İstanbul Ceza Avukatı: Gözaltından İnfaza Ceza Savunması

İstanbul ceza avukatı, bir kişi hakkında suç şüphesi doğduğu andan cezanın infazına kadar uzanan tüm aşamalarda savunmayı yürüten avukattır. Pratikte bu, gözaltında müdafi olarak ifade alımına katılmaktan, tutuklama talebine sulh ceza hakimliğinde itiraz etmekten, soruşturma dosyasını inceleyip iddianameye karşı duruşmada delil tartışmaktan, mahkumiyet halinde istinaf ve temyiz yollarını işletmekten oluşur. Bu sayfada İstanbul ve Türkiye genelinde, yabancı uyruklu şüpheli ve sanıklar dahil olmak üzere ceza savunmasının her aşamasını ve süreci nasıl yürüttüğümüzü anlatıyoruz.

Ceza dosyalarını İstanbul adliyelerinde (Çağlayan, Anadolu, Bakırköy) ve Türkiye genelinde yürütüyoruz. Soruşturma savcılığında ifade alımına müdafi olarak katılıyor, sulh ceza hakimliğinde tutuklamaya itiraz ediyor, asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinde sanık müdafiliği üstleniyor, gerektiğinde istinaf ve Yargıtay aşamalarını takip ediyoruz.

Ceza avukatı tam olarak hangi aşamalarda devreye girer?

Ceza avukatı, soruşturmanın ilk dakikasından infazın sonuna kadar dört ana aşamada devreye girer: soruşturma (gözaltı, ifade, tutuklama tartışması), kovuşturma (iddianamenin kabulünden sonra duruşmalar), kanun yolu (istinaf ve temyiz) ve infaz (cezanın çektirilmesi, koşullu salıverilme, denetimli serbestlik). Uygulamada belirleyici olan aşama çoğu kişinin sandığının aksine duruşma değil, gözaltının ilk saatleridir; o saatlerde verilen ifade dosyanın bütün kaderini tayin eder.

Gözaltına alındığımda avukat çağırma hakkım var mı?

Evet. Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca gözaltına alınan herkesin daha ilk andan itibaren bir müdafiin hukuki yardımından yararlanma ve ifadesini müdafi huzurunda verme hakkı vardır (CMK m.149). Yakalanan kişiye yakalama anında haklarının bildirilmesi zorunludur; bu bildirimin yapılmaması başlı başına bir hukuka aykırılıktır. Maddi gücü olmayan veya avukatı bulunmayan kişiye baro tarafından ücretsiz müdafi atanır. Bu hak, vazgeçilmesi tavsiye edilmeyen en kritik haktır.

Dosyalarımızda gözaltı haberini alır almaz adliyeye veya emniyete intikal edip müdafilik görevini üstleniyoruz. Gözaltı süresi kural olarak yakalama anından itibaren yirmi dört saati, toplu suçlarda uzatmalarla birlikte yasada belirlenen sınırı geçemez; yol süresi bu hesaba dahil edilmez. Süre aşımı, gözaltının hukuka aykırı hale gelmesi sonucunu doğurur ve sulh ceza hakimliğine derhal başvuru hakkı verir (CMK m.91).

İfade ve sorguda avukatın rolü nedir, ne zaman susmalıyım?

İfade ve sorguda avukatın rolü, susma hakkını ve kendini suçlamama ilkesini korumak, soru ve cevapların tutanağa doğru geçmesini sağlamak ve baskı altında verilmiş beyanların önüne geçmektir. Şüphelinin susma hakkı mutlaktır ve susması aleyhine yorumlanamaz. İfade tek seferdir; tutanağa geçen her cümle dosyanın sonuna kadar kalır, bu yüzden hangi soruya ne ölçüde cevap verileceği müdafi ile önceden belirlenir.

Soruşturma savcılığında alınan beyana “ifade”, hakim huzurunda alınana “sorgu” denir. İfade alınırken yasak yöntemler (zorlama, tehdit, yorma, kanuna aykırı vaat) kullanılamaz; bu yöntemlerle elde edilen beyan rıza olsa dahi delil olarak kullanılamaz. Pratikte en sık gördüğümüz hata, kişinin müdafi gelmeden “açıklama yapayım da çabuk çıkayım” düşüncesiyle ifade vermesi ve sonradan geri alınamayan bir tutanak doğurmasıdır.

Tutuklama nedir, adli kontrol ile farkı ve itiraz yolu nedir?

Tutuklama, kuvvetli suç şüphesinin ve bir tutuklama nedeninin (kaçma şüphesi, delil karartma tehlikesi veya kanunda sayılan katalog suçlar) birlikte bulunması halinde, sulh ceza hakimliği kararıyla kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır (CMK m.100). Tutuklama bir ceza değil, son çare niteliğinde bir koruma tedbiridir; somut olayda ölçülü olması ve gerekçelendirilmesi şarttır.

Adli kontrol, tutuklama yerine uygulanan daha hafif tedbirler bütünüdür: yurt dışı çıkış yasağı, belirli aralıklarla imza, konutu terk etmeme, güvence (kefalet) gibi yükümlülüklerle kişi serbest bırakılır (CMK m.109). Savunmanın temel hedeflerinden biri, tutuklama yerine adli kontrole karar verilmesini sağlamaktır. Tutuklama kararına karşı kararı veren hakimliğin bağlı olduğu asliye ceza mahkemesine itiraz edilir ve tutukluluk belirli aralıklarla yeniden incelenir; bu inceleme talepleri savunma tarafından sürekli canlı tutulur.

Soruşturma ile kovuşturma arasındaki fark nedir?

Soruşturma, savcının suç şüphesini araştırdığı, delil topladığı ve henüz mahkeme önünde bir dava bulunmadığı gizli aşamadır; kovuşturma ise iddianamenin mahkemece kabulüyle başlayan, duruşmaların yapıldığı açık yargılama aşamasıdır. Bu ayrım sonuçları belirler: soruşturmada hedef kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (takipsizlik) almak, kovuşturmada ise beraat veya lehe sonuç elde etmektir.

Soruşturma savcılık eliyle yürütülür ve şüpheli lehine olan delillerin de toplanmasını istemek savunmanın hakkıdır. Bu aşamada doğru yönlendirilmiş bir lehe delil talebi, dosyanın hiç mahkemeye gitmeden takipsizlikle kapanmasını sağlayabilir. Dosyalarımızda soruşturma aşamasını pasif beklenen değil, aktif yönetilen bir aşama olarak ele alıyoruz.

İddianame nedir, duruşmada neler olur?

İddianame, savcının topladığı delillere dayanarak şüpheli hakkında hangi suçtan ve hangi kanun maddesinden cezalandırılması gerektiğini yazdığı, kovuşturmayı başlatan belgedir; mahkemece kabul edildiği anda şüpheli “sanık” sıfatını alır ve dava açılmış olur. Duruşmada sanığın sorgusu yapılır, tanıklar dinlenir, deliller tartışılır, bilirkişi raporları değerlendirilir ve esas hakkında savunma sunulur.

İddianamede, isnat edilen fiilin hukuki nitelendirmesi (örneğin basit yaralama mı, kasten yaralamanın nitelikli hali mi) cezanın ağırlığını doğrudan belirler; bu nitelendirmeye karşı çıkmak çoğu zaman beraat kadar değerlidir. Yargılamayı işin ağırlığına göre asliye ceza veya ağır ceza mahkemeleri yürütür. Sanığın bizzat duruşmaya katılması gereken haller dışında, vekil aracılığıyla temsil ve savunma sunma imkanı dosyanın çoğu aşamasında mümkündür; bunu müvekkille birlikte stratejik olarak planlıyoruz.

Etkin pişmanlık cezamı düşürür mü?

Etkin pişmanlık, suçun işlenmesinden sonra failin zararı gidermesi, suçun aydınlatılmasına veya diğer faillerin yakalanmasına katkı sunması halinde cezada indirim, bazı suçlarda ise ceza verilmemesi sonucunu doğurabilen kurumdur. Türk Ceza Kanunu bunu her suç için değil, kanunda açıkça gösterilen suç tiplerinde (örneğin malvarlığına karşı bazı suçlar, uyuşturucu suçları, rüşvet gibi) ve belirli koşullarla kabul eder.

Etkin pişmanlığın uygulanıp uygulanmayacağı ve hangi aşamada (soruşturma mı, kovuşturma mı) ileri sürüleceği, indirim oranını ciddi biçimde değiştirir; zamanlama burada belirleyicidir. Bu yüzden etkin pişmanlık hiçbir zaman müdafi ile konuşulmadan, refleksle yapılacak bir adım değildir; yanlış zamanda yapılan bir beyan hem indirim avantajını yakar hem de aleyhe delil yaratır.

İstinaf ve temyiz: mahkumiyet kararı kesin mi?

Hayır, ilk derece mahkemesinin kararı kural olarak kesin değildir. Belirli sınırın üzerindeki kararlara karşı, hükmün açıklanmasından itibaren yasal süre içinde bölge adliye mahkemesine (istinaf) başvurulur; istinaf dosyayı hem maddi olay hem hukuk yönünden yeniden inceler ve gerektiğinde duruşma açar. İstinaf sonrası uygun hallerde Yargıtay’a temyiz yolu açıktır.

Süreler ceza yargılamasında hak düşürücüdür; istinaf veya temyiz süresinin kaçırılması kararı kesinleştirir ve telafisi son derece güçtür. Uygulamada en sık karşılaştığımız ağır hatalardan biri, “nasılsa kazandık” ya da “süre vardır” varsayımıyla kanun yolu süresinin geçirilmesidir. Bu nedenle karar tebliğ edilir edilmez gerekçeli kararı analiz edip kanun yolu dilekçesini hazırlıyoruz.

Hangi suç tiplerinde savunma yürütüyorsunuz?

Malvarlığına karşı suçlar (dolandırıcılık, hırsızlık, güveni kötüye kullanma), uyuşturucu madde suçları, kişiye karşı suçlar (kasten yaralama, tehdit, hakaret), bilişim suçları ve ekonomik suçlar başta olmak üzere geniş bir alanda ceza savunması yürütüyoruz. Her suç tipinin kendine özgü ispat yapısı, lehe kurumları ve nitelikli halleri vardır; savunma bu ayrıntılar üzerine kurulur.

Uyuşturucu suçları, hem ağır yaptırımları hem de “kullanmak için bulundurma” ile “ticaret” ayrımının cezayı kökten değiştirmesi nedeniyle ayrı bir uzmanlık ister. Bu alandaki dosya yönetimi, miktar, ele geçiriliş biçimi ve etkin pişmanlık değerlendirmesi gibi teknik noktalara dayanır; konunun ayrıntılarını uyuşturucu suçları imal, ithal veya ihrac savunması sayfamızda ele alıyoruz. Ceza yargılamasının genel çerçevesi için ise ceza davaları danışmanlığı sayfamıza bakabilirsiniz.

Yabancı uyruklu şüpheli ve sanıklar için süreç nasıl işler?

Yabancı uyruklu şüpheli ve sanıkların Türk hukukunda aynı savunma hakları vardır; ek olarak, Türkçe bilmeyen kişiye soruşturmanın ve kovuşturmanın her aşamasında ücretsiz tercüman atanması ve hakların anladığı dilde bildirilmesi zorunludur. Tutuklanan yabancının, talebi halinde durumunun kendi devletinin konsolosluğuna bildirilmesini isteme hakkı bulunur; bu hak ceza sürecinin uluslararası bir katmanını oluşturur.

Yabancı sanık dosyalarında tercüman kalitesi, beyanın tutanağa doğru aktarılması ve konsolosluk bildirimi gibi noktalar çoğu zaman göz ardı edilir ve sonradan ağır hak kayıpları doğurur. İngilizce başta olmak üzere yabancı müvekkillerle doğrudan, yazılı ve kayıt altında iletişim kuruyor; dosyanın her aşamasını anladıkları dilde raporluyoruz. Sınır dışı ve giriş yasağı boyutunun da çoğu kez ceza dosyasıyla birlikte ilerlediğini, bu nedenle iki süreci birlikte yönetmenin gerektiğini göz önünde bulunduruyoruz.

İlk saatlerin önemi: neden gözaltında strateji belirleyicidir?

Gözaltının ilk saatleri, ceza dosyasının en kırılgan ve en belirleyici anıdır; çünkü bu saatlerde müdafi olmadan verilen ifade, sonraki tüm aşamalarda dosyaya çakılı kalır ve geri alınması neredeyse imkansızdır. Müdafi ile önceden belirlenmiş bir ifade stratejisi, susma hakkının doğru kullanılması ve hangi soruya ne ölçüde cevap verileceğinin planlanması, çoğu zaman tutuklama ile serbest kalma arasındaki farkı yaratır.

Dosyalarımızda gözaltı bildirimini alır almaz müvekkili emniyette veya adliyede karşılıyor, ifade öncesi kısa ve net bir hazırlık yapıyor, ifade alımının tamamına müdafi olarak katılıyor ve tutanağa geçen her beyanı denetliyoruz. Bu nedenle bir yakınınız gözaltına alındığında yapılması gereken ilk şey ifade vermek değil, avukata ulaşmaktır.

Ceza davalarında süre ve ücret nasıl belirleniyor?

Ceza yargılamasının süresi dosyanın ağırlığına ve aşamasına göre değişir: soruşturma ve tutukluluğa itiraz gibi acil işler gün veya hafta ölçeğinde, ilk derece yargılaması suçun türüne göre aylar, kanun yolları ek süreler alır. Süreçteki kritik adımların çoğu hak düşürücü sürelere bağlıdır, bu yüzden zamanında hareket etmek sonuçtan bağımsız olarak vazgeçilmezdir.

Ücreti dosyanın türü ve kapsamı belirlendikten sonra en baştan, her şey dahil tek bir çerçeve olarak veriyoruz. Vekalet ücretine dahil olan iş kalemleri (soruşturma takibi, duruşma temsili, dilekçe ve itirazlar) baştan netleştirilir; sonradan sürpriz masraf çıkarmayız. Kamuya açık sabit bir fiyat listesi yayınlamıyoruz, çünkü ceza dosyalarında ücret aşamaya ve kapsama göre dürüstçe belirlenmelidir; ilk değerlendirmeden sonra net rakamı yazılı olarak iletiyoruz.

Ceza dosyalarında sık yapılan hatalar

  • Müdafi gelmeden ifade vermek. “Açıklayayım da çıkayım” düşüncesiyle verilen ifade dosyaya çakılı kalır; ilk saatte avukata ulaşmak her şeyden önceliklidir.
  • Susma hakkından bilmeden vazgeçmek. Susma aleyhe yorumlanamaz; gereksiz konuşma çoğu zaman aleyhe delil üretir.
  • Tutukluluğu kabullenmek. Tutuklama son çaredir; adli kontrol talebi ve düzenli yeniden inceleme talepleri ihmal edilmemelidir.
  • Etkin pişmanlığı yanlış zamanda kullanmak. Doğru aşamada ileri sürülmeyen pişmanlık beyanı, hem indirimi hem savunmayı zedeler.
  • Kanun yolu süresini kaçırmak. İstinaf ve temyiz süreleri hak düşürücüdür; kaçırılan süre kararı kesinleştirir.
  • Yabancı sanıkta tercüman ve konsolosluk hakkını ihmal etmek. Yanlış aktarılan beyan ve bildirilmeyen konsolosluk hakkı sonradan telafisi güç kayıplar doğurur.

Resmi Kaynaklar

İlgili Sayfalar

Sıkça Sorulan Sorular

Gözaltına alınan yakınım için ne yapmalıyım?

İlk ve en önemli adım, ifade verilmeden önce bir ceza avukatına ulaşmaktır. Gözaltına alınan kişinin müdafi yardımından yararlanma hakkı ilk andan itibaren vardır (CMK m.149). Bize gözaltı bilgisini ilettiğinizde, müvekkili emniyette veya adliyede karşılayıp ifade alımının tamamına müdafi olarak katılıyoruz. İfade vermek için beklemek değil, avukata ulaşmak önceliklidir.

Tutuklanırsam ne kadar süre içeride kalırım?

Tutuklama bir ceza değil, koşulları varsa uygulanan geçici bir koruma tedbiridir ve son çaredir (CMK m.100). Tutukluluk belirli aralıklarla yeniden incelenir ve tutuklama yerine adli kontrol (imza, yurt dışı yasağı, güvence) talep edilebilir (CMK m.109). Karara karşı asliye ceza mahkemesine itiraz ederiz. Süre dosyaya göre değişir; savunmanın hedefi serbest bırakılma veya adli kontrole geçiştir.

Susma hakkımı kullanırsam aleyhime olur mu?

Hayır. Susma hakkı anayasal ve yasal bir haktır ve susmanız hiçbir şekilde aleyhinize yorumlanamaz. Aksine, müdafi ile önceden hangi soruya ne ölçüde cevap verileceğini belirlemeden konuşmak çoğu zaman aleyhe delil üretir. İfade tek seferdir ve tutanağa geçen beyan dosyanın sonuna kadar kalır; bu yüzden ifade stratejisi avukatla birlikte kurulmalıdır.

Yabancı uyrukluyum, Türkçe bilmiyorum, savunma hakkım var mı?

Evet, aynı savunma haklarına sahipsiniz. Türkçe bilmeyen şüpheli ve sanığa soruşturmanın ve kovuşturmanın her aşamasında ücretsiz tercüman atanması zorunludur ve haklarınız anladığınız dilde bildirilir. Tutuklanan yabancı, talebi halinde durumunun konsolosluğuna bildirilmesini isteyebilir. Yabancı müvekkillerle doğrudan ve yazılı iletişim kuruyor, dosyayı anladığınız dilde raporluyoruz.

Etkin pişmanlıktan yararlanabilir miyim?

Etkin pişmanlık her suç için değil, kanunda açıkça gösterilen suç tiplerinde ve belirli koşullarda uygulanır; uygun hallerde cezada indirim, bazı durumlarda ceza verilmemesi sonucunu doğurur. Hangi aşamada ileri sürüldüğü indirim oranını ciddi biçimde değiştirir. Yanlış zamanda yapılan bir beyan hem avantajı yakar hem aleyhe delil yaratır; bu yüzden mutlaka müdafi ile değerlendirilmelidir.

İlk derece mahkemesinde ceza alırsam dosya kapanır mı?

Hayır. Belirli sınırın üzerindeki kararlara karşı, hükmün açıklanmasından itibaren yasal süre içinde bölge adliye mahkemesine istinaf başvurusu yapılır; istinaf dosyayı yeniden inceler. Uygun hallerde Yargıtay’a temyiz yolu da açıktır. Süreler hak düşürücüdür, kaçırılırsa karar kesinleşir. Gerekçeli kararı tebliğ alır almaz analiz edip kanun yolu dilekçesini hazırlıyoruz.

Davaya bizzat katılmam şart mı?

Bazı duruşmalarda sanığın bizzat hazır bulunması gerekse de, dosyanın birçok aşamasında müdafi aracılığıyla temsil ve savunma sunma imkanı vardır. Hangi celsede bizzat bulunmanız gerektiğini önceden planlıyor ve size net biçimde bildiriyoruz. Yurt dışında bulunan veya seyahat edemeyen müvekkillerde süreci mümkün olduğunca vekaletle yürütecek şekilde organize ediyoruz.

Ücretinizi nasıl belirliyorsunuz?

Ücreti, dosyanın türü ve kapsamı belirlendikten sonra en baştan, her şey dahil tek bir çerçeve olarak veriyoruz; vekalete dahil iş kalemleri net olarak yazılır ve sonradan sürpriz masraf çıkmaz. Kamuya açık sabit fiyat listesi yayınlamıyoruz, çünkü ceza dosyalarında ücret aşamaya ve kapsama göre dürüstçe belirlenmelidir. İlk değerlendirmeden sonra net rakamı yazılı olarak iletiyoruz.

Değerlendirme talebi

Bir ceza soruşturması veya davasıyla karşı karşıyaysanız, özellikle bir gözaltı, tutuklama talebi veya yaklaşan bir duruşma söz konusuysa, dosyanızın aşamasını ve önünüzdeki adımları yazılı olarak değerlendirelim. Soruşturmadan infaza kadar tek avukat takibiyle savunmayı yürütüyor, yabancı uyruklu müvekkillerde tercüman ve konsolosluk hakları dahil tüm süreci yönetiyoruz. Av. Serkan Kara ve ekibiyle dosyanızı paylaşmak için iletişim kanallarımızdan bize ulaşın; size en kısa sürede net bir değerlendirme ve her şey dahil ücret çerçevesi iletelim.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Her ceza dosyası kendi koşulları içinde değerlendirilir. Son güncelleme: 14 Haziran 2026.