Dünya genelinde hukuki hizmet, yazışma müvekkilin kendi dilinde
İçeriğe geç

Çalışma İzni Reddi ve İtiraz (2026): Ret Sebepleri ve Dava Yolu

Çalışma izni reddi çoğu zaman evrak eksiğinden değil, dosyanın ticari ve hukuki mantığının zayıf kurulmasından gelir. Türkiye’de yabancıların çalışma izni 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü) tarafından değerlendirilir. Bakanlık başvuruyu yalnız yabancının niteliğine değil, işverenin mali ve istihdam yapısına da bakarak puanlama mantığıyla inceler. Bu rehber ret sebeplerini, ret kararına karşı idari itiraz yolunu ve idare mahkemesinde iptal davası seçeneğini uygulamadaki haliyle açıklar.

Kısa cevap: Bakanlığın ret kararına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde Bakanlığa itiraz edilebilir; itiraz reddedilirse idari yargı yoluna başvurulur (6735 sayılı Kanun Md. 21/2). Aşağıdaki çerçeve, Kanunun ret sebeplerini, Bakanlığın değerlendirme kriterlerini ve reddin teknik sebebini çözen itiraz stratejisini bir arada sunar.

Çalışma izni reddine itiraz nasıl yapılır?

Çalışma izni reddine karşı iki ayrı hukuki yol vardır. İlki itiraz: Bakanlığın 6735 sayılı Kanun kapsamında verdiği kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na itiraz edilebilir (Md. 21/2). Ret ve iptal kararları işverene, bağımsız veya süresiz çalışma izni ya da Turkuaz Kart sahibi yabancıya Tebligat Kanunu’na göre tebliğ edilir (Md. 21/1). İkincisi yargı yolu: Kanun, itirazın reddedilmesi halinde idari yargı yoluna başvurulabileceğini söyler (Md. 21/2) ve yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılır. Bu davalarda dava açma süresi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca kararın tebliğinden itibaren altmış gündür. Süre hak düşürücüdür; kaçırılması dosyayı esastan görüşülmeden kapatır.

Uygulamada belirleyici olan, hangi yolun seçileceğinden çok itirazın neye dayandırıldığıdır. İdari itiraz dilekçesi ret gerekçesini noktasal olarak çürütmek zorundadır. Bakanlık “işveren kriteri karşılanmadı” dediyse, itiraz aynı belgeyi tekrar sunmak değil, eksik görülen kriterin nasıl karşılandığını sermaye, satış ve istihdam verisiyle birlikte ortaya koymak demektir. Salt itiraz etmek değil, ret gerekçesini hukuki ve mali kanıtla aşmak gerekir.

İdari itiraz ve idare mahkemesi davası nasıl sıralanır?

İki yol birbirinin alternatifi değildir: Kanun yargı yolunu itirazın reddinden sonraya koyar (Md. 21/2). Ret gerekçesi bir değerlendirme hatasıysa (örneğin Bakanlık bir belgeyi gözden kaçırmış veya kriteri yanlış yorumlamışsa), itiraz bu hatayı kanıtıyla Bakanlığın önüne yeniden koyar. İtiraz reddedilirse idare mahkemesinde iptal davası açılır; davanın dayanağı da itirazda kurulan kanıttır.

YolNereyeSüreNe zaman tercih edilir
İdari itirazÇalışma ve Sosyal Güvenlik BakanlığıTebliğden itibaren 30 gün (6735 sayılı Kanun Md. 21/2)Ret kararının tebliğinden sonra ilk yol
İptal davasıYetkili idare mahkemesiTebliğden itibaren 60 gün (İYUK m.7)İtirazın reddinden sonra
Yürütmeyi durdurmaİptal davasıyla birlikteDava dilekçesinde talep edilirTelafisi güç zarar ve hukuka aykırılık birlikte varsa

İptal davasında yürütmenin durdurulması talebi ayrı önem taşır. Çalışma izninin reddi yabancının statüsünü ve işverenin operasyonunu doğrudan etkilediği için, koşulları varsa dava açılırken yürütmeyi durdurma talebi de dilekçeye eklenir. Mahkeme bu talebi esas karardan önce değerlendirir.

Çalışma izni başvurusu en sık hangi sebeplerle reddedilir?

Kanun ret sebeplerini sayar: uluslararası işgücü politikasına uygun olmama, sahte veya yanıltıcı bilgi ve belge, yabancı istihdamı gerekçesinin yeterli görülmemesi, Türk vatandaşlarına hasredilen iş ve meslekler, gerekli nitelik ve uzmanlığın bulunmaması, Bakanlıkça belirlenen değerlendirme kriterlerinin karşılanmaması, İçişleri Bakanlığınca 6458 sayılı Kanunun 7, 15 ve 54. maddeleri kapsamında bildirilme, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı yönünden sakınca, Türkiye’nin tanımadığı veya diplomatik ilişkisinin bulunmadığı ülke vatandaşlığı ve süresinde yapılmayan ya da eksikleri tamamlanmayan başvuru (Md. 9/1). Dosyada bunlar çoğunlukla işveren kriterleri, başvuru kategorisi, görev ile ücret ve belgeler arası tutarlılık olarak görünür. Bakanlık başvuruyu “kişi uygun mu?” sorusundan önce “işveren ve görev kurgusu uygun mu?” sorusuyla okuduğu için, sorun çoğu zaman yabancıda değil işveren tarafındadır.

Risk alanıDosyada nasıl görünürNeden ret üretir
İşveren kriteri eksikliğiİstihdam, satış veya sermaye verisi değerlendirme eşiğini taşımazDosya resmi mali yeterlilik veya istihdam dengesi kriterini karşılamaz
Yanlış başvuru kurgusuOrtaklık, yöneticilik ve fiili çalışma rolü net değildirBakanlık dosyanın hangi kategoriye girdiğini belirleyemez
Ücret seviyesi sorunuGöreve göre düşük ücret beyan edilirPozisyonun niteliği ile beyan edilen ücret uyumsuz görünür
Belge tutarsızlığıİş sözleşmesi, görev tanımı, ticaret sicili ve pasaport verileri çelişirDosyanın güvenilirliği düşer, kategori belirsizleşir

Buradaki kritik nokta, her ret sebebinin aynı şekilde ele alınmamasıdır. Bazı dosyalarda yeni başvuru kurgusu daha doğruyken, bazılarında mevcut ret gerekçesine karşı hukuki pozisyon almak gerekir. Bu nedenle “ret gelirse aynı dosyayı biraz düzeltip tekrar gönderelim” yaklaşımı çoğu zaman ikinci bir kayıp üretir.

İşveren hangi değerlendirme kriterlerini karşılamak zorunda?

Bakanlık başvuruyu işverenin istihdam dengesi ve mali görünümüyle birlikte değerlendirir. Bakanlığın değerlendirme kriterlerine göre bilanço esasına tabi işyerinde istihdam edilecek her yabancı için en az beş Türk vatandaşının istihdamı esastır; son yıl net satışı 50.000.000 TL veya üzeri olan işyerinde beş yabancıya kadar bu kriter uygulanmaz (A.1). Cari yılda kurulmuş işyerinin ödenmiş sermayesi en az 500.000 TL, faaliyetteki işyerinin ödenmiş sermayesi en az 500.000 TL ya da net satışları en az 8.000.000 TL ya da ihracatı en az 150.000 ABD doları olmalıdır (A.2). Bu kriterler 01.10.2024’te, sermaye ve satış eşikleri 01.01.2025’te yürürlüğe girmiş, bazı hükümleri 03.08.2026’da değişmiştir (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çalışma İzni Değerlendirme Kriterleri).

Sayısal eşikler dönemsel olarak güncellendiği için, başvuru hazırlanırken o tarihte yürürlükte olan resmi kriter metni esas alınmalıdır. Eski bir rakamı ezberden uygulamak, kuruluş tarihinde geçerli olmayan bir eşikle dosya hazırlamaya ve ret riskine yol açar. Dosyalarımızda işveren tarafının SGK, bordro, ticaret sicili, sermaye ve net satış verisini tek bir tutarlı tabloda hizalamayı ön koşul kabul ederiz; çünkü Bakanlık bu kalemleri birbiriyle karşılaştırarak okur.

  • İstihdam dengesi: her yabancı için en az beş Türk vatandaşı, SGK kayıtlarıyla doğrulanabilir olmalı (A.1.1).
  • Mali yeterlilik: ödenmiş sermaye, net satış veya ihracat verisinden en az biri eşiği karşılamalı (A.2).
  • Görev ve ücret uyumu: brüt ücret, üst düzey yöneticiler ve pilotlarda asgari ücretin beş, mühendis ve mimarlarda dört, diğer yöneticilerde üç, uzmanlık ve ustalık gerektiren işlerde iki katından az olamaz (A.3.1).
  • Son üç yılda en az bir yıl Türkiye’de yasal kalmış en fazla üç yabancı için yurt içi başvuruda istihdam ve mali yeterlilik kriterleri uygulanmaz (A.4.1); anne, baba veya çocuğu Türk vatandaşı olan, en az üç yıldır bir Türk vatandaşıyla evlilik birliği içinde yaşayan ve uzun dönem ikamet izni olan yabancılar kriterlerden muaftır (Ç.1.1).

Neden birçok dosya evrak eksiğinden değil kurgu hatasından zayıflar?

Ret dosyalarının önemli bölümü “eksik belge” diye okunur; oysa gerçek sorun çoğu zaman başvuru kategorisi ile dosya mantığı arasındaki uyumsuzluktur. Yabancı ortak fiilen şirketi yönetecekse bu durum yalnız sözlü anlatımla değil, şirket kayıtları, görev tanımı, ücret yapısı ve ticari faaliyet ölçeğiyle desteklenmelidir. Aynı şekilde bir yabancının “uzman” diye sunulması, o uzmanlığın şirkette neden gerekli olduğu açıklanmadan ikna edici görünmez.

Başka bir örnek: şirket kurulmuş olabilir ama ilk yıl mali görünümü zayıftır. İşveren “şirket benim, yabancı ortağım var, o halde izin çıkar” diye düşünebilir. Oysa resmi çerçeve şirket sahipliğini otomatik çalışma hakkı saymaz; fiili çalışma, temsil, rol ve izin ihtiyacı ayrıca değerlendirilir. Sınır ötesi yatırımcı dosyalarında bu ayrım daha da belirleyicidir.

Yabancı ortak, şirket sahibi veya yönetici için neden ayrı değerlendirme gerekir?

Yabancının şirkette ortak olması tek başına çalışma izni ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Kanuna göre limited şirketin şirket ortağı olan müdürü ve anonim şirketin şirket ortağı olan yönetim kurulu üyesi çalışma izni alarak çalışır (6735 sayılı Kanun Md. 10/5); anonim şirketin Türkiye’de ikamet etmeyen yönetim kurulu üyesi ve diğer şirketlerin yönetici sıfatı olmayan ortağı ise çalışma izni muafiyeti kapsamındadır (Md. 13/7). Şirket ortağı yabancının iznine şirketin ve yabancının en az 500.000 TL sermayesi, en az yüzde yirmi pay ve beş Türk vatandaşı istihdamı aranır; sermaye payı 100.000 ABD doları veya üzeri olan ortakta bu iki kriter uygulanmaz (Değerlendirme Kriterleri, C.1.1 ve C.1.2). Kişi pasif ortak mı, aktif yönetici mi, imza yetkilisi mi, ücret alıyor mu, şirketteki rolü başvuru dosyasında nasıl tanımlanıyor? Bunların tamamı birlikte değerlendirilir. “Şirket benim, o halde izin gerekmez” varsayımı bu yüzden risklidir.

  • Kişi sadece pasif ortak mı, yoksa fiilen yönetici mi?
  • Çalışma izni dışında oturma izni veya vatandaşlık stratejisi de var mı?
  • Yabancı personel sayısı ile Türk çalışan dengesi sürdürülebilir mi?
  • Uzatma döneminde şirket aynı mali görünümü koruyabilecek mi?

Bu sorular başvuru dosyasının merkezine alınmadan kurulan ortaklık yapıları, kağıt üzerinde doğru görünse bile uygulamada zayıf kalır ve ret üretir. Yabancı yatırımcının vatandaşlık hedefi de varsa, çalışma izni dosyasının bu hedefle çelişmeyecek biçimde kurulması gerekir.

Ret kararı geldikten sonra ilk 30 gün içinde ne yapılmalı?

Ret kararının tebliğiyle Bakanlığa itiraz için otuz günlük süre işlemeye başlar (6735 sayılı Kanun Md. 21/2); itiraz reddedilirse idare mahkemesinde iptal davası, kararın tebliğinden itibaren altmış gün içinde açılır (2577 sayılı Kanun Md. 7). İlk yapılması gereken bu sürelerin başlangıç tarihini tebligattan kesin olarak tespit etmektir, çünkü süreler hak düşürücüdür. Sonraki adım reddin teknik sebebini çözecek hukuki ve mali kanıtı toplamaktır.

  1. Ret gerekçesinin tam metnini ve dayandığı kriteri ayırın; karar hangi eşiği veya hangi kategoriyi gerekçe göstermiş, net belirleyin.
  2. İtiraz ve dava sürelerinin başlangıç tarihini tebligata göre tespit edin; otuz günlük itiraz süresini kaçırmayın.
  3. Şirketin SGK, bordro, ticaret sicili, sermaye ve net satış verisini ret gerekçesiyle yeniden eşleştirin.
  4. Yabancının görev tanımını ve ücret kurgusunu başvuru türüne göre gözden geçirin.
  5. İkamet geçmişi, önceki retler ve işveren değişikliği gibi yan riskleri ayrıca değerlendirin.
  6. İtiraz dilekçesini, ret gerekçesinin her noktasına hukuki ve mali kanıtla cevap verecek ve sonra açılabilecek davanın da dayanağı olacak biçimde kurun.

En sık hata, ret aldıktan sonra aynı dosyayı küçük kozmetik değişikliklerle yeniden göndermektir. Sorun dosyanın hukuki mantığındaysa, ikinci başvurunun da aynı noktadan zayıflaması olağandır. Bu aşamada doğru strateji, reddin teknik sebebini gerçekten çözmek ve süre kaçmadan itirazı, gerekirse ardından davayı aynı kanıt üzerine kurmaktır.

Başvuru öncesi işveren tarafında hangi hazırlıklar yapılmalı?

  1. Şirketin güncel sermaye, satış, ihracat ve SGK görünümü aynı dosyada hizalanmalı.
  2. Yabancının görev tanımı ve ücret yapısı başvuru kategorisiyle uyumlu kurulmalı.
  3. Yabancı ortak veya yönetici varsa fiili rol ile ortaklık ilişkisi karıştırılmamalı.
  4. Uzatma veya işveren değişikliği ihtimali baştan hesaba katılmalı.
  5. Yabancının diploma ve belgelerinin Türkçe çevirisi hazır olmalı: çeviriyi biz yapar, yeminli tercümanın kontrolüne ve onayına sunarız; Bakanlığa başvuru ve yazışma da önce bizim işimizdir, yapamadığımız adım nedeniyle birlikte işverene geçer.

Bu hazırlık yapılmadan açılan başvurular genellikle iki uçtan birine düşer: ya gereğinden fazla iyimser kurulur ya da yalnız evrak tamamlamaya indirgenir. Güçlü dosya, şirketin gerçek ölçeğini ve yabancının gerçek fonksiyonunu aynı anda anlatan dosyadır. Türkiye’de çalışma izni ve vatandaşlık işlemleri danışmanlığı kapsamında işveren tarafını başvurudan önce bu eşiklere göre test ederiz.

Yeni kurulan şirketler neden daha dikkatli plan yapmalı?

Yeni kurulan şirketlerde en büyük yanılgı, kuruluş tamamlandıktan sonra çalışma izni dosyasının otomatik olarak kolay ilerleyeceğini düşünmektir. Tam tersine, şirketin ilk yıl mali görünümü ve fiili operasyon hacmi henüz oturmadığı için başvuru daha hassaslaşır. Bu nedenle yeni şirketler için çalışma izni planı kuruluş sonrası düşünülecek bir detay değil, kuruluş öncesi kurgulanacak bir eşik konusudur.

Dosya neden yalnız göçmenlik değil aynı zamanda şirket uyumu meselesidir?

Çalışma izni dosyası çoğu zaman göçmenlik hukuku başlığı altında aranır; fakat özellikle yabancı ortak ve yabancı personel dosyalarında şirket yapısı belirleyici hale gelir. Bu yüzden konu yalnız oturma izni ve vatandaşlık işlemleri ekseninde değil, aynı zamanda yurt içi ve yurt dışı şirket iş ve işlemleri ekseninde de düşünülmelidir. Dosya güçlü kurulacaksa göç statüsü ile şirket uyumu birbirinden kopuk ele alınmamalıdır.

Yeni kurulan şirketlerde hangi yanlış varsayımlar en çok ret üretir?

Yanlış varsayımNeden risklidirDaha doğru yaklaşım
Şirket kurulduysa izin de kolay çıkarKuruluş tek başına mali ve istihdam yeterliliği kanıtlamazBaşvuru öncesi mali görünüm ve rol kurgusu test edilmeli
Ortaklık otomatik çalışma hakkı verirOrtaklık ile fiili çalışma aynı şey değildirFiili rol baştan doğru sınıflandırılmalı
Eksik olursa sonra tamamlarızKurgu hatası sonraki aşamada daha pahalı hale gelirDosya mantığı baştan kurulmalı
Ücret detayı ikincildirPozisyon gerçekliği ile ücret birlikte okunurGörev ve ücret dengesi açık kurulmalı

Uzatma, iptal ve işveren değişikliği neden ayrı başlık olarak ele alınmalı?

Çoğu işveren çalışma iznini tek seferlik bir başvuru gibi görür; oysa asıl kırılmalar uzatma döneminde, işveren değişikliği sırasında veya şirketin ilk başvurudaki görünümünü koruyamadığı anlarda ortaya çıkar. Doğru bir değerlendirme yalnız başlangıç başvurusunu değil, iznin yaşam döngüsünü de kapsar. “İzin çıktı ama şimdi neye dikkat etmeliyim?” sorusu, süreci yakından izlemesi gereken işverenlerin temel sorusudur.

  • Çalışan dengesi ilk başvuruya göre bozuldu mu?
  • Mali eşikler korunabiliyor mu?
  • Yabancının gerçek rolü değişti mi?
  • İşveren değişikliği yeni başvuru mantığı gerektiriyor mu?
  • İkamet ve çalışma statüsü hala uyumlu mu?

Bu sorular uzatma öncesinde sorulmadığında sorun çoğu zaman ancak ret geldiğinde fark edilir. Doğru bir ön değerlendirme, gelecekteki problemi bugünden görünür kılar.

Çalışma izni reddi sınır dışı veya giriş yasağına yol açar mı?

Çalışma izninin reddedilmesi tek başına otomatik sınır dışı işlemi doğurmaz; bunlar ayrı hukuki kurumlardır. Ancak yabancının ikamet statüsü çalışma iznine bağlıysa veya izin reddinin ardından kalış hakkı sona ererse, idari gözetim, sınır dışı (6458 sayılı Kanun m.54) ve giriş yasağı süreçleri gündeme gelebilir. Bu nedenle çalışma izni reddi sonrasında yabancının ikamet ve giriş-çıkış durumu da birlikte değerlendirilmelidir. Sınır dışı veya giriş yasağı riski varsa, deport ve giriş yasağı kaldırma sürecinin çalışma izni dosyasıyla eşgüdümlü yürütülmesi gerekir.

Sık sorulan sorular

Çalışma izni reddine itiraz süresi ne kadar?

İtiraz, ret kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yapılır (6735 sayılı Kanun Md. 21/2). İtirazın reddi üzerine idare mahkemesinde iptal davası açma süresi kararın tebliğinden itibaren altmış gündür (2577 sayılı Kanun m.7). Bu süre hak düşürücüdür; kaçırılırsa dava esastan görüşülmeden reddedilir. Sürenin başlangıcını tebligat tarihinden kesin tespit etmek ilk adımdır.

İdari itiraz reddedilirse ne yapılır?

İdari itirazın reddi üzerine yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Bu aşamada dava dilekçesinde ret kararının hukuka aykırılığı somut belge ve mevzuata dayandırılır; koşulları varsa yürütmeyi durdurma talebi de eklenir. İtirazın reddi yargı yolunu kapatmaz, aksine davaya hazırlık sağlar.

Ret aldıktan sonra aynı dosyayı tekrar göndermek yeterli olur mu?

Her zaman değil. Sorun belgede değil dosyanın hukuki mantığındaysa, küçük rötuşlar ikinci başvuruda da benzer sonuca yol açar. Önce reddin teknik sebebi çözülmeli, ardından yeniden başvuru ile itiraz/dava yolundan hangisinin daha doğru olduğuna karar verilmelidir.

İşveren hangi kriterleri karşılamak zorunda?

Her yabancı için en az beş Türk vatandaşının istihdamını (A.1.1) ve mali yeterliliği belgeyle göstermek zorundadır: ödenmiş sermaye en az 500.000 TL ya da net satış en az 8.000.000 TL ya da ihracat en az 150.000 ABD doları; cari yılda kurulmuş işyerinde ödenmiş sermaye en az 500.000 TL (A.2). Bu eşikler Bakanlığın çalışma izni değerlendirme kriterlerinde tanımlanır ve dönemsel olarak güncellenir; başvuru hazırlanırken o tarihte yürürlükte olan resmi metin esas alınır.

Yabancı ortak için ayrıca çalışma izni gerekir mi?

Şirkette ortak olmak tek başına çalışma izni ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Şirket ortağı olan müdür ve yönetim kurulu üyesi çalışma izni alarak çalışır (6735 sayılı Kanun Md. 10/5); Türkiye’de ikamet etmeyen anonim şirket yönetim kurulu üyesi ve yönetici sıfatı olmayan ortak çalışma izni muafiyeti kapsamındadır (Md. 13/7). Belirleyici olan ortaklık unvanı değil, kişinin şirketteki gerçek fonksiyonudur. Pasif ortaklık ile fiili çalışma farklı sonuçlar doğurur.

Düşük ücret beyanı neden risklidir?

Çünkü ücret, pozisyonun dosyada ne kadar gerçekçi ve ciddi bir rol olarak sunulduğunu etkiler. Bakanlığın kriterleri brüt ücretin üst düzey yöneticiler ve pilotlarda asgari ücretin beş, mühendis ve mimarlarda dört, diğer yöneticilerde üç, uzmanlık ve ustalık gerektiren işlerde iki katından az olamayacağını söyler (A.3.1); görev ile ücret arasında uyumsuzluk dosyanın inandırıcılığını zayıflatır ve ret gerekçesi olabilir.

Çalışma izni reddi sınır dışı edilme anlamına mı gelir?

Hayır. Çalışma izni reddi ile sınır dışı işlemi ayrı kurumlardır, ancak yabancının kalış hakkı çalışma iznine bağlıysa ret kararı dolaylı olarak ikamet statüsünü etkileyebilir; çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilen yabancı hakkında da, kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal eden yabancı hakkında da sınır dışı etme kararı alınır; bunlar iki ayrı sebeptir (6458 sayılı Kanun m.54/1-ğ ve 54/1-g). Bu nedenle ret sonrası ikamet durumu da birlikte değerlendirilmelidir.

İptal davasında yürütmeyi durdurma kararı alınabilir mi?

İdare mahkemesi, işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız bir zararın doğması koşulları birlikte gerçekleşiyorsa yürütmeyi durdurma kararı verebilir. Bu talep dava dilekçesinde açıkça ileri sürülür ve mahkeme esas karardan önce değerlendirir. Sonuç garantisi verilemez; her dosya kendi delil durumuna göre incelenir.

Resmi kaynaklar

Sonuç ve değerlendirme

2026’da çalışma izni dosyaları için belirleyici unsur yalnız kişinin niteliği değil, işverenin yapısı ve dosyanın hukuki kurgusudur. Her yabancı çalışan başvurusu, şirketin sermaye, satış, ihracat, çalışan dengesi ve görev tanımı ile birlikte okunur. Bu nedenle başvuru öncesinde yapılan doğru dosya tasarımı, çoğu zaman ret sonrası düzeltme çabasından daha değerlidir. Ret gelmişse, idari itiraz ve idare mahkemesi dava süresinin hak düşürücü olduğu unutulmadan, reddin teknik sebebini çözen bir strateji kurulmalıdır.

Ret almış ya da işveren kriterleri yüzünden zayıf kalacak bir çalışma izni dosyası, belge kontrolüyle değil, stratejik dosya tasarımı ve hukuki itiraz düzeyinde ele alınır: dosya bütün halinde incelenir, itiraz ve dava yolları vekalet kapsamında planlanır. Bu çalışma göçmenlik avukatı sayfamızda anlatılır.

Yasal uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye veya avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve belirli bir sonuç garantisi vermez. Çalışma izni mevzuatı ve değerlendirme kriterleri dönemsel olarak değişebilir; her dosya kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir. Somut durumunuz için bir hukuk profesyoneline danışın. Kişisel veriler KVKK kapsamında işlenir.