Dünya genelinde hukuki hizmet, yazışma müvekkilin kendi dilinde
İçeriğe geç

İcra Avukatı: İstanbul İcra Dairelerinde Alacak Tahsili, Haciz ve Takip

İcra avukatı, ödenmeyen bir alacağın İstanbul'daki ya da başka bir şehirdeki icra dairesinde takip açılmasından paranın hesabınıza geçmesine kadar olan tüm icra sürecini sizin adınıza yürüten avukattır. İcra Dairesine takip talebi veriyor, ödeme emrini tebliğ ettiriyor, borçlu itiraz ederse itirazın iptali veya kaldırılması davasını açıyor, borçlunun banka hesaplarına, taşınmazlarına ve araçlarına haciz koyduruyor, gerektiğinde satış istiyor ve tahsil edilen parayı size aktarıyoruz. Dosyanızı icra dairesinde ve icra mahkemesinde baştan sona biz takip ediyoruz. Bu sayfada hangi takip yolunun sizin alacağınıza uygun olduğunu, sürelerin nasıl işlediğini ve uygulamada erken tahsilatı neyin sağladığını net biçimde anlatıyoruz.

Alacak tahsili teknik bir iştir: yanlış takip yolu seçilirse aylar kaybedilir, ödeme emri usulsüz tebliğ edilirse itiraz süresi borçlunun tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarihten işler (Tebligat Kanunu m.32), ihtiyati haciz geç istenirse borçlu malını kaçırır. Tahsilatı çoğu zaman doğru anda atılan doğru usul adımı belirler. Geniş çerçevede konuya bakmak isterseniz borç tahsili, icra ve haciz işlemleri sayfamız tüm alacak tahsili hizmetlerimizi bir arada toplar.

İcra avukatına kimlerin ihtiyacı var?

İcra avukatına, parasını tahsil edemeyen her alacaklının ihtiyacı vardır: faturasını ödemeyen ticari müşterisi olan şirketler, çeki veya senedi karşılıksız çıkan esnaf, kirasını alamayan ve tahliye de isteyen ev sahibi, icra takibi başlatılmış ve haciz tehdidi altındaki borçlular. Yurt dışındaki bir şirketten Türkiye’deki borçlusunu takip etmek isteyen yabancı alacaklılar ile Türkiye’deki alacağını yurt dışından yönetmek isteyenler de bu işin tarafıdır; bu dosyalarda vekaletname müvekkilin bulunduğu ülkedeki Türk konsolosluğunda veya apostil şerhli olarak düzenlenir ve müvekkilin Türkiye’ye gelmesi gerekmez. Vekaletnamenin metnini biz hazırlarız; konsolosluk veya noter randevusunu almak da önce bizim işimizdir, alamadığımız durumda nedenini bildirerek bu adımı müvekkile bırakırız. Türkçeye çevrilmesi gereken belgeleri biz çevirir, yeminli tercümanın kontrolüne ve onayına sunarız. Yabancı gerçek ve tüzel kişiler icra takibinde, takip giderleri ve karşı tarafın zararı için mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır; karşılıklılık varsa bu teminattan muaf tutulur (MÖHUK m.48).

İki tipte borç ayrımı işin temelidir. Ticari alacaklar (fatura, cari hesap, çek, senet, sözleşme bedeli) ile bireysel alacaklar (kira, ödünç para, tazminat) farklı takip yolları ve farklı stratejiler gerektirir. Şirketler arası uyuşmazlıklarda alacak tahsili çoğu zaman daha geniş bir ticari ihtilafın parçasıdır; bu durumda yurt içi ve yurt dışı ticari davalar danışmanlığı hizmetimizle takip ve dava sürecini birlikte yürütüyoruz.

İcra takibine ne zaman avukatla başlamak gerekir?

İcra takibine, borçlunun ödemeyi geciktirdiği ve ödeme niyeti görünmediği an, mal kaçırma riski belirmeden avukatla başlamak gerekir. Borç vadesi geçtiğinde beklenen her gün borçluya mal varlığını gizleme, devretme veya başka alacaklılara öncelik verme zamanı kazandırır. Erken hareket eden alacaklı, ihtiyati haciz ile borçlunun hesaplarını ve taşınmazlarını bloke ederek hem teminat altına alır hem de tahsil baskısı kurar.

Sık görülen hata, alacaklının aylarca kendi başına telefonla ve ihtarla borç peşinde koşması, borçlunun bu sürede malını eritmesidir. Karşılıksız çek veya protestolu senet elinizdeyse, cari hesap mutabakatı imzalıysa ya da kira birikmişse dosya tahsile hazırdır. Bu noktada doğru takip yolunu seçmek, alacağın haftalar içinde mi yoksa yıllar içinde mi tahsil edileceğini belirler.

İlamlı icra ile ilamsız icra arasındaki fark nedir?

İlamlı icra, mahkeme kararına (ilama) veya ilam niteliğindeki belgeye dayanan takiptir; ilamsız icra ise mahkeme ilamına dayanmayan takiptir; para ve teminat alacaklarında genel haciz yoluyla yürür (İİK m.42 ve devamı), kambiyo senetleri ve kira alacakları için ayrı ilamsız yollar vardır (m.167, m.269). Fark, borçlunun itiraz hakkında ve takibin hızında düğümlenir. İlamsız takipte borçlu, ödeme emrini aldıktan sonra sebep göstermeden itiraz ederek takibi durdurabilir; ilamlı takipte elinizde zaten bir mahkeme kararı olduğu için borçlunun basit itirazı takibi durdurmaz.

İlamsız takibin en yaygın türü genel haciz yoluyla takiptir ve İcra ve İflas Kanunu (İİK) m.42 ve devamına dayanır. Çek, bono ve poliçe gibi kambiyo senetlerine özgü ise daha hızlı ve borçlu lehine itiraz imkanı daraltılmış olan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu vardır (İİK m.167 ve devamı). Dosyanızı incelerken ilk kararımız, elinizdeki belgeye göre en hızlı sonucu verecek takip yolunu seçmektir; yanlış yol seçimi yalnızca zaman değil, harç kaybı da demektir.

Borçlu ödeme emrine itiraz ederse ne olur?

Borçlu, ilamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz ederek takibi durdurabilir (İİK m.62). İtiraz, herhangi bir gerekçe gösterilmeden yapılabilir ve bu durumda takip kendiliğinden durur; alacaklı, durmuş olan takibe yeniden işlerlik kazandırmak için mahkemeye gitmek zorundadır. İşte alacak tahsilinde dosyaların düğümlendiği nokta tam burasıdır ve doğru dava yolunun seçimi belirleyicidir.

Bu noktada iki ayrı yol açılır. Takibiniz imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe tasdik edilmiş borç ikrarını içeren bir senede ya da resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri içinde ve usulüne göre verdiği bir makbuz veya belgeye dayanıyorsa, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istiyoruz (İİK m.68/1); bu yol daha hızlıdır çünkü icra mahkemesi belge üzerinden inceleme yapar, ama bu süre içinde istenmezse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz. Bu nitelikte bir belge yoksa veya itiraz daha karmaşık bir uyuşmazlığa dayanıyorsa, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açıyoruz (İİK m.67); bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse mahkeme, alacaklının talebi üzerine, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına da hükmeder (İİK m.67/2); yani haksız itirazın bir bedeli olur. Ticari bir alacakta itirazın iptali davası açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m.5/A). Hangi yolun seçileceği, elinizdeki belgenin niteliğine göre dosya açılmadan kararlaştırılır.

İhtiyati haciz alacağı nasıl güvence altına alır?

İhtiyati haciz, henüz takip kesinleşmeden borçlunun mal varlığına mahkeme kararıyla geçici el konulmasıdır ve İİK m.257’ye dayanır. Vadesi gelmiş ve rehinle güvence altına alınmamış bir para alacağı için, alacağı ve vadesi gelmemiş alacakta haciz sebeplerini (m.257/2) mahkemeye kanaat getirecek delillerle göstererek (İİK m.258) ihtiyati haciz kararı alıyor, bu kararla borçlunun banka hesaplarını, taşınmazlarını ve araçlarını borçlu daha haberdar olmadan bloke ediyoruz. Amaç, dava ve takip sonuçlanana kadar geçen sürede borçlunun malını kaçırmasını önlemektir.

İhtiyati haciz uygulandığında borçlunun bankadaki parası bloke olur, tapuda haciz görünür, araçları satılamaz hale gelir; bu baskı borçluyu dava daha ilk aşamadayken ödemeye veya taksitlendirmeye yöneltebilir. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir (İİK m.258). İhtiyati haciz isteyen alacaklı teminat göstermek zorundadır; alacak bir ilama dayanıyorsa teminat aranmaz, ilam niteliğindeki bir belgeye dayanıyorsa mahkeme teminata gerek olup olmadığını takdir eder (m.259). Alacaklı, kararın verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra dairesinden kararın infazını istemezse karar kendiliğinden kalkar (m.261); dava veya takipten önce konulan hacizde, haczin uygulanmasından itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunulur veya dava açılır (m.264/1). Bu kısa süreleri kaçırmamak, ihtiyati haczin neden avukatla yürütülmesi gereken bir iş olduğunu gösterir.

Haciz ve satış aşaması nasıl işler?

Haciz, kesinleşen takipte borçlunun mallarına el konulması; satış ise haczedilen malların icra dairesi eliyle paraya çevrilmesidir. Takip kesinleştikten sonra borçlunun bankalardaki hesaplarına, maaşına (yasal sınırlar içinde), taşınmazlarına, araçlarına ve üçüncü kişilerdeki alacaklarına haciz koyduruyoruz. Borçlunun mal varlığını tespit için tapu, trafik, banka ve SGK kayıtları üzerinden araştırma yürütüyor, UYAP üzerinden mal varlığı sorgusunu açtırıyoruz.

Haczedilen mal nakit veya banka parası değilse satış aşamasına geçilir. Taşınır ve taşınmazlar, kanunda öngörülen sürelerde açık artırma ile satılır; günümüzde satışlar büyük ölçüde elektronik ortamda yapılmaktadır. Haczin kendisi borçlu üzerinde baskı kurduğundan satış, borçlu hiçbir ödeme iradesi göstermediğinde başvurduğumuz son aşamadır.

Çek ve senet alacağında kambiyo takibi nasıl yürür?

Çek, bono ve poliçe alacaklarında, bu senetlere özgü olan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu izlenir (İİK m.167 ve devamı) ve bu yol genel takipten daha hızlı, borçlu açısından daha katıdır. Elinizdeki belge kambiyo senedi vasfını taşıyorsa, borçlunun itiraz imkanı sınırlanır: borçlu, borca itirazını sebepleriyle birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bildirmek zorundadır (İİK m.168/5) ve bu itiraz satış dışındaki takip işlemlerini durdurmaz (m.169), ancak icra mahkemesi takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir (m.169/a); ödeme emri borçluya on günlük ödeme süresi verir (m.168/2). Takip talebine kambiyo senedinin aslı ve borçlu sayısı kadar onaylı örneği eklenir (m.167); yurt dışındaki alacaklının senet aslını Türkiye’ye ulaştırması bu yüzden ilk adımdır.

Burada uygulama detayı belirleyicidir. Çekin karşılıksız olduğunu gösteren banka şerhi, senedin vade ve düzenleme tarihlerinin doğruluğu, ciro zincirinin kesintisizliği dosya açılmadan kontrol edilir; bu unsurlardan birindeki eksiklik kambiyo vasfını düşürür ve baştan hız avantajını kaybedersiniz. Dosyalarımızda senedi takibe koymadan önce bu kontrolü yapıyor, gerekiyorsa eş zamanlı ihtiyati haciz ile borçlunun hesaplarını da bloke ediyoruz.

Kira alacağında tahliye ve takip birlikte nasıl istenir?

Kira alacağında, ödenmeyen kira için icra takibi ile kiracının tahliyesi tek bir takipte birlikte istenebilir; buna ilamsız tahliye (kira borcundan dolayı tahliye) yolu denir ve İİK m.269 ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun kira hükümlerine dayanır. Kiracı yedi gün içinde itiraz edebilir (İİK m.269); ödeme emrine konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz günlük ödeme süresi yazılır (TBK m.315); kiracı bu süre içinde birikmiş kirayı ödemezse, hem alacağı tahsil ediyor hem de icra mahkemesinden tahliye kararı alıyoruz.

Kira artışına ilişkin yaygın bir yanlış bilgiyi de düzeltelim: konut kiralarında bir dönem uygulanan yüzde yirmi beş tavan 1 Temmuz 2024’te sona ermiştir ve 2026 itibarıyla geçerli değildir. Bugün hem konut hem işyeri kiralarında yıllık artış üst sınırı, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranıdır (TBK m.344); yüzde yirmi beş sınırı 7409 sayılı Kanunla 2022’de getirilmiş ve 1 Temmuz 2024’e kadar yenilenen konut kiraları için uygulanmıştı (TBK geçici m.1 ve m.2). Kira tahliyesinin başka bir yolu da, kiraya verenin gereksinimi veya yeniden inşa gibi sebeplere dayanan tahliye davasıdır (TBK m.350) ve bu davadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır, ilamsız icra yoluyla tahliye ise bu şartın dışındadır (6325 sayılı Kanun m.18/B); hangi yolun sizin durumunuza uyduğunu sözleşme ve ödeme geçmişinize bakarak belirliyoruz.

İcra takibi ne kadar sürer ve maliyeti nasıl belirlenir?

İcra takibinin süresi, borçlunun itiraz edip etmemesine ve mal varlığının durumuna bağlıdır. İtirazsız bir takipte ödeme emrinin kesinleşmesi ve haciz aşamasına geçilmesi haftalar içinde mümkündür; borçlu itiraz ederse, itirazın iptali veya kaldırılması süreciyle birlikte tahsil birkaç aya, belge durumuna göre daha uzun süreye yayılabilir. İhtiyati haciz ile başlanan dosyalarda blokaj ilk günlerde sağlanır, bu da tahsil süresini fiilen kısaltır.

İcra takibinde avukatlık ücreti, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.163 uyarınca avukatlık sözleşmesinde kararlaştırılır; paranın belli bir yüzdesi ücret olarak kararlaştırılacaksa bu oran yüzde yirmi beşi aşamaz (m.164). Takip harçları, dosya masrafları ve tahsil aşamasındaki giderler gibi resmi giderler ayrı kalemler olarak yazılır. Tarifeye dayanılarak karşı tarafa yükletilen vekalet ücreti ise avukata aittir ve iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez (Avukatlık Kanunu m.164).

İcra ve alacak tahsilinde sık yapılan hatalar

  • Aylarca beklemek. Borçluya tanınan her gün, mal kaçırma fırsatıdır. Vade geçtiğinde ihtiyati haciz seçeneğini değerlendirmeden beklemek en pahalı hatadır.
  • Yanlış takip yolu seçmek. Kambiyo senedini genel haciz yoluyla takibe koymak, hız ve itiraz avantajını baştan kaybettirir.
  • Ödeme emrini özensiz tebliğ ettirmek. Usulsüz tebligatta borçlunun tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarih tebliğ tarihi sayılır ve itiraz süresi o tarihten işler (Tebligat Kanunu m.32).
  • İtiraz süresini kaçırmak. Alacaklı tarafta itirazın iptali için bir yıllık, kaldırılması için altı aylık süreler hak düşürücüdür; kaçırıldığında o dosyada o yol kapanır.
  • Mal varlığı araştırmasını atlamak. Borçlunun nereye haciz konacağı bilinmeden açılan takip, kağıt üzerinde kalır.
  • Belgeyi kontrol etmeden takibe koymak. Eksik ciro, hatalı vade veya geçersiz mutabakat, en güçlü dosyayı bile zayıflatır.

Resmi Kaynaklar

İlgili Sayfalar

Sıkça Sorulan Sorular

İcra takibi başlatmak için elimde mutlaka mahkeme kararı olması gerekir mi?

Hayır. Para ve teminat alacakları için, herhangi bir belgeye dayanmadan ilamsız icra takibi başlatabilirsiniz; mahkeme kararı veya senet şart değildir. Mahkeme kararınız (ilam) varsa ilamlı takip daha hızlıdır çünkü borçlunun basit itirazı takibi durdurmaz. Elinizdeki belgeye göre en hızlı yolu dosya açılmadan belirliyoruz.

Borçlu ödeme emrine itiraz ederse alacağımı tahsil edemez miyim?

Tahsil edersiniz, ancak bir ek adım gerekir. Borçlunun yedi gün içindeki itirazı takibi durdurur (İİK m.62); biz de elinizdeki belgeye göre ya icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını (İİK m.68) ya da genel mahkemede itirazın iptalini (İİK m.67) istiyoruz. İtirazın iptali davasında itirazın haksızlığına karar verilirse mahkeme, alacaklının talebi üzerine, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmeder (İİK m.67/2).

İhtiyati haciz için borçluya önceden haber verilir mi?

Gerekmez. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir (İİK m.258); kararı aldıktan sonra on gün içinde infazını istiyor (m.261), borçlunun banka hesaplarını, taşınmazlarını ve araçlarını o daha tedbir almadan bloke ettiriyoruz. Bu sürpriz etkisi borçlunun malını kaçırmasını engeller.

Çekim karşılıksız çıktı, ne yapmalıyım?

Karşılıksız çekte kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile hızlı takip başlatıyoruz (İİK m.167 ve devamı); bu yolda borçlu borca itirazını beş gün içinde icra mahkemesine yapar ve itiraz satış dışındaki takip işlemlerini durdurmaz (İİK m.168/5, m.169). Bankadaki karşılıksızlık şerhini ve çekin unsurlarını takipten önce kontrol ediyor, eş zamanlı ihtiyati haciz ile borçlunun hesaplarını da bloke ediyoruz.

Kiracım kira ödemiyor, hem parayı alıp hem tahliye edebilir miyim?

Evet, ikisini tek takipte birlikte isteyebilirsiniz. Ödenmeyen kira için ilamsız tahliye yolu ile takip açıyoruz; kiracıya konut ve çatılı işyerinde otuz günlük ödeme süresi tanınır, ödemezse birikmiş kirayı tahsil ediyor ve icra mahkemesinden tahliye kararı alıyoruz. Sözleşmenize göre TBK m.350 kapsamında ayrı bir tahliye davası seçeneği de değerlendirilebilir.

Borçlunun hiç malı yoksa takip işe yarar mı?

Borçlunun bilinen malı görünmese bile takip değersiz değildir. Tapu, trafik, banka ve SGK kayıtları üzerinden mal varlığı araştırması yürütüyor, üçüncü kişilerdeki alacaklarını ve maaşını (yasal sınırlar içinde) hacze konu ediyoruz. Borç zamanaşımına uğramaması için takibi diri tutuyor, borçlunun ileride edineceği mallar için dosyayı hazır bekletiyoruz.

Başka bir şehirdeki borçluyu da takip edebilir misiniz?

Evet. Takip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetki kurallarına göre yetkili icra dairesinde açılır; takibe esas sözleşmenin yapıldığı yerin icra dairesi de yetkilidir ve yetki itirazı esasa ilişkin itirazla birlikte yapılır (İİK m.50). Haciz ve tebligat işlemlerini borçlunun bulunduğu yerin icra daireleri üzerinden yürütüyoruz. Yurt dışındaki alacaklılar için süreci uzaktan yönetiyoruz; vekaletname bulunduğunuz ülkedeki Türk konsolosluğunda veya apostil şerhli olarak düzenlenir, metnini ve randevusunu önce biz hazırlarız ve Türkiye’ye gelmeniz gerekmez.

Avukatlık ücretini en sonunda mı öğreniyorum?

Hayır. Ücret, işe başlanmadan imzalanan avukatlık sözleşmesinde yer alır (Avukatlık Kanunu m.163); harç ve dosya masrafı gibi resmi giderler ise icra dairesine ödenir. Karşı tarafa yükletilen vekalet ücreti ise kanuna göre avukata aittir (Avukatlık Kanunu m.164).

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Her icra dosyası kendi belgelerine ve borçlunun durumuna göre değerlendirilir. Son güncelleme: 30 Ekim 2026.

Alacak tahsilini nasıl yürütüyoruz

İcra ve alacak tahsili sürecinizi baştan sona Serka Hukuk Bürosu yürütür.