İstanbul Miras Avukatı: Veraset, Tenkis, İzale-i Şuyu ve Yabancı Unsurlu Miras

İstanbul miras avukatı, ölüm sonrası ortaya çıkan tüm hukuki süreçleri tek elden yürüten avukattır: mirasçılık belgesinin (veraset ilamı) çıkarılması, terekenin (mirasın) tespiti, saklı payı ihlal edilen mirasçılar için tenkis davası, mirastan mal kaçırmaya karşı muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası, mirasın reddi ve ortak taşınmazların satışı yoluyla paylaşımı için izale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davası. İstanbul’da terekenin büyük bölümü taşınmaz olduğundan, miras uyuşmazlıkları çoğunlukla tapu ve değerleme boyutuyla iç içe geçer. Serka Hukuk Bürosu olarak bu dosyaları İstanbul başta olmak üzere Türkiye genelinde yürütüyor, yurtdışında yaşayan mirasçıların ve yabancı unsurlu terekelerin süreçlerini vekâletle uzaktan tamamlıyoruz.

Aşağıda her bir miras davasının hangi mahkemede, hangi sürede ve hangi belgelerle yürüdüğünü; saklı pay ile tenkisin nasıl hesaplandığını ve uygulamada en çok hata yapılan noktaları somut prosedürle anlattık.

Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) nasıl ve nereden alınır?

Mirasçılık belgesi, kimlerin hangi oranda mirasçı olduğunu gösteren resmî belgedir ve uyuşmazlık yoksa noterden, yabancılık unsuru veya itiraz varsa sulh hukuk mahkemesinden alınır. Banka hesaplarına, tapu intikaline ve şirket payı devrine erişmek için bu belge zorunludur. Noterden talep edildiğinde aynı gün düzenlenebilir; mahkeme yoluyla istendiğinde nüfus kayıtlarının celbi nedeniyle birkaç hafta sürebilir.

Uygulamada en sık karşılaştığımız sorun, yurtdışında ölen veya yabancı uyruklu murislerde nüfus kaydının Türk sistemiyle eşleşmemesidir. Bu dosyalarda mirasçılık belgesini noterden değil mahkemeden çıkarmak gerekir; yabancı resmî belgelerin apostil şerhli ve yeminli tercümeli sunulması şarttır. Mirasçılık belgesindeki pay oranı yanlış yazıldığında sonraki tüm intikal işlemleri sakatlandığı için, belgeyi tapu ve banka işlemine başvurmadan önce baştan doğru kurguluyoruz.

Yasal miras payları ve saklı pay nedir?

Yasal miras payı, mirasçıların kanun gereği terekeden aldıkları orandır; saklı pay ise bu payın, murisin tasarruflarıyla dahi ortadan kaldırılamayan kanunen korunan asgari kısmıdır. Türk Medeni Kanunu m.495 ve devamı zümre sistemini düzenler: önce altsoy (çocuklar, torunlar), yoksa anne-baba ve onların altsoyu, yoksa büyükanne-büyükbaba mirasçı olur; sağ kalan eş her zümreyle birlikte değişen oranda mirasçıdır.

Saklı pay TMK m.505 ve m.506’da düzenlenmiştir ve yalnızca altsoy, anne-baba ile sağ kalan eş için tanınır; örneğin altsoyun saklı payı yasal miras payının belirli bir oranıdır. Saklı payı ihlal eden ölüme bağlı tasarruflar (vasiyetname) ya da sağlararası karşılıksız kazandırmalar, mirasçının açacağı tenkis davasıyla bu sınıra kadar indirilir. Oranları hesaplarken murisin ölüm tarihindeki net tereke değerini ve geriye dönük kazandırmaları birlikte değerlendiriyoruz; bu hesap, davanın kazanılıp kazanılmayacağını belirleyen en kritik aşamadır.

Saklı payı ihlal edilen mirasçı tenkis davasını nasıl açar?

Tenkis davası, murisin saklı payı aşan tasarruflarının yasal sınıra indirilmesi için saklı paylı mirasçı tarafından açılan davadır ve dayanağı Türk Medeni Kanunu m.560’tır. Dava, asliye hukuk mahkemesinde görülür; davalı, lehine kazandırma yapılan kişidir. Mirasçı saklı payının zedelendiğini öğrendikten itibaren yasal süre içinde dava açmazsa hakkını kaybedebileceği için, süre takibi dosyanın açılış anından itibaren önceliğimizdir.

Pratikte tenkis ile muris muvazaası çoğu zaman birlikte değerlendirilir: muris taşınmazı görünüşte satış gösterip aslında bağışladıysa önce muvazaa, satış gerçekse fakat saklı payı zedeliyorsa tenkis devreye girer. Dosyayı açarken her iki ihtimali de kapsayan terditli (kademeli) talep kuruyor, bilirkişi değerlemesini terekenin gerçek rayiç değeri üzerinden zorluyoruz.

Mirasın reddi (reddi miras) hangi sürede yapılır?

Mirasın reddi, mirasçının borca batık veya istemediği bir terekeyi reddetmesidir ve Türk Medeni Kanunu m.605 uyarınca mirasın açıldığını öğrenmeden itibaren üç ay içinde yapılır. Ret beyanı, murisin son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yazılı veya sözlü olarak bildirilir; süre hak düşürücüdür ve kaçırıldığında mirasçı terekeyi kayıtsız kabul etmiş sayılır.

Terekenin borca batık olduğu açıksa ayrıca dava açmaya gerek kalmadan reddedilmiş sayıldığı haller de vardır; ancak uygulamada en pahalı hata, üç aylık süreyi beklerken mirasçı sıfatıyla terekeye ilişkin işlem yapıp (örneğin murisin hesabından ödeme almak) reddi imkânsız hale getirmektir. Borçlu bir tereke söz konusuysa, mirasçıları daha ilk görüşmede hiçbir tasarrufta bulunmamaları yönünde uyarıyor, ret dilekçesini süre dolmadan veriyoruz.

Tereke tespiti davası ne işe yarar?

Tereke tespiti, murisin ölüm anındaki tüm mal varlığının (taşınmaz, banka hesabı, araç, şirket payı, borç) resmî olarak belirlenmesi ve gerektiğinde defterinin tutulması işlemidir. Sulh hukuk mahkemesinden istenir ve özellikle mirasçılar arasında güvensizlik olduğunda ya da terekenin bir kısmının gizlendiğinden şüphelenildiğinde başvurulur. Mahkeme bankalara, tapuya ve trafik kaydına müzekkere yazarak varlıkları tek tek tespit eder.

Bu dava, paylaşım ve tenkis hesabının sağlam bir temele oturması için adeta haritadır. Tereke tam tespit edilmeden açılan paylaşım davaları, sonradan ortaya çıkan varlıklar yüzünden yeniden açılmak zorunda kalır; bu nedenle uyuşmazlıklı dosyalarda önce tespiti tamamlıyor, sonra paylaşıma geçiyoruz.

Vasiyetname iptali davası hangi hallerde açılır?

Vasiyetname, murisin ölüme bağlı tasarrufudur; geçerli kurulmamışsa, murisin ehliyeti yoksa, irade sakatlığı (hata, hile, korkutma) varsa veya saklı payı ihlal ediyorsa mirasçı tarafından iptali ya da tenkisi istenebilir. İptal davası asliye hukuk mahkemesinde görülür; vasiyetnamenin geçerliliğine yönelik itirazlar belirli süreler içinde ileri sürülmelidir.

Uygulamada el yazılı vasiyetnamelerin şekil şartları (baştan sona el yazısı, tarih, imza) sıklıkla eksik olur; resmî vasiyetnamelerde ise murisin fiil ehliyeti sağlık kayıtlarıyla tartışılır. Vasiyetname dosyalarında, iptal mümkün değilse saklı pay üzerinden tenkis talebini yedekte tutarak müvekkilin hakkını birden çok hukuki zeminde koruyoruz.

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası nasıl işler?

İzale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davası, mirasçıların ortak maliki olduğu taşınmazın aynen taksimi mümkün değilse satış yoluyla paylaştırılması için açılan davadır ve sulh hukuk mahkemesinde görülür. Mirasçılardan herhangi biri bu davayı açabilir; mahkeme taşınmazın bölünebilir olup olmadığını bilirkişiyle belirler, bölünemiyorsa açık artırmayla satıp bedeli paylar arasında dağıtır.

İstanbul’da terekenin ağırlıklı olarak gayrimenkulden oluşması nedeniyle en sık başvurulan dava türlerinden biri budur. Pratikte satışın icra müdürlüğü eliyle düşük bedelle gerçekleşmesini engellemek için, müvekkil lehine taşınmazı muhdesat (üzerindeki yapı) ve imar durumuyla birlikte gerçek rayiçten değerletmeye, mümkünse mirasçılar arası anlaşmalı devirle satışı önlemeye çalışıyoruz. Tapu ve değerleme boyutu ağır basan bu davaları gayrimenkul hukuku ve tapu işlemleri ekibimizle birlikte yürütüyoruz.

Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) nasıl ispatlanır?

Muris muvazaası, murisin mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla taşınmazını görünüşte satış gösterip gerçekte bağışlamasıdır; bu durumda mirasçı, tapudaki satışın muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptal ve tescil davası açar. Dava asliye hukuk mahkemesinde görülür ve mirasçı, görünürdeki sözleşmenin (satışın) muvazaalı, gizli sözleşmenin (bağışın) ise geçerli olduğunu ispatlamaya çalışır.

İspatın kalbi, murisin gerçek iradesinin satış değil bağış olduğunu gösteren delillerdir: alıcının satış bedelini ödeyecek mali gücünün bulunmaması, devir tarihindeki rayiç ile tapudaki bedel arasındaki uçurum, devrin belirli bir mirasçıyı dışlamak için yapılması ve tanık beyanları. Dosyalarımızda bedel akışını banka kayıtlarıyla, ödeme gücünü vergi ve gelir kayıtlarıyla zincirleme kuruyor; tapu kütüğündeki tarihsel devirleri baştan tarayarak hangi taşınmağın muvazaa kapsamına girdiğini önceden belirliyoruz. Bu, miras hukukunun en teknik ve en çok kazanan-kaybeden ayrımının yapıldığı alanıdır.

Yurtdışındaki mirasçılar ve yabancı unsurlu miras dosyaları nasıl yürür?

Yurtdışında yaşayan mirasçılar Türkiye’ye gelmeden, düzenleyecekleri vekâletnameyle tüm miras sürecini avukatları aracılığıyla yürütebilir. Yabancı ülkede düzenlenen vekâletname, vasiyetname ve nüfus belgeleri Türk makamlarınca kabul edilmesi için apostil şerhli (Lahey Sözleşmesi’ne taraf ülkeler için) veya konsolosluk onaylı, ardından yeminli tercümeli olmalıdır. Yabancı unsurlu terekede hangi ülke hukukunun uygulanacağı, taşınmazlar bakımından Türk hukuku, taşınırlar bakımından murisin millî hukuku ekseninde belirlenir.

Bu dosyalarda en sık takılma noktası tebligattır: yurtdışındaki davalı mirasçıya uluslararası tebligat aylar sürebilir ve usulüne uygun yapılmazsa karar bozulur. Yurtdışındaki müvekkillerimiz için vekâletnameyi en baştan tüm miras işlemlerini kapsayacak şekilde hazırlatıyor, yabancı belgelerin apostil ve tercüme zincirini biz koordine ederek mirasçının seyahat etmesine gerek bırakmıyoruz. Yabancı unsurun aile ilişkisinden doğduğu (boşanma, evlilik, soybağı) dosyalarda aile hukuku ve boşanma davaları tarafıyla birlikte ilerliyoruz.

Miras davalarında süreç, süre ve ücret nasıl belirlenir?

Miras davalarının süresi davanın türüne ve terekenin niteliğine göre değişir: mirasçılık belgesi günler içinde, mirasın reddi üç aylık süre içinde tamamlanırken; tenkis, muris muvazaası ve izale-i şuyu davaları bilirkişi ve keşif gerektirdiğinden çoğunlukla aylar ile bir-iki yıl arasında sonuçlanır. Süre, bilirkişi raporlarının sayısına, taşınmaz sayısına ve istinaf/temyiz aşamasına göre uzayabilir.

Ücretlendirmede ilkemiz şeffaflıktır. Dosyayı baştan değerlendirir, kapsamı netleştirir ve her şey dahil sabit bir vekâlet ücretini en başta yazılı olarak veririz; sonradan sürpriz masraf çıkmaz. Kamuya açık bir fiyat listesi yayınlamıyoruz çünkü her terekenin taşınmaz sayısı, mirasçı sayısı ve uyuşmazlık derinliği farklıdır; rakamı dosyanıza özgü ve net olarak ilk görüşmede paylaşıyoruz. Mahkeme harcı, bilirkişi avansı gibi resmî kalemler ayrıca açıkça gösterilir.

Miras dosyalarında en sık yapılan hatalar

  • Reddi miras süresini kaçırmak: üç aylık süre dolduktan sonra borçlu tereke kayıtsız kabul edilmiş sayılır; bu süre hak düşürücüdür.
  • Mirasçılık belgesini eksik çıkarmak: yurtdışı veya yabancı uyruklu muriste noterden alınan belge yetersiz kalır, mahkeme yolu gerekir.
  • Tenkis ve muvazaayı ayrı dosyalarda açmak: ikisini terditli tek davada kurmak hem süre hem maliyet açısından doğru stratejidir.
  • Tereke tespit edilmeden paylaşıma geçmek: sonradan çıkan varlık davanın yeniden açılmasına yol açar.
  • İzale-i şuyuda taşınmazı düşük bedelle sattırmak: gerçek rayiç değerleme zorlanmazsa açık artırmada değer kaybı yaşanır.
  • Yurtdışı belgelerini apostilsiz/tercümesiz sunmak: Türk mahkemesi kabul etmez, dosya uzar.

Ne zaman miras avukatına başvurmalısınız?

Ölüm sonrası terekeye taşınmaz, banka hesabı veya şirket payı giriyorsa; saklı payınızın murisin sağlığında yaptığı devirlerle zedelendiğinden şüpheleniyorsanız; mirasçılar arasında ortak taşınmazın paylaşımında anlaşmazlık varsa; tereke borca batıksa ya da yurtdışında yaşıyor ve Türkiye’deki mirasınıza erişemiyorsanız avukata başvurmanız gerekir. Özellikle reddi mirasta üç aylık süre ve tenkis/muvazaada delillerin zamanla kaybolması nedeniyle, ölüm anından kısa süre sonra hukuki danışmanlık almak hak kaybını önler.

Resmî Kaynaklar

İlgili Sayfalar

Sıkça Sorulan Sorular

Mirasçılık belgesi noterden mi mahkemeden mi alınır?

Mirasçılar ve oranları açıksa mirasçılık belgesi noterden aynı gün alınabilir. Ancak yabancı uyruklu veya yurtdışında ölen muris, nüfus kaydında uyuşmazlık ya da itiraz varsa belge sulh hukuk mahkemesinden çıkarılır. Mahkeme yolu birkaç hafta sürer çünkü nüfus kayıtları resmî olarak celbedilir.

Reddi miras için süre ne kadar ve kaçırırsam ne olur?

Mirasın reddi, Türk Medeni Kanunu m.605 uyarınca mirasın açıldığını öğrenmeden itibaren üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine bildirilir. Bu süre hak düşürücüdür; kaçırılırsa mirasçı terekeyi tüm borçlarıyla kayıtsız kabul etmiş sayılır. Borçlu tereke söz konusuysa bu üç ay içinde hiçbir tasarrufta bulunmamak çok önemlidir.

Saklı pay nedir, hangi mirasçılara tanınır?

Saklı pay, mirasçının yasal payının murisin tasarruflarıyla dahi elinden alınamayan kanunen korunan asgari kısmıdır ve Türk Medeni Kanunu m.505-506’da düzenlenir. Yalnızca altsoy (çocuklar, torunlar), anne-baba ve sağ kalan eş saklı paya sahiptir. Saklı payı zedeleyen kazandırmalar tenkis davasıyla yasal sınıra indirilir.

Babam evi kardeşime tapudan sattı, hakkımı alabilir miyim?

Satış gerçekte bağışı gizliyorsa bu muris muvazaasıdır ve tapu iptal-tescil davası açarak payınızı geri alabilirsiniz. İspat için alıcının ödeme gücü olmadığı, tapudaki bedelin gerçek rayicin çok altında olduğu ve devrin sizi dışlamak için yapıldığı gösterilir. Satış gerçekse fakat saklı payınızı zedeliyorsa tenkis davası devreye girer.

İzale-i şuyu davasında taşınmaz mutlaka satılır mı?

Hayır. Mahkeme önce taşınmazın aynen taksiminin mümkün olup olmadığını bilirkişiyle değerlendirir. Bölünebiliyorsa paylar ayrılır; bölünemiyorsa açık artırmayla satılıp bedel mirasçılara dağıtılır. Mirasçılar dava sürerken kendi aralarında anlaşıp devir yaparak satışı önleyebilir; bu çoğu zaman daha yüksek değer sağlar.

Yurtdışında yaşıyorum, Türkiye’ye gelmeden miras işlemlerimi yürütebilir miyim?

Evet. Bulunduğunuz ülkede tüm miras işlemlerini kapsayan bir vekâletname düzenleyerek süreci avukatınız aracılığıyla yürütebilirsiniz. Vekâletname apostil şerhli veya konsolosluk onaylı ve yeminli tercümeli olmalıdır. Belgelerin apostil ve tercüme koordinasyonunu üstlenerek seyahat etmenize gerek bırakmıyoruz.

Tenkis davası ne kadar sürer?

Tenkis davaları bilirkişi değerlemesi, keşif ve çoğunlukla istinaf aşaması gerektirdiği için genellikle aylar ile bir-iki yıl arasında sonuçlanır. Süre, terekedeki taşınmaz sayısına, geriye dönük kazandırmaların hesabının karmaşıklığına ve karşı tarafın itirazlarına göre değişir. Dosyayı baştan eksiksiz delillendirmek süreci kısaltır.

Yabancı uyruklu murisin Türkiye’deki taşınmazına hangi ülke hukuku uygulanır?

Türkiye’de bulunan taşınmazlar bakımından kural olarak Türk hukuku uygulanır; taşınırlar ve genel miras ilişkileri bakımından ise murisin millî hukuku gündeme gelebilir. Bu nedenle yabancı unsurlu terekelerde taşınmaz intikali Türk mahkemesi ve tapu sicili üzerinden yürür. Yabancı vasiyetname ve belgeler apostil ve tercümeyle Türk hukukuna uyarlanır.

Değerlendirme ve İletişim

Miras dosyanızı somut belgelerle değerlendirip atılması gereken adımları ve her şey dahil sabit vekâlet ücretini en baştan net olarak paylaşıyoruz. İstanbul’daki ofisimizden Türkiye geneli ve yurtdışındaki mirasçılar için dosya yürütüyoruz. Sürelerin kaçmaması ve delillerin korunması için, miras uyuşmazlığınız netleştiği anda Av. Serkan Kara ve ekibiyle iletişime geçerek dosyanızı değerlendirmeye alın.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Her miras dosyası kendi belgeleri ve mahkeme uygulaması ışığında değerlendirilmelidir. Son güncelleme: 14 Haziran 2026.