Aile Hukuku ve Boşanma Davaları Avukatlığı

Aile Hukuku ve Boşanma Davaları Avukatlığı

Serka Hukuk Bürosu olarak aile hukukunun tüm uyuşmazlık alanlarında müvekkillerimizi temsil ediyoruz. Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davalarını yürütüyoruz; nafaka, velayet ve kişisel ilişki taleplerini hazırlıyor, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesini ve katkı payı alacaklarını tahsil ediyoruz. Maddi ve manevi tazminat taleplerini ileri sürüyor, aile konutu şerhi koyduruyor, evlat edinme ve soybağı (nesep) davalarını açıyoruz. Şiddet veya tehdit hâlinde 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı alıyor; yurtdışında verilmiş boşanma kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizini sağlıyoruz. Yabancı eşli ve birden çok ülkeye bağlı ailelerin sınır ötesi aile hukuku sorunlarını da tek elden yönetiyoruz.

Aile hukuku avukatlığı hizmeti kimler için?

Aile hukuku temsili, evlilik birliğini sonlandırmak isteyen ya da boşanmanın mali ve çocuğa ilişkin sonuçlarını çözmek zorunda kalan herkes içindir. Çekişmeli boşanmada hak kaybı yaşamak istemeyen eşler, nafaka ve velayet konusunda anlaşamayan ebeveynler, mal rejiminin tasfiyesinde alacağını korumak isteyenler, şiddet gören aile bireyleri ve yurtdışında boşanıp kararını Türkiye’de geçerli kılmak isteyen yabancı uyruklu veya gurbetçi müvekkiller bu hizmetin tipik tarafıdır.

  • Anlaşmalı boşanma protokolünü güvenli biçimde düzenlemek isteyen çiftler
  • Aldatma, terk, şiddet veya geçimsizlik nedeniyle çekişmeli boşanma açacak eşler
  • Nafaka miktarına itiraz eden veya artırım/azaltım isteyen taraflar
  • Velayet, kişisel ilişki ve çocuğun yurtdışına çıkarılması konusunda uyuşmazlık yaşayan ebeveynler
  • Mal rejimi tasfiyesinde katılma alacağını veya katkı payını talep edenler
  • Yurtdışında verilmiş boşanma, velayet veya nafaka kararını Türkiye’de geçerli kılmak isteyen yabancı eşli aileler ve yurtdışı yerleşik vatandaşlar

Aile hukukunda ne zaman avukatla çalışmak gerekir?

Avukatla çalışmanın doğru zamanı, dava açılmadan önce, henüz tek bir dilekçe verilmemişken başlar. Boşanma davasında ilk dilekçede ileri sürülmeyen vakıalar ve istenmeyen talepler sonradan dosyaya eklenemediği için, tazminat, nafaka ve mal rejimi alacaklarının daha en başta doğru hesaplanıp talep edilmesi gerekir. Anlaşmalı boşanmada protokoldeki tek bir eksik madde, dava bittikten sonra yeni bir alacak davası açma zorunluluğu doğurur. Uygulamada en sık karşılaştığımız hak kaybı, kendi başına açılan davada delil ve talep hatasının düzeltilememesidir.

Boşanma davası avukatlığında ne yapıyoruz: anlaşmalı ve çekişmeli süreç

Boşanma davalarında hem anlaşmalı hem çekişmeli süreci, davanın açıldığı aile mahkemesi nezdinde baştan sona yürütüyoruz. Anlaşmalı boşanmada tarafların evlilik birliğini, mali sonuçları ve çocukların durumunu düzenleyen protokolü hazırlıyor; çekişmeli boşanmada ise vakıaları, delilleri ve talepleri tek bir dilekçede eksiksiz topluyoruz. Tüm davalar aile mahkemesinde, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinin aile mahkemesi sıfatıyla görülür.

Türk Medeni Kanunu, anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve tarafların hâkim önünde özgür iradeyle anlaşmayı doğrulaması şartını arar. Bu durumda hâkim, mali sonuçlar ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi uygun bulursa kararı tek celsede verebilir. Çekişmeli boşanmada ise dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması başta olmak üzere kanunda sayılan sebeplere dayanır; zina, hayata kast ve onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığı özel boşanma sebepleri olarak ileri sürülür.

Pratikte çekişmeli dosyanın kaderini belirleyen şey, kusurun ispatıdır. Tanık listesini, mesaj ve kayıt delillerini, banka ve tapu kayıtlarını, sosyal hizmet ve pedagog raporlarını dosyaya hangi sırayla ve hangi gerekçeyle sunacağımızı en baştan planlıyoruz. Boşanmanın hukuki çerçevesini ve genel sürecini ayrıntılı incelemek isterseniz boşanma davası rehberimizi okuyabilir, İstanbul’daki temsil sürecimiz için İstanbul boşanma avukatı sayfamıza göz atabilirsiniz.

Nafaka ve velayet uyuşmazlıklarını nasıl yürütüyoruz?

Nafaka ve velayet, boşanma davasının en çok itiraz edilen iki başlığıdır ve her ikisini de ayrı birer hukuki mücadele olarak ele alıyoruz. Türk Medeni Kanunu dört ayrı nafaka türü tanır: tedbir nafakası (dava süresince), iştirak nafakası (çocuk için), yoksulluk nafakası (boşanma yüzünden yoksulluğa düşen eş için) ve yardım nafakası (yakın hısımlar arasında). Miktar, tarafların ekonomik gücü ve çocuğun ihtiyaçları gözetilerek belirlenir; koşullar değiştiğinde artırım, azaltım veya kaldırma davası açılabilir.

Velayette mahkemenin tek ölçütü çocuğun üstün yararıdır; ebeveynin maddi gücü tek başına belirleyici değildir. Dosyalarımızda velayet talebini, çocuğun yaşına ve bağına uygun bir kişisel ilişki (görüşme) planıyla birlikte kuruyoruz. Sık karşılaşılan bir hata, idrak çağındaki çocuğun görüşünün dosyaya doğru biçimde yansıtılmamasıdır; mahkeme bu yaştaki çocuğun görüşünü dinler. Çocuğun ortak velayetle yurtdışında yaşadığı veya bir ebeveynin çocuğu yurtdışına götürdüğü durumlarda, uluslararası çocuk kaçırmaya ilişkin sözleşme kapsamındaki iade ve görüşme taleplerini de yürütüyoruz.

Mal rejimi tasfiyesi: katılma alacağı ve katkı payını nasıl tahsil ediyoruz?

Mal rejimi tasfiyesi, boşanmanın çoğu zaman en yüksek mali değer taşıyan ama en çok ihmal edilen ayağıdır. 1 Ocak 2002’den sonra başlayan evliliklerde kanuni mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimidir; eşlerden her biri, diğerinin evlilik içinde edindiği malların yarısı üzerinde katılma alacağına sahiptir. Tasfiye davası boşanmadan ayrı bir dava olarak görülür ve boşanma kararı kesinleşince talep edilebilir hâle gelir.

Uygulamada katılma alacağının yanında, eşin diğer eşe ait mala parasal katkısından doğan katkı payı alacağı ve değer artış payı talepleri de gündeme gelir. Mal rejiminin tasfiyesinde en sık görülen hata, evlilik süresince alınan taşınmaz, araç ve şirket paylarının edinim tarihinin ve finansman kaynağının belgelenmemesidir. Tapu, banka ve ticaret sicili kayıtlarını dava açılmadan toplayıp alacağı doğru kalemler üzerinden hesaplıyoruz. Tasfiye sonucu doğan alacak bir miras hesabıyla iç içe geçtiğinde miras hukuku temsilimizle süreci birlikte yönetiyoruz.

Boşanmada maddi ve manevi tazminat talep edilebilir mi?

Boşanmada tazminat, kusursuz veya daha az kusurlu eşin lehine talep edilebilir. Türk Medeni Kanunu, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz/az kusurlu eşe maddi tazminat; kişilik hakkı saldırıya uğrayan eşe ise manevi tazminat hakkı tanır. Tazminat istemi boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı dava olarak da açılabilir.

Tazminat talebinin temeli, karşı tarafın kusurunun ispatıdır. Bu yüzden tazminat dilekçesini kusur vakıaları, bunların yarattığı maddi kayıp ve manevi zarar arasında somut bir bağ kuracak şekilde yazıyoruz. Pratikte tazminat reddedilen dosyaların çoğunda sorun, talebin geç ileri sürülmesi veya kusurun yalnızca iddia düzeyinde kalıp delillendirilmemesidir.

Aile konutu şerhi ile eşin haklarını nasıl koruyoruz?

Aile konutu şerhi, eşin tapuda yalnız diğer eş adına kayıtlı olan ortak konut üzerinde tek başına tasarrufta bulunmasını engelleyen bir koruma aracıdır. Türk Medeni Kanunu uyarınca, malik olmayan eş tapu kütüğüne aile konutu şerhi koydurabilir; şerh konulduktan sonra konutun satışı, devri veya üzerine ipotek kurulması diğer eşin açık rızası olmadan yapılamaz. Bu, boşanma sürecinde ortak konutun aceleyle elden çıkarılmasına karşı en hızlı önlemdir.

Şerh, tapu müdürlüğüne yapılan başvuruyla veya mahkeme kararıyla işlenir. Boşanma dosyalarımızda, eşin malvarlığını boşanma davası açılır açılmaz tasfiyeden kaçırma ihtimaline karşı aile konutu şerhini ve gerektiğinde tedbir taleplerini erken aşamada gündeme alıyoruz.

Evlat edinme ve soybağı (nesep) davaları

Evlat edinme ve soybağı davaları, aile hukukunun çocuğun hukuki kimliğini doğrudan belirleyen alanıdır. Evlat edinmede mahkeme, küçüğün evlat edinen tarafından bir süre bakılıp eğitilmiş olmasını ve evlat edinmenin küçüğün yararına olmasını arar; eşlerin birlikte evlat edinmesi kural olarak belirli bir evlilik süresine veya yaşa bağlıdır. Soybağının kurulması veya reddi (babalık davası, soybağının reddi davası, tanıma ve nüfus kaydının düzeltilmesi) ise hak düşürücü ve dava sürelerine sıkı sıkıya bağlıdır.

Bu davalarda en sık görülen hata, süresi içinde açılmayan soybağının reddi davasının hak düşürücü süre dolduğu için reddedilmesidir. DNA ve nüfus delillerini, gerekli süre hesaplarıyla birlikte dava açılmadan değerlendiriyoruz.

6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı

Aile içi şiddet veya şiddet tehlikesi hâlinde, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararı alınabilir. Bu kararla şiddet uygulayanın ortak konuttan uzaklaştırılması, mağdura ve çocuklara yaklaşmaması, iletişim kurmaması gibi tedbirlere hükmedilir. Tedbir kararı, mülki amir veya aile mahkemesi hâkiminden, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluktan dahi talep edilebilir.

Koruma kararı talebini boşanma davasından bağımsız olarak ve çok hızlı biçimde yürütüyoruz; karar ilk aşamada delil aranmaksızın, beyana dayanarak verilebilir. Tedbir kararına aykırı davranış, zorlama hapsine kadar varan yaptırımlara tabidir.

Yabancı mahkeme boşanma kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi

Yurtdışında verilmiş bir boşanma kararı, Türkiye’de tanıma veya tenfiz kararı alınmadan nüfus kütüğüne işlenmez ve hukuken geçerli sayılmaz. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) m.50-59, yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizini düzenler. Tanıma, kararın kesin hüküm ve kesin delil olarak kabulü için; tenfiz ise nafaka ve tazminat gibi icra gerektiren sonuçların Türkiye’de uygulanabilmesi için gereklidir.

Bu davalar, yurtdışında yaşayan ve yabancı eşli ailelerin en çok başvurduğu hizmetimizdir. Almanya, ABD, Birleşik Krallık, Körfez ülkeleri ve diğer ülkelerden gelen boşanma kararlarının apostil/onay ve yeminli tercüme süreçlerini tamamlıyor, tanıma-tenfiz davasını müvekkil Türkiye’ye gelmeden vekâletle yürütüyoruz. Uygulamada en sık karşılaştığımız sorun, kararın kesinleşme şerhinin veya usulüne uygun tercümesinin eksik olması nedeniyle dosyanın gereksiz uzamasıdır; bu belgeleri en baştan eksiksiz topluyoruz.

Aile hukuku davalarında süre, mahkeme ve ücret çerçevesi

Aile hukuku davalarının süresi davanın türüne ve niteliğine göre değişir: anlaşmalı boşanma çoğunlukla tek celsede sonuçlanırken, kusur tartışmalı çekişmeli boşanma ve mal rejimi tasfiyesi delil ve bilirkişi aşamaları nedeniyle daha uzun sürer. Tüm davalar aile mahkemesinde görülür; tanıma-tenfiz ise davalının Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa son yerleşim yeri mahkemesinde açılır.

Avukatlık ücretini en baştan, her şey dahil tek bir rakam olarak yazılı şekilde belirliyoruz. Vekâlet ilişkisi kurulurken hangi işlemlerin ücrete dahil olduğunu net biçimde tanımlıyor, süreç içinde sürpriz masraf çıkarmıyoruz. Kamuya açık bir fiyat listesi yayınlamıyoruz; çünkü her dosyanın talep yapısı, taraf sayısı ve yabancılık unsuru ücreti doğrudan etkiler. Değerlendirme görüşmesinde dosyanızı inceledikten sonra şeffaf ve sabit bir ücret sunuyoruz.

Aile hukuku davalarında sık yapılan hatalar

  • Tüm vakıaları ilk dilekçede toplamamak: Boşanma dilekçesinde ileri sürülmeyen kusur vakıaları ve istenmeyen talepler sonradan dosyaya giremez.
  • Anlaşmalı protokolü eksik düzenlemek: Nafaka, velayet, mal paylaşımı ve tazminatı kapsamayan protokol, dava bitince yeni davalar doğurur.
  • Mal rejimi alacağını ihmal etmek: Edinim tarihleri ve finansman kaynağı belgelenmediği için katılma ve katkı payı alacağı kaybedilir.
  • Tazminatı geç istemek veya delillendirmemek: Kusur ispatlanmadan ya da süre geçtikten sonra istenen tazminat reddedilir.
  • Yabancı kararı işletmeye çalışmak: Tanıma-tenfiz alınmadan yurtdışı boşanma kararı Türkiye’de geçersizdir.
  • Aile konutunu korumasız bırakmak: Şerh konulmadığı için ortak konut dava sürerken devredilebilir.

Resmî Kaynaklar

İlgili Sayfalar

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma ne kadar sürer?

Anlaşmalı boşanma, şartlar tamsa çoğunlukla tek celsede sonuçlanır. Bunun için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, tarafların boşanma ve sonuçları üzerinde tam anlaşması ve mali sonuçlarla çocukların durumunu düzenleyen protokolün hâkim tarafından uygun bulunması gerekir. Protokol eksiksizse mahkeme yoğunluğuna göre dava birkaç hafta ile birkaç ay içinde kesinleşebilir.

Çekişmeli boşanmada hangi deliller önemlidir?

Çekişmeli boşanmada belirleyici olan kusurun ispatıdır. Tanık beyanları, mesaj ve yazışma kayıtları, banka ve tapu kayıtları, sosyal inceleme ve pedagog raporları en çok kullanılan delillerdir. Delillerin hukuka uygun elde edilmiş olması ve ilk dilekçede doğru sırayla sunulması, dosyanın sonucunu doğrudan etkiler.

Boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır?

2002 sonrası evliliklerde kanuni rejim edinilmiş mallara katılmadır; her eş, diğerinin evlilik içinde edindiği malların yarısı üzerinde katılma alacağına sahiptir. Tasfiye, boşanma kararı kesinleşince ayrı bir dava ile istenir. Evlilik öncesi mallar ve miras/bağış yoluyla edinilenler kişisel mal sayılır ve paylaşıma girmez.

Velayet anneye mi verilir?

Velayette tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır; cinsiyet ya da ebeveynin maddi gücü tek başına belirleyici değildir. Mahkeme çocuğun yaşını, bağını, ebeveynlerin durumunu ve idrak çağındaysa çocuğun görüşünü değerlendirir. Küçük çocuklarda fiili bakım durumu öne çıksa da her dosya somut koşullarına göre incelenir.

Yurtdışında boşandım, Türkiye’de geçerli mi?

Hayır. Yurtdışında verilmiş boşanma kararı, Türkiye’de tanıma kararı alınmadan nüfusa işlenmez ve hukuken geçerli sayılmaz. Kararın kesinleşme şerhli aslı, apostil/onay ve yeminli tercümesiyle birlikte tanıma davası açılır. Nafaka veya tazminat gibi icra gerektiren sonuçlar için ayrıca tenfiz kararı gerekir.

Boşanma davasını yurtdışından vekâletle açabilir miyim?

Evet. Yurtdışında yaşayan müvekkiller, Türk konsolosluğunda veya yabancı noterde apostilli vekâletname düzenleyerek davayı Türkiye’ye gelmeden yürütebilir. Tanıma-tenfiz ve mal rejimi davalarının büyük bölümü müvekkilin fiziksel katılımı olmadan vekille takip edilir; yalnızca bazı duruşmalarda taraf beyanı gerekebilir.

Nafaka miktarı sonradan değiştirilebilir mi?

Evet. Tarafların ekonomik durumu veya çocuğun ihtiyaçları değiştiğinde nafakanın artırılması, azaltılması ya da kaldırılması için dava açılabilir. Yoksulluk nafakasında yükümlünün gelir kaybı veya alacaklının evlenmesi gibi durumlar; iştirak nafakasında çocuğun büyümesiyle artan ihtiyaçlar tipik değişiklik sebepleridir.

Aile konutu şerhi nasıl konur ve ne işe yarar?

Aile konutu, tapuda yalnız bir eş adına kayıtlı olsa bile, diğer eş tapu müdürlüğüne başvurarak veya mahkeme kararıyla aile konutu şerhi koydurabilir. Şerhten sonra konutun satışı, devri veya ipotek edilmesi diğer eşin açık rızası olmadan yapılamaz. Bu, ortak konutun boşanma sürecinde elden çıkarılmasını önleyen en hızlı korumadır.

Boşanmada tazminat nasıl belirlenir?

Maddi tazminat, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz/az kusurlu eşe; manevi tazminat ise kişilik hakkı saldırıya uğrayan eşe verilir. Miktar, kusurun ağırlığına, tarafların ekonomik durumuna ve zararın niteliğine göre takdir edilir. Talep boşanma davasıyla veya kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde ayrı davayla ileri sürülebilir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez; her dosya kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir. Belirtilen davaların sonucu hakkında garanti verilmez. Son güncelleme: 14 Haziran 2026. Yazar: Av. Serkan Kara.

Aile hukuku veya boşanma uyuşmazlığınızı görüşmek için bizimle iletişime geçin. Dosyanızı inceleyip atılacak adımları ve her şey dahil sabit avukatlık ücretini en baştan net biçimde sunuyoruz. Değerlendirme görüşmesi talep etmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.