İstanbul icra avukatı, ödenmeyen bir alacağın takip açılmasından paranın hesabınıza geçmesine kadar olan tüm icra sürecini sizin adınıza yürüten avukattır. İcra Dairesine takip talebi veriyor, ödeme emrini tebliğ ettiriyor, borçlu itiraz ederse itirazın iptali veya kaldırılması davasını açıyor, borçlunun banka hesaplarına, taşınmazlarına ve araçlarına haciz koyduruyor, gerektiğinde satış istiyor ve tahsil edilen parayı tahsis ediyoruz. İstanbul’daki icra dairelerinde ve İstanbul Anadolu ile İstanbul (Çağlayan) icra mahkemelerinde dosyalarınızı baştan sona biz takip ediyoruz. Bu sayfada hangi takip yolunun sizin alacağınıza uygun olduğunu, sürelerin nasıl işlediğini ve uygulamada erken tahsilatı neyin sağladığını net biçimde anlatıyoruz.
Alacak tahsili teknik bir iştir: yanlış takip yolu seçilirse aylar kaybedilir, ödeme emri usulsüz tebliğ edilirse borçlu süresiz itiraz hakkı kazanır, ihtiyati haciz geç istenirse borçlu malını kaçırır. Pratikte tahsilatı belirleyen şey dava salonundaki belagat değil, doğru anda atılan doğru usul adımıdır. Geniş çerçevede konuya bakmak isterseniz borç tahsili, icra ve haciz işlemleri sayfamız tüm alacak tahsili hizmetlerimizi bir arada toplar.
İcra avukatına kimlerin ihtiyacı var?
İcra avukatına, parasını tahsil edemeyen her alacaklının ihtiyacı vardır: faturasını ödemeyen ticari müşterisi olan şirketler, çeki veya senedi karşılıksız çıkan esnaf, kirasını alamayan ve tahliye de isteyen ev sahibi, icra takibi başlatılmış ve haciz tehdidi altındaki borçlular. Yurt dışındaki bir şirketten Türkiye’deki borçlusunu takip etmek isteyen yabancı alacaklılar ile Türkiye’deki alacağını yurt dışından yönetmek isteyenler de bu işin tarafıdır; bu dosyalarda vekaletname konsolosluk üzerinden alınır ve müvekkilin Türkiye’ye gelmesi gerekmez.
İki tipte borç ayrımı işin temelidir. Ticari alacaklar (fatura, cari hesap, çek, senet, sözleşme bedeli) ile bireysel alacaklar (kira, ödünç para, tazminat) farklı takip yolları ve farklı stratejiler gerektirir. Şirketler arası uyuşmazlıklarda alacak tahsili çoğu zaman daha geniş bir ticari ihtilafın parçasıdır; bu durumda yurt içi ve yurt dışı ticari davalar danışmanlığı hizmetimizle takip ve dava sürecini birlikte yürütüyoruz.
İcra takibine ne zaman avukatla başlamak gerekir?
İcra takibine, borçlunun ödemeyi geciktirdiği ve ödeme niyeti görünmediği an, mal kaçırma riski belirmeden avukatla başlamak gerekir. Borç vadesi geçtiğinde beklenen her gün borçluya mal varlığını gizleme, devretme veya başka alacaklılara öncelik verme zamanı kazandırır. Erken hareket eden alacaklı, ihtiyati haciz ile borçlunun hesaplarını ve taşınmazlarını bloke ederek hem teminat altına alır hem de tahsil baskısı kurar.
Uygulamada en sık karşılaştığımız hata, alacaklının aylarca kendi başına telefonla ve ihtarla borç peşinde koşması, borçlunun bu sürede malını eritmesidir. Karşılıksız çek veya protestolu senet elinizdeyse, cari hesap mutabakatı imzalıysa ya da kira birikmişse dosya tahsile hazırdır. Bu noktada doğru takip yolunu seçmek, alacağın haftalar içinde mi yoksa yıllar içinde mi tahsil edileceğini belirler.
İlamlı icra ile ilamsız icra arasındaki fark nedir?
İlamlı icra, mahkeme kararına (ilama) veya ilam niteliğindeki belgeye dayanan takiptir; ilamsız icra ise herhangi bir belgeye dayanmayan, yalnızca para ve teminat alacakları için açılabilen takiptir. Fark, borçlunun itiraz hakkında ve takibin hızında düğümlenir. İlamsız takipte borçlu, ödeme emrini aldıktan sonra sebep göstermeden itiraz ederek takibi durdurabilir; ilamlı takipte elinizde zaten bir mahkeme kararı olduğu için borçlunun basit itirazı takibi durdurmaz.
İlamsız takibin en yaygın türü genel haciz yoluyla takiptir ve İcra ve İflas Kanunu (İİK) m.42 ve devamına dayanır. Çek, bono ve poliçe gibi kambiyo senetlerine özgü ise daha hızlı ve borçlu lehine itiraz imkanı daraltılmış olan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu vardır (İİK m.167 ve devamı). Dosyanızı incelerken ilk kararımız, elinizdeki belgeye göre en hızlı sonucu verecek takip yolunu seçmektir; yanlış yol seçimi yalnızca zaman değil, harç kaybı da demektir.
Borçlu ödeme emrine itiraz ederse ne olur?
Borçlu, ilamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz ederek takibi durdurabilir (İİK m.62). İtiraz, herhangi bir gerekçe gösterilmeden yapılabilir ve bu durumda takip kendiliğinden durur; alacaklı, durmuş olan takibe yeniden işlerlik kazandırmak için mahkemeye gitmek zorundadır. İşte alacak tahsilinde dosyaların düğümlendiği nokta tam burasıdır ve doğru dava yolunun seçimi belirleyicidir.
Bu noktada iki ayrı yol açılır. Elinizde alacağı belgeleyen yazılı bir delil (sözleşme, fatura, cari hesap ekstresi, çek) varsa, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istiyoruz (İİK m.68); bu yol daha hızlıdır çünkü icra mahkemesi sadece belge üzerinden inceleme yapar. Belge yoksa veya itiraz daha karmaşık bir uyuşmazlığa dayanıyorsa, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açıyoruz (İİK m.67); bu davayı kazandığınızda mahkeme, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına da hükmeder, yani kötü niyetli itirazın bir bedeli olur. Hangi yolun seçileceği, elinizdeki belgenin niteliğine göre dosya açılmadan kararlaştırılır.
İhtiyati haciz alacağı nasıl güvence altına alır?
İhtiyati haciz, henüz takip kesinleşmeden borçlunun mal varlığına mahkeme kararıyla geçici el konulmasıdır ve İİK m.257’ye dayanır. Vadesi gelmiş ve rehinle güvence altına alınmamış bir para alacağı için mahkemeden ihtiyati haciz kararı alıyor, bu kararla borçlunun banka hesaplarını, taşınmazlarını ve araçlarını borçlu daha haberdar olmadan bloke ediyoruz. Amaç, dava ve takip sonuçlanana kadar geçen sürede borçlunun malını kaçırmasını önlemektir.
Dosyalarımızda erken tahsilatı en çok sağlayan adım budur. İhtiyati haciz kararı, borçlunun ticari hayatını fiilen kilitler: bankadaki parası bloke olur, tapuda şerh görünür, araçları satılamaz hale gelir. Bu baskı çoğu dosyada borçluyu, dava daha ilk aşamadayken ödemeye veya makul bir taksitlendirmeye yöneltir. İhtiyati hacizde mahkeme genellikle alacak tutarına oranlı bir teminat ister; teminatın yatırılmasından sonra karar bir hafta içinde infaz edilmek zorundadır, aksi halde düşer. Bu kısa süreleri kaçırmamak, ihtiyati haczin neden avukatla yürütülmesi gereken bir iş olduğunu gösterir.
Haciz ve satış aşaması nasıl işler?
Haciz, kesinleşen takipte borçlunun mallarına el konulması; satış ise haczedilen malların icra dairesi eliyle paraya çevrilmesidir. Takip kesinleştikten sonra borçlunun bankalardaki hesaplarına, maaşına (yasal sınırlar içinde), taşınmazlarına, araçlarına ve üçüncü kişilerdeki alacaklarına haciz koyduruyoruz. Borçlunun mal varlığını tespit için tapu, trafik, banka ve SGK kayıtları üzerinden araştırma yürütüyor, UYAP üzerinden mal varlığı sorgusunu açtırıyoruz.
Haczedilen mal nakit veya banka parası değilse satış aşamasına geçilir. Taşınır ve taşınmazlar, kanunda öngörülen sürelerde açık artırma ile satılır; günümüzde satışlar büyük ölçüde elektronik ortamda yapılmaktadır. Pratikte çoğu dosya satış aşamasına gelmeden çözülür, çünkü haczin kendisi borçlu üzerinde yeterli baskıyı kurar; satış, ancak borçlu hiçbir ödeme iradesi göstermediğinde başvurduğumuz son aşamadır.
Çek ve senet alacağında kambiyo takibi nasıl yürür?
Çek, bono ve poliçe alacaklarında, bu senetlere özgü olan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu izlenir (İİK m.167 ve devamı) ve bu yol genel takipten daha hızlı, borçlu açısından daha katıdır. Elinizdeki belge kambiyo senedi vasfını taşıyorsa, borçlunun itiraz imkanı sınırlanır: borçlu, ödeme emrine itirazını icra mahkemesine yapmak zorundadır ve kural olarak itiraz takibi kendiliğinden durdurmaz, mahkeme ayrıca durdurma kararı vermedikçe takip işlemeye devam eder.
Burada uygulama detayı belirleyicidir. Çekin karşılıksız olduğunu gösteren banka şerhi, senedin vade ve düzenleme tarihlerinin doğruluğu, ciro zincirinin kesintisizliği dosya açılmadan kontrol edilir; bu unsurlardan birindeki eksiklik kambiyo vasfını düşürür ve baştan hız avantajını kaybedersiniz. Dosyalarımızda senedi takibe koymadan önce bu kontrolü yapıyor, gerekiyorsa eş zamanlı ihtiyati haciz ile borçlunun hesaplarını da bloke ediyoruz.
Kira alacağında tahliye ve takip birlikte nasıl istenir?
Kira alacağında, ödenmeyen kira için icra takibi ile kiracının tahliyesi tek bir takipte birlikte istenebilir; buna ilamsız tahliye (kira borcundan dolayı tahliye) yolu denir ve İİK m.269 ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun kira hükümlerine dayanır. Kiracıya, ödeme emriyle birlikte otuz günlük (konut ve çatılı işyeri kiralarında) ödeme süresi tanınır; kiracı bu süre içinde birikmiş kirayı ödemezse, hem alacağı tahsil ediyor hem de icra mahkemesinden tahliye kararı alıyoruz.
Kira artışına ilişkin yaygın bir yanlış bilgiyi de düzeltelim: konut kiralarında bir dönem uygulanan yüzde yirmi beş tavan 1 Temmuz 2024’te sona ermiştir ve 2026 itibarıyla geçerli değildir. Bugün hem konut hem işyeri kiralarında yıllık artış üst sınırı, sözleşmenin yenilenme tarihinden önceki ay açıklanan on iki aylık TÜFE ortalamasıdır (TBK m.344). Kira tahliyesinin başka bir yolu da, kiraya verenin gereksinimi veya yeniden inşa gibi sebeplere dayanan tahliye davasıdır (TBK m.350); hangi yolun sizin durumunuza uyduğunu sözleşme ve ödeme geçmişinize bakarak belirliyoruz.
İcra takibi ne kadar sürer ve maliyeti nasıl belirlenir?
İcra takibinin süresi, borçlunun itiraz edip etmemesine ve mal varlığının durumuna bağlıdır. İtirazsız bir takipte ödeme emrinin kesinleşmesi ve haciz aşamasına geçilmesi haftalar içinde mümkündür; borçlu itiraz ederse, itirazın iptali veya kaldırılması süreciyle birlikte tahsil birkaç aya, belge durumuna göre daha uzun süreye yayılabilir. İhtiyati haciz ile başlanan dosyalarda blokaj ilk günlerde sağlanır, bu da tahsil süresini fiilen kısaltır.
Ücretlendirmede ilkemiz şeffaflıktır: vekalet ücretini en baştan, her şey dahil tek rakam olarak veriyoruz. Takip harçları, dosya masrafları, tahsil aşamasındaki giderler ve avukatlık ücreti tek bir çerçevede netleşir; süreç ilerledikçe karşınıza sürpriz kalem çıkmaz. Ticari alacak dosyalarında, tahsil edilen tutara bağlı bir başarı bileşeni ile sabit ücreti birleştiren yapıyı da kullanabiliyoruz. Kamuya açık fiyat listesi yayınlamıyoruz; dosyanızın niteliğini gördüğümüzde net rakamı yazılı olarak iletiyoruz. Ayrıca takibi kesinleşen dosyalarda kanun, borçluyu nispi vekalet ücretiyle de yükümlü kılar, yani avukatlık ücretinin önemli bir kısmı kural olarak borçludan tahsil edilir.
İcra ve alacak tahsilinde sık yapılan hatalar
- Aylarca beklemek. Borçluya tanınan her gün, mal kaçırma fırsatıdır. Vade geçtiğinde ihtiyati haciz seçeneğini değerlendirmeden beklemek en pahalı hatadır.
- Yanlış takip yolu seçmek. Kambiyo senedini genel haciz yoluyla takibe koymak, hız ve itiraz avantajını baştan kaybettirir.
- Ödeme emrini özensiz tebliğ ettirmek. Usulsüz tebligat, borçluya süresiz itiraz ve takibi geriye çekme imkanı verir.
- İtiraz süresini kaçırmak. Alacaklı tarafta itirazın iptali için bir yıllık, kaldırılması için altı aylık süreler hak düşürücüdür; kaçırıldığında o dosyada o yol kapanır.
- Mal varlığı araştırmasını atlamak. Borçlunun nereye haciz konacağı bilinmeden açılan takip, kağıt üzerinde kalır.
- Belgeyi kontrol etmeden takibe koymak. Eksik ciro, hatalı vade veya geçersiz mutabakat, en güçlü dosyayı bile zayıflatır.
Resmi Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi – İcra ve İflas Kanunu ile Türk Borçlar Kanunu’nun güncel metinleri.
- T.C. Adalet Bakanlığı – adli teşkilat ve icra daireleri hakkında resmi bilgi.
- UYAP Vatandaş Portalı – icra dosyalarınızın durumunu ve safahatını çevrimiçi takip.
İlgili Sayfalar
- Borç tahsili, icra ve haciz işlemleri – alacak tahsili hizmetlerimizin genel çerçevesi.
- Yurt içi ve yurt dışı ticari davalar danışmanlığı – şirketler arası alacak ve ihtilaflarda dava ve takip yönetimi.
- İstanbul avukat – büromuzun tüm hizmet alanları.
- Av. Serkan Kara – kurucu avukat profili ve uzmanlık alanları.
Sıkça Sorulan Sorular
İcra takibi başlatmak için elimde mutlaka mahkeme kararı olması gerekir mi?
Hayır. Para ve teminat alacakları için, herhangi bir belgeye dayanmadan ilamsız icra takibi başlatabilirsiniz; mahkeme kararı veya senet şart değildir. Mahkeme kararınız (ilam) varsa ilamlı takip daha hızlıdır çünkü borçlunun basit itirazı takibi durdurmaz. Elinizdeki belgeye göre en hızlı yolu dosya açılmadan belirliyoruz.
Borçlu ödeme emrine itiraz ederse alacağımı tahsil edemez miyim?
Tahsil edersiniz, ancak bir ek adım gerekir. Borçlunun yedi gün içindeki itirazı takibi durdurur (İİK m.62); biz de elinizdeki belgeye göre ya icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını (İİK m.68) ya da genel mahkemede itirazın iptalini (İİK m.67) istiyoruz. Kötü niyetli itirazda mahkeme, alacağın en az yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatına da hükmedebilir.
İhtiyati haciz için borçluya önceden haber verilir mi?
Hayır. İhtiyati haczin etkisi, borçlu haberdar olmadan uygulanmasından gelir (İİK m.257). Mahkemeden kararı aldıktan sonra borçlunun banka hesaplarını, taşınmazlarını ve araçlarını o daha tedbir almadan bloke ediyoruz. Bu sürpriz etkisi, borçlunun malını kaçırmasını engeller ve çoğu dosyada erken ödemeyi sağlayan asıl baskıdır.
Çekim karşılıksız çıktı, ne yapmalıyım?
Karşılıksız çekte kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile hızlı takip başlatıyoruz (İİK m.167 ve devamı); bu yolda borçlunun itiraz imkanı sınırlıdır ve kural olarak itiraz takibi kendiliğinden durdurmaz. Bankadaki karşılıksızlık şerhini ve çekin unsurlarını takipten önce kontrol ediyor, eş zamanlı ihtiyati haciz ile borçlunun hesaplarını da bloke ediyoruz.
Kiracım kira ödemiyor, hem parayı alıp hem tahliye edebilir miyim?
Evet, ikisini tek takipte birlikte isteyebilirsiniz. Ödenmeyen kira için ilamsız tahliye yolu ile takip açıyoruz; kiracıya konut ve çatılı işyerinde otuz günlük ödeme süresi tanınır, ödemezse birikmiş kirayı tahsil ediyor ve icra mahkemesinden tahliye kararı alıyoruz. Sözleşmenize göre TBK m.350 kapsamında ayrı bir tahliye davası seçeneği de değerlendirilebilir.
Borçlunun hiç malı yoksa takip işe yarar mı?
Borçlunun bilinen malı görünmese bile takip değersiz değildir. Tapu, trafik, banka ve SGK kayıtları üzerinden mal varlığı araştırması yürütüyor, üçüncü kişilerdeki alacaklarını ve maaşını (yasal sınırlar içinde) hacze konu ediyoruz. Borç zamanaşımına uğramaması için takibi diri tutuyor, borçlunun ileride edineceği mallar için dosyayı hazır bekletiyoruz.
İstanbul dışındaki bir borçluyu da takip edebilir misiniz?
Evet. İstanbul’daki icra dairelerinden başlattığımız takiplerde, borçlunun Türkiye’nin neresinde olduğundan bağımsız olarak haciz ve tebligat işlemlerini ilgili yer icra daireleri üzerinden yürütüyoruz. Yurt dışındaki alacaklılar için süreci uzaktan yönetiyoruz; vekaletname konsolosluk aracılığıyla alınır ve Türkiye’ye gelmeniz gerekmez.
Avukatlık ücretini en sonunda mı öğreniyorum?
Hayır. Ücreti en baştan, her şey dahil tek rakam olarak yazılı veriyoruz; harç, dosya masrafı ve avukatlık ücreti tek çerçevede netleşir ve sonradan sürpriz kalem çıkmaz. Ayrıca takibi kesinleşen dosyalarda kanun gereği borçlu da nispi vekalet ücretiyle yükümlü olduğundan, ücretin önemli bir kısmı kural olarak borçludan tahsil edilir.
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Her icra dosyası kendi belgelerine ve borçlunun durumuna göre değerlendirilir. Son güncelleme: 14 Haziran 2026.
Alacağınızı tahsil etmeye bugün başlayalım
Ödenmeyen bir faturanız, karşılıksız bir çekiniz, birikmiş kiranız veya tahsil edemediğiniz bir alacağınız varsa, dosyanızı incelemek ve en hızlı tahsil yolunu net bir teklifle ortaya koymak için bize yazın. Belgelerinizi ilettiğinizde, hangi takip yolunun uygun olduğunu, ihtiyati hacizle erken blokajın mümkün olup olmadığını ve her şey dahil ücreti aynı gün yazılı olarak bildiriyoruz. İcra ve alacak tahsili sürecinizi baştan sona, kurucu avukatımız Av. Serkan Kara takibinde yürütüyoruz.
