına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma, teminat ve elektronik izleme; bu yükümlülüklerin süresi yirmi dört ayı geçemez (m.57/A-2). Bu seçenekler, özellikle aile birliği, sağlık durumu veya refakatsiz çocuk hallerinde GGM’ye yerleştirmeye tercih edilmelidir. Müvekkilimizin GGM’ye konulmak yerine alternatif yükümlülüklerle serbest bırakılması için Sulh Ceza Hakimliği ve İl Göç İdaresi nezdinde etkin savunma yürütürüz.

Deport kaç yıl sürer, süre bitmeden Türkiye’ye girilebilir mi?

Deport kararıyla gelen giriş yasağı en fazla beş yıldır; kamu düzeni veya kamu güvenliği bakımından ciddi tehdit bulunduğunda Göç İdaresi bu süreyi en fazla on yıl daha uzatabilir (6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.9/3). Yasağın bitmesini beklemek tek yol değildir: Göç İdaresi yasağı kaldırabilir ya da yasak kayıtta kalırken belirli bir süre için girişe izin verebilir (m.9/6). Bu ikinci yol uygulamada meşruhatlı vize olarak işler; hakkında giriş yasağı bulunan müvekkillerimiz bu vizeyle Türkiye’ye giriyor.

Deport kararına itiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür (m.53/3). Süre kararın uygulandığı günden değil tebliğden işler; tebligat usulsüzse süre hiç başlamamıştır ve iki üç yıllık bir karar da idare mahkemesine taşınabilir. Sizin dosyanızda hangisinin geçerli olduğu tebliğ evrakı okunarak belirlenir.

Ülkeye Giriş Yasağı Nasıl Kaldırılır?

Giriş yasağı; 6458 sayılı Kanun m.9/3’e göre en fazla beş yıl süren, ciddi tehditte en fazla on yıl daha uzatılabilen ve yabancının kaydına tahdit kodu olarak işlenen idari bir kısıtlamadır. Kaldırılması için kullanılabilecek yollar idari başvuru, idare mahkemesi davası, diplomatik kanal ve aile bağına dayalı başvurudur; doğru yolun seçimi, dosyaya işlenen koda ve ihlalin ağırlığına bağlıdır. YUKK m.9, kamu düzeni, güvenliği veya sağlığı bakımından sakıncalı görülen yabancıların girişinin yasaklanacağını düzenler; sınır dışı kararıyla birlikte de belirli süreli giriş yasağı konulabilir. Giriş yasağı olan yabancı, vize muafiyeti kapsamında olsa bile kabul edilemeyen yolcu sayılır ve havalimanı, kara veya deniz sınır kapısında geri çevrilir (6458 m.7/1-c ile m.15/1-b); geri çevirme işlemi kendisine tebliğ edilir ve tebligatta itiraz yolu gösterilir (m.7/2).

İhlal Türüne Göre Giriş Yasağı Süreleri

Kanunun üst sınırı nettir: giriş yasağı en fazla beş yıldır; kamu düzeni veya kamu güvenliği bakımından ciddi tehdit bulunduğunda Göç İdaresi bu süreyi en fazla on yıl daha artırabilir (6458 m.9/3). Kanunda süresiz bir giriş yasağı yoktur. Yasal kalış hakkı ihlalinde, yani vize, vize muafiyeti, ikamet izni, çalışma izni veya çalışma izni muafiyeti ihlalinde, süreyi Göç İdaresi Başkanlığı’nın 9 Haziran 2020 tarihli açıklaması belirler ve iki şeye birlikte bakar: ihlalin ne kadar sürdüğüne ve ülkeden nasıl çıkıldığına.

Yasal kalış ihlalinin süresiTespit edilmeden kendiliğinden çıkış, idari para cezası ödenmişCeza ödenmemiş, sınır dışı edilmiş ya da tanınan sürede çıkılmamış
3 aydan azGiriş yasağı yok3 ay
3 ay ile 6 ay arası1 ay6 ay
6 ay ile 1 yıl arası3 ay1 yıl
1 yıl ile 2 yıl arası1 yıl2 yıl
2 yıl ile 3 yıl arası2 yıl5 yıl
3 yıldan fazla5 yıl5 yıl

3 aydan az ihlalde, hakkında sınır dışı etme kararı alınıp kendisine tanınan süre içinde çıkan ve Göç İdaresi’nin “492 sayılı Harçlar Kanunundan kaynaklanan idari para cezaları” dediği, ihlal süresi için bir kat fazlasıyla alınan ikamet harcını ödeyen yabancıya da yasak konmaz. Üçüncü sütun şu durumları kapsar: kendiliğinden çıkıp cezayı ödemeyenler; 3 ay ve üzeri ihlalde hakkında sınır dışı etme kararı alınıp Türkiye’yi terke davet edilenler; 3 aydan az ihlalde terke davet süresinde çıkmayan ya da cezayı ödemeyenler; ikamet veya çalışma izni talebi reddedildiği ya da izni iptal edildiği halde tanınan sürede çıkmayanlar; 180 günde 90 gün kuralını doldurduktan sonra 10 gün içinde ikamet iznine başvurma şartıyla girip başvurmayanlar; idari gözetimi sonlandırılarak alternatif yükümlülüğe bağlananlar ve görevli refakatinde sınır dışı edilenler. Yasak süresi dolmuş olsa bile idari para cezaları ve diğer amme alacakları ödenmedikçe girişe izin verilmez (6458 m.7 ve m.15).

Kamu düzeni, kamu güvenliği, sahte belge ya da yasadışı giriş ve çıkış gibi diğer gerekçelerde süre bu tablodan değil, Göç İdaresi’nin dosyadaki değerlendirmesinden çıkar ve m.9/3’ün sınırları içinde kalır. Yasağın kaldırılması ya da yasak kayıtta kalırken belirli bir süre için girişe izin verilmesi m.9/6’dan istenir. Kaynak: Göç İdaresi Başkanlığı, Yasal Kalış Hakkı İhlalinde Bulunan Yabancılara Uygulanacak Giriş Yasaklarına İlişkin Açıklama (9 Haziran 2020; 14 Ekim 2026’da okundu).

Giriş Yasağının Kaldırılması İçin Başvuru Yolları

a) İdari başvuru: Yabancı veya avukatı, İl Göç İdaresi Müdürlüğü ya da doğrudan Göç İdaresi Başkanlığı’na dilekçeyle başvurarak yasağın kaldırılmasını talep edebilir; yasak gerekçesinin ortadan kalktığı, aile bağları, iş veya eğitim durumu ve insani gerekçeler ileri sürülür. Bu yol özellikle vize ya da ikamet ihlaline dayanan yasaklarda değerlendirilir.

b) İdare mahkemesi davası: İdari başvurunun reddi halinde veya doğrudan, 2577 sayılı Kanun kapsamında iptal davası açılır; yasağın hukuka aykırı, ölçüsüz veya aile birliğini bozucu (AİHS m.8) olduğu ileri sürülebilir.

c) Diplomatik kanallar: Yabancının vatandaşı olduğu ülkenin Türkiye’deki temsilciliği aracılığıyla diplomatik nota yoluyla kaldırma talep edilebilir.

d) Türk vatandaşıyla aile bağı: Türk vatandaşıyla evli olan veya Türk vatandaşı çocuğu bulunan yabancılar için, AİHS m.8 çerçevesinde yasağın aile birliğiyle bağdaşmadığı ileri sürülebilir; AYM ve AİHM içtihatları bu yönde güçlü koruma sağlar.

e) Gönüllü geri dönüş: Sınır dışı kararı kesinleşen yabancılardan gönüllü dönenlere, zorla çıkarılanlara göre daha kısa yasak uygulanabilir; IOM ile koordineli gönüllü dönüş programları bu noktada önem taşır.

Giriş Yasağı Sorgulaması Nasıl Yapılır?

  • e-Devlet (turkiye.gov.tr): Göç İdaresi Başkanlığı’nın e-Devlet hizmetleri arasında giriş yasağı sorgulaması bulunmuyor (hizmet listesi, 20 Ekim 2026).
  • Avukat aracılığıyla: En güvenilir yöntem; avukat, vekaletnameyle İl Göç İdaresi’ne başvurarak müvekkilinin tahdit kaydını ve yasak ayrıntılarını öğrenir. Yurt dışındaki müvekkilin vekaletnamesi için Türk konsolosluğundan randevuyu önce biz almaya çalışırız; alamadığımız durumda nedenini bildirerek bu adımı müvekkile bırakırız.
  • Konsolosluk aracılığıyla: Yurt dışındaki yabancı, vize başvurusu sırasında durumunu öğrenebilir.
  • Sınır kapısında: Pasaport kontrolünde yasak çıkarsa giriş engellenir. Seyahat masrafı ve geri çevrilme riski nedeniyle, avukat aracılığıyla önceden sorgulatma her zaman daha sağlıklıdır.

Uluslararası Koruma Başvurum Varsa Sınır Dışı Edilebilir miyim?

Uluslararası koruma başvurusu yapan kişi, başvurusu nihai olarak karara bağlanıncaya kadar kural olarak sınır dışı edilemez; YUKK m.4’teki geri göndermeme (non-refoulement) ilkesi bağlayıcıdır. Bu koruma mutlak değildir, ancak istisna hallerinde dahi kişinin hayatı veya hürriyetinin tehlikede olacağı bir ülkeye gönderilmesi mutlak olarak yasaktır.

Uluslararası Koruma Türleri

YUKK’un üçüncü kısmı (m.61-95) koruma rejimini düzenler:

a) Mülteci statüsü (m.61): 1951 Cenevre Sözleşmesi’ne Türkiye’nin koyduğu coğrafi sınırlama nedeniyle yalnızca Avrupa kaynaklı sığınmacılara tanınır; ırk, din, tabiiyet, belirli bir toplumsal gruba mensubiyet veya siyasi düşünce nedeniyle zulüm korkusu taşıyan kişiyi kapsar.

b) Şartlı mülteci statüsü (m.62): Avrupa ülkeleri dışında meydana gelen olaylar sebebiyle aynı zulüm korkusunu taşıyan kişiye statü belirleme işlemleri sonrasında verilir; kişinin üçüncü ülkeye yerleştirilinceye kadar Türkiye’de kalmasına izin verilir.

c) İkincil koruma (m.63): Mülteci veya şartlı mülteci sayılamayan, ancak gönderilmesi halinde ölüm cezası, işkence veya silahlı çatışmada ayrım gözetmeyen şiddet tehdidine maruz kalacak kişilere verilir.

d) Geçici koruma (m.91 ve 2014/6883 sayılı Yönetmelik): Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, kitlesel akınla gelen ve hakkında bireysel statü belirleme işlemi yapılamayan yabancılara uygulanır (Yönetmelik m.7/1). Bu kapsamdaki hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı muameleye tabi tutulacağı ya da hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemez (m.6/1); terör eylemi, ciddi bir suçtan mahkumiyetle topluma tehdit ya da milli güvenlik, kamu düzeni veya kamu güvenliği tehlikesi gibi hallerde ise geçici koruma verilmez, verilmişse iptal edilir (m.8/1).

Geri Göndermeme (Non-Refoulement) İlkesi

Geri göndermeme ilkesi, uluslararası mülteci ve insan hakları hukukunun temel taşıdır. YUKK m.4 bu ilkeyi açıkça düzenler:

YUKK m.4, Geri Göndermeme İlkesi: “Bu Kanun kapsamındaki hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemez.”

Bu ilke mutlak niteliktedir ve AİHS m.3 (işkence yasağı) ile doğrudan bağlantılıdır. AİHM, ilkenin mutlak niteliğini içtihadında defalarca teyit etmiştir. Türkiye aleyhine de geri göndermeme alanında ihlal kararları verilmiş olup, bu kararlar iç hukuktaki güvencelerin güçlendirilmesinde etkili olmuştur.

Koruma Başvurusu ile Sınır Dışı Kararının İlişkisi

Uluslararası koruma başvurusu nihai olarak karara bağlanıncaya kadar başvuru sahibi hakkında sınır dışı kararı uygulanamaz; YUKK ilgili hükümleri başvuru sahibini koruma altına alır. Ancak 54/1-b, d ve k bentleri kapsamında olduğu değerlendirilen başvuru sahibi veya statü sahibi hakkında, yani terör örgütü ya da çıkar amaçlı suç örgütü bağlantısı, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı tehdidi ve uluslararası kuruluşlarca tanımlanan terör örgütleriyle ilişki hallerinde, uluslararası koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir (m.54/2).

BMMYK (UNHCR) Koordinasyonu

Bakanlık, uluslararası koruma süreçlerinde BMMYK ile iş birliği yapabilir (YUKK m.92/1); BMMYK’nın uluslararası koruma başvurusunda bulunmuş kişilere, sınır kapıları dahil, erişimi sağlanır ve BMMYK başvurunun her aşamasında görüşünü yetkililere iletebilir (m.92/3). GGM’de tutulan yabancıya da BMMYK görevlisiyle ve kendi ülkesinin konsolosluk yetkilisiyle görüşme imkanı sağlanır (m.59/1-c). Uluslararası koruma başvurusu ise BMMYK’ya değil, valiliğe bizzat yapılır (m.65/1); GGM’de olduğu gibi hürriyeti kısıtlanan kişinin başvurusu valiliğe derhal bildirilir (m.65/5).

Serka Hukuk Bürosu Deport ve Giriş Yasağı Davalarında Ne Yapar?

Serka Hukuk Bürosu, sınır dışı ve giriş yasağı davalarında ilk 24 saatte acil müdahaleden AİHM başvurusuna kadar uzanan tek elden hukuki temsil sağlar. Bu alandaki temel yaklaşımımız, deport kararını, giriş yasağını ve tahdit kodunu ilk günden birlikte izlemek, ama her birini kendi yolu ve kendi süresi içinde dava etmektir: sınır dışı kararını tebliğden itibaren yedi gün içinde (m.53/3), giriş yasağını 2577 sayılı Kanun m.7’deki altmış günlük genel süre içinde.

Bu dosyaları yürüten Av. Serkan KARA, Kumkapı Geri Gönderme Merkezi’nde Kazakistan ve Kırgızistan konsoloslarıyla ve o dönem İstanbul İl Göç İdaresi Müdürü olan vali yardımcısıyla birlikte çalıştı; bu çalışma 6458 sayılı Kanun’da yapılan bir değişikliğin zeminini oluşturdu. Kırgızistan (2016), Kazakistan (2016), Özbekistan (2017) ve Ukrayna (2019) İstanbul Başkonsoloslukları, kendilerini Türk mahkemeleri, icra daireleri, bakanlıklar ve göç idareleri önünde temsil etmesi için onu mühürlü genel vekaletnamelerle vekil tayin etti ve bu temsili bugün de zaman zaman sürdürür; kişisel bilgileri bulanıklaştırılmış mühürlü sayfalar profil sayfasında yer alır.

İlk 24 Saatte Acil Müdahale

Yedi günlük hak düşürücü sürenin ve fiili çıkarma işlemlerinin hızı nedeniyle ilk gün belirleyicidir. Acil müdahale protokolümüz: GGM’deki müvekkille derhal yüz yüze görüşme; sınır dışı kararının gerekçesi, tahdit kodu, idari gözetim kararı ve tebligat belgesinin incelenmesi; dosyaya göre en etkili itiraz yolunun (idare mahkemesi, Sulh Ceza Hakimliği, idari başvuru) belirlenmesi; gerektiğinde aynı gün yürütmenin durdurulması talepli iptal davasının açılmasıdır.

İdare Mahkemesi, İstinaf ve Danıştay

  • Dilekçe hazırlığı: YUKK m.53-55, AİHS m.3, 8, 13 ve Anayasa m.16 dayanaklı, içtihatla desteklenmiş gerekçeli dilekçe.
  • Yürütmenin durdurulması: Telafisi güç zararın somut delillerle ortaya konması.
  • Duruşma: Sınır dışı davasında duruşma yapılması mahkemenin takdirindedir (m.53/3); duruşma yapılırsa müvekkili duruşmada biz temsil ederiz.
  • İstinaf ve temyiz: Sınır dışı kararına karşı davada idare mahkemesinin kararı kesindir (m.53/3); istinaf ve temyiz yolu giriş yasağı ve ikamet davalarında, 2577 sayılı Kanun’un gösterdiği hallerde açıktır.

Anayasa Mahkemesi (AYM) Bireysel Başvuru

Olağan yargı yolları tükendiğinde, 6216 sayılı Kanun m.45-51 uyarınca AYM’ye bireysel başvuru yapılabilir. İleri sürdüğümüz başlıca ihlal iddiaları: Anayasa m.17 (kişinin dokunulmazlığı, kötü muamele yasağı), m.19 (kişi hürriyeti, idari gözetimin hukuka aykırılığı), m.20 (özel hayat, aile birliği), m.36 (hak arama hürriyeti) ve m.40 (temel hakların korunması). AYM, kişinin yaşamına veya bütünlüğüne yönelik ciddi tehlike tespit ettiğinde sınır dışı işleminin durdurulmasına dair tedbir kararı verebilir; bu karar devlet organları için bağlayıcıdır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Rule 39 Tedbiri

İç hukuk yolları tükendiğinde, AİHS m.34 kapsamında AİHM’e bireysel başvuru yapılır. İleri sürdüğümüz başlıca maddeler: m.3 (işkence yasağı, mutlak), m.5 (özgürlük ve güvenlik, GGM’de hukuka aykırı tutma), m.8 (aile hayatına saygı), m.13 (etkili başvuru) ve 4 No’lu Protokol m.4 (toplu sınır dışı yasağı). En kritik araç, Mahkeme İçtüzüğü m.39 (Rule 39) kapsamındaki ihtiyati tedbir talebidir: AİHM, başvuranın hayatına veya fiziksel bütünlüğüne yönelik gerçek ve ciddi risk gördüğünde sınır dışı işleminin durdurulması yönünde geçici tedbir kararı verebilir; bu karar Türkiye için bağlayıcıdır.

Tahdit Kodu Silme ve Giriş Yasağı Kaldırma

  • Tahdit kodu analizi: Kayıttaki kodların tespiti ve her kodun dayandığı kararın, gerekçesinin ve kaldırılma yolunun değerlendirilmesi.
  • İdari başvuru dosyası: Göç İdaresi’ne; kişisel durum, aile bağları, Türkiye’deki bağlantılar, gerekçenin ortadan kalktığına dair deliller ve insani argümanlarla hazırlanan kapsamlı dosya.
  • İdare mahkemesi davası: İdari başvurunun reddi halinde iptal davası.
  • Diplomatik koordinasyon: Müvekkilin vatandaşı olduğu ülkenin temsilciliğiyle iletişim.
  • Vize sürecinin yönetimi: Yasak kaldırıldıktan sonra yasal girişin sağlanması için vize başvurusunun yönetimi.

Kendi dava dosyalarımız ne gösteriyor

2016’dan bu yana idare mahkemelerine taşıdığımız sınır dışı, giriş yasağı ve ikamet dosyalarında kararlar şunu gösteriyor; tarihler mahkemelerin kendi kararlarından alındı, hiçbir müvekkilin adı geçmiyor. İkamet izni iptal edildi gerekçesiyle 54/1-f bendine dayanılarak verilen 11 Kasım 2016 tarihli sınır dışı kararı iptal edildi ve 15 Şubat 2017 tarihli karar kesindir. Havalimanında risk analizi mülakatıyla kabul edilemez yolcu sayılıp giriş yasağı konulan bir fuar organizatörünün davasını Ocak 2019’da açtık; yasak Emniyet Genel Müdürlüğünce işlendiği için dosya İstanbul’dan Ankara’ya gönderildi ve Ankara İdare Mahkemesi 30 Ekim 2019’da yasağı iptal etti: giriş yasağı takdir yetkisiyle konulur, ama somut bilgi ve belgeye dayanmak zorundadır, mülakat tutanağında ise hiçbiri yoktu. 2017’de çalışma izni iptal edilen iki yabancının kısa dönem ikamet başvurusu, iznin amacı dışında kullanılacağına dair somut bir tespit olmadan reddedildiği için iptal edildi.

Dosyalarımızdaki başka kararlar mahkemenin neyi kabul etmediğini de gösteriyor. 54/1-a bendi TCK m.59’a dayanır; bu madde hapis cezasına mahkum edilen yabancıyı, denetimli serbestlik ya da koşullu salıverilme kararından veya cezasının infazı tamamlandıktan sonra kapsar, süren bir kovuşturma bunu karşılamaz; ancak mahkeme aynı olgularla kararı 54/1-d bendinden, kamu düzeni gerekçesiyle ayakta tutabilir, bu yüzden dilekçe karardaki her gerekçeye ayrı ayrı cevap vermelidir. Kararın tarihini, sayısını ve tebliğ tarihini göstermeyen ya da örneğini eklemeyen dilekçe yeniden açılmak üzere reddedilir; her kişinin kararı kendi dilekçesiyle dava edilir; artık yürürlükte olmayan bir karara karşı açılan dava incelenmeden reddedilir. Bu yüzden ilk istediğimiz belge, tebliğ tarihiyle birlikte kararın kendisidir.

Sık Sorulan Sorular

Türkiye’de deport (sınır dışı) kararı verildiğinde ne yapmalıyım?

YUKK m.53/3 uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde idare mahkemesine yürütmenin durdurulması talepli iptal davası açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür; kaçırılması halinde karar kesinleşir. Dava süresinde açılırsa sınır dışı kararının uygulanması, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, kendiliğinden durur; davayı açan, başvurusunu kararı veren makama da bildirir (m.53/3).

Deport kararına itiraz süresi 7 gün mü yoksa 60 gün mü?

İtiraz süresi 7 gündür (YUKK m.53/3). Bu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki genel 60 günlük süreden farklı, özel bir düzenlemedir. YUKK yabancılar hukukunda özel kanun olduğundan sınır dışı kararlarına karşı açılan davalarda bu 7 günlük süre uygulanır. 60 günlük süre, diğer idari işlemlere karşı açılan davalarda geçerlidir.

Geri Gönderme Merkezi’nde (GGM) en fazla ne kadar tutulabilirim?

İdari gözetim süresi YUKK m.57 uyarınca 6 ayı geçemez; yalnız sınır dışı işlemi yabancının iş birliği yapmaması ya da doğru bilgi veya belge vermemesi yüzünden tamamlanamadıysa 6 ay daha uzatılabilir, toplamda azami 12 ay. Her ay düzenli değerlendirme zorunludur ve koşullar ortadan kalktığında derhal serbest bırakılma gerekir. Karara karşı Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurarak kaldırılmasını talep edebilirsiniz; hakim beş gün içinde karar verir.

Geri Gönderme Merkezi’nde avukatımla görüşebilir miyim?

Evet. GGM’de tutulan her yabancının avukatıyla görüşme hakkı vardır; erişim engellenemez ve görüşmenin gizliliği sağlanmalıdır. İdari gözetime karşı başvuruda avukatlık ücretini karşılayamıyorsanız, talebiniz halinde Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukat sağlanır (YUKK m.57/7). Konsolosluğunuzla iletişim kurma hakkınız da bulunur.

N-82 tahdit kodu ne anlama gelir?

Danıştay 10. Dairesinin 8 Haziran 2023 tarihli üç kararında N-82, ABD vatandaşı davacıların yurda girişinin ön izne tabi kılınması işlemidir (E.2023/3149, K.2023/3371; E.2023/3217, K.2023/3370; E.2023/3241, K.2023/3372). Ön izin şartını kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı sebebiyle Göç İdaresi Başkanlığı, idari para cezaları ve kamu alacakları sebebiyle valilik koyar (6458 m.9/7); giriş yasağı ise ayrı bir yetkidir (m.9/1 ve m.9/2). Bu dosyalarda aynı kayıt üzerine bir kısa dönem ikamet izni iptal edilmiş (m.33), bir ikamet başvurusu on gün içinde ülkeyi terk bildirimiyle reddedilmiş ve m.54/1-f’den sınır dışı etme kararı alınmış; Danıştay bu davaların her birini N-82 davasıyla aynı mahkemede birleştirmiştir. Sizin kaydınızın hangi sebebe dayandığını ve hangi merciin girdiğini kayıttan ve tebliğ evrakından okuruz; sınır dışı etme kararı gerekçesiyle tebliğ edilir (6458 m.53/2).

Ülkeye giriş yasağım olduğunu nasıl öğrenebilirim?

En güvenilir yöntem, Türkiye’deki bir avukatın vekaletnameyle İl Göç İdaresi’ne başvurarak kaydı öğrenmesidir. e-Devlet’te Göç İdaresi Başkanlığı’nın hizmetleri arasında giriş yasağı sorgulaması bulunmuyor (hizmet listesi, 20 Ekim 2026). Yurt dışındayken Türk Konsolosluğuna vize başvurusu sırasında öğrenilebilir. Sınır kapısında sorgulanmayı beklemek, seyahat masrafı ve geri çevrilme riski nedeniyle tavsiye edilmez.

Giriş yasağı nasıl kaldırılır?

Birden fazla yol vardır: (1) idari başvuru (Göç İdaresi’ne dilekçe); (2) idare mahkemesi davası (idari başvurunun reddi veya doğrudan iptal davası); (3) diplomatik kanallar (vatandaşı olunan ülkenin temsilciliği); (4) aile bağı (Türk vatandaşıyla evlilik veya çocuk sahibi olma halinde AİHS m.8 kapsamında). Yasağın türü ve koduna göre en uygun strateji avukatınızca belirlenir.

Türk vatandaşıyla evli olduğum halde deport edilebilir miyim?

Evet; Türk vatandaşıyla evlilik tek başına mutlak koruma sağlamaz. Ancak AİHS m.8 (aile hayatına saygı) kapsamında, kararın aile hayatına orantısız müdahale teşkil edip etmediği değerlendirilir. AYM ve AİHM içtihatları, özellikle Türkiye’de doğmuş çocukları bulunan veya uzun süreli evliliği olan yabancılarda sınır dışının aile birliğini bozacağına dair güçlü kararlar içerir. Bu durumda aile birliği argümanı, idare mahkemesi davasında güçlü bir savunma oluşturur.

Deport kararı verildiğinde para cezası da uygulanır mı?

Sınır dışı etme kararının kendisi para cezası değildir; giriş yasağı da bir bedel taşımaz. Vize ya da ikamet süresini aşan yabancıdan çıkışta istenen tutar, ihlal edilen süre için 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (6) sayılı tarifeye göre hesaplanan ikamet harcının bir kat fazlasıdır ve buna ayrıca ceza ya da gecikme faizi eklenmez (tarifenin ikamet tezkeresi bölümü). Göç İdaresi bunu “cezalı harç” diye anar; tutar uyruğa, ihlal süresine ve yaşa göre değişir ve çıkışta sınır kapısında hesaplanır. 2026 tarifesinde, hiçbir ülke grubuna girmeyen uyruklar için harç ilk ay her gün için 348,10 TL’dir (ilk ay için 653,70 TL’den az, 3.359,90 TL’den çok olamaz), sonraki her ay için 2.232,30 TL’dir ve ay kesirleri tam ay sayılır; öteki uyruklar karşılıklılık esasıyla belirlenen kendi grup tutarlarını öder, bu yüzden kesin tutar uyruğa göre hesaplanır (Göç İdaresi Başkanlığı, Belge Bedeli ve Harç Miktarı sayfası, 15 Ekim 2026’da okundu).

6458 sayılı Kanun’un 102. maddesi ise belirli fiillere idari para cezası öngörür: Türkiye’ye yasa dışı girme ya da Türkiye’yi yasa dışı terk etme veya buna teşebbüs için iki bin Türk lirası; giriş yasağına rağmen Türkiye’ye girme, 56. maddede tanınan terk süresinde çıkmama, 57, 58, 60 ve 68. maddelerdeki işlemler sırasında kaçma ve 57/A’daki teminat dışındaki alternatif yükümlülüklere uymama için bin Türk lirası. Bunlar Kanun’un taban tutarlarıdır; Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca her takvim yılı başından geçerli olarak yeniden değerleme oranında artırılır, aynı takvim yılı içinde tekrarlanırsa yarı oranında artar (m.102/3) ve tebliğden itibaren otuz gün içinde ödenir (m.102/5). Bu cezalara karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hakimliğine başvurulur (5326 sayılı Kanun m.27/1). Vize ihlalinden ya da önceki ikamet izninden doğan alacakları ödemeyi kabul etmeyen yabancıya vize verilmez ve vize muafiyeti olsa bile sınır kapısında geri çevrilir; bu engel giriş yasağından ayrıdır, yasağın süresi dolsa da kalkmaz (6458 m.15/1-ğ ve m.7/1-c). Valilik, idari para cezaları ve kamu alacakları sebebiyle girişi ön izne de bağlayabilir (m.9/7). Sahte belge kullanımı veya yasa dışı giriş gibi durumlarda ayrıca TCK hükümleri gündeme gelebilir.

G-87 kodu nedir ve nasıl kaldırılır?

Göç İdaresi Başkanlığı, Danıştay’a G-87’yi (Genel Güvenlik) kamu düzeni veya güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye’ye girmesinde sakınca görülen yabancılar hakkında giriş yasağı alınmasında esas alınan veri girişi kodu olarak açıklamıştır (Danıştay 10. Daire, 21.11.2024, E.2020/4631, K.2024/5214); sizin dosyanızdaki gerekçeyi ise kararın kendisinden ve tebliğ evrakından okuruz. Kamu düzeni veya kamu güvenliği gerekçesine dayanan bir yasak en fazla beş yıldır ve ciddi tehditte Göç İdaresi süreyi en fazla on yıl daha artırabilir (6458 m.9/3). Böyle bir yasak da takdir yetkisiyle konulur ama somut bilgi ve belgeye dayanmak zorundadır; dosyalarımızdaki 30 Ekim 2019 tarihli iptal kararı bunu gösterir. Aynı ilkeyle Danıştay, ara kararına rağmen kodu haklı kılacak somut bilgi ve belge sunulamadığını ve idarenin kişi hakkındaki bütün G-87 kodlarını kaldırdığını bildirdiğini tespit ederek davayı reddeden kararı bozmuştur (E.2020/4631, K.2024/5214). Yasağın kaldırılması Göç İdaresi’nden istenir (m.9/6), reddedilirse idare mahkemesinde iptal davası açılır; olağan yollar tükendiğinde Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolu açıktır.

Yurt dışındayım, Türkiye’ye gelmeden yasağımı kaldırtabilir miyim?

Evet. Türkiye’ye gelmeden, vekaletname düzenlemek suretiyle tahdit kaydınızın sorgulanması, idari başvuru yapılması ve gerekirse idare mahkemesi davasının açılması mümkündür. Yurt dışındaki yabancı müvekkiller için süreci uzaktan yürütür, yalnızca zorunlu hallerde fiziki hazır bulunma planlanır. Çalışma izniyle bağlantılı durumlar için Türkiye’de çalışma izni ve vatandaşlık işlemleri sayfamızı da inceleyebilirsiniz.

Yasal Referanslar ve Kaynaklar

Bu rehber Serka Hukuk Bürosu tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez; herhangi bir dava veya başvurunun sonucuna ilişkin garanti içermez. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için bir avukata danışınız. KVKK ve ilgili mevzuat kapsamında kişisel verileriniz gizlilik içinde işlenir. Son güncelleme: 29 Ekim 2026.

  • Dil desteği: Her dosya müvekkilin kendi dilinde yürütülür

Avukat kadromuz ve Av. Serkan KARA hakkında ayrıntılı bilgi için profil sayfamızı inceleyebilirsiniz.

İlgili hukuki rehberler