Tazminat Davaları Avukatlığı
Tazminat davaları temelde maddi ve manevi olmak üzere iki farklı türü kapsar. Hukuka aykırı eylem veya işlemler sonucunda kişinin maddi zarara uğraması, parasının eksilmesi veya borcunun artması gibi sebepler sonucunda maddi tazminat davası açılabilir. Manevi tazminat davasında ise kişinin yaşadığı korku, üzüntü, acı vb. duygular yaşaması; fiziki, sosyal veya ruhsal değerlerinin zarar görmesi esastır. Maddi ve manevi tazminat davaları aynı anda veya ayrı ayrı açılabilir.
Hangi Durumlarda Maddi Tazminat Davası Açılabilir?
İstanbul uluslararası hukuk avukatı ve başarılı davalarıyla adını duyuran Serka Hukuk Bürosu maddi tazminat davalarında da herkese hukuki destek sağlamaktadır. Maddi tazminat davası şartları arasında en önemli kriter, mal kaybının azalması veya borçların artmasıdır. Yoksun kalınan kar oranı veya mal varlığında gözle görülür kanıtlanabilir azalma maddi tazminat davası açmak için yeterlidir. Maddi tazminat davası açmak için zarara uğrayan kişinin beyanları esas alınır ve gerekli soruşturma yürütülür. Maddi zararda kayba uğrayan değer, somut olarak belirlenebilir. Her maddi tazminat davası için manevi tazminat davası açılmaz.
Türk Borçlar Kanunu’nun 51. Maddesi’ne göre tazminatın miktarı, kapsamı ve ödeme şekli belirlenir. Aynı kanunun 52. Maddesi uyarınca ise maddi tazminatta indirim yapılır. Maddi tazminatta indirim yapılırken umulmayan onaylar, zarar görenin zarara rızası, zarar görenin kusuru vb. faktörler göz önünde bulundurulmaktadır. İstanbul en iyi hukuk büroları ile anlaşma sağlayarak maddi tazminat beklentinizi en avantajlı şekilde alabilirsiniz.
Hangi Durumlarda Manevi Tazminat Davası Açılabilir?
Manevi tazminat davası pek çok konu ve alana yönelik açılabilir. Kişinin hukuka aykırı eylemler sonucunda üzüntü, elem, acı vb. duygulara maruz kalması; vücut bütünlüğünün bozulması; kişilik hakkına saldırı; nişanlının nişan atması sonucunda oluşan zorluklar; özel hayatın gizliliği; evlilik vb. durumlarda manevi tazminat davası görülür. Manevi tazminat davası için İstanbul hukuk bürosu ile anlaşma sağlayabilir veya yaşadığınız yerde ilgili avukatlarla iletişime geçebilirsiniz.
Manevi tazminat miktarı belirlemek hakimin takdirine bırakılmıştır. Bu nedenle manevi tazminat miktarı için net bir rakam verilemez. Manevi tazminat davası çoğu zaman tek başına yeterli olurken vücut bütünlüğü, yaşama hakkı vb. durumlar için maddi tazminat davası da açılabilir.
Maddi Ve Manevi Tazminat Davasının Açılma Nedenleri
Maddi manevi tazminat davası zarara uğrayan kişi tarafından açılabilir. Ayrıca bir kişinin ölümü dolayısıyla zor günler yaşayan birinci derece akrabalar da maddi manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir. Türkiye’de en sık karşılaşılan maddi ve manevi tazminat davası sebepleri şunlardır:
- İşverenin gerekli iş güvenliğini sağlayamaması sonucunda oluşan iş kazaları ve işçinin maddi veya manevi zarara uğraması,
- Trafik kazaları,
- Suç mağdurunun suça bağlı maddi veya manevi zarar görmesi,
- Bireyin kişilik haklarına saldırı,
- Tıbbi Malpraktis veya bilinen ismiyle doktorun hatalı uygulamaları,
- Soybağının reddi sonucunda oluşan maddi ve manevi kayıplar,
- Boşanma sonucunda eşin maddi veya manevi zarara uğraması,
- Sözleşme ihlali yapılması,
- Haksız fiil,
Maddi Manevi Tazminat Davası Zamanaşımı Nedir?
Maddi manevi tazminat davası zamanaşımı, davanın türü ve konusuyla doğrudan ilgilidir. Örneğin, boşanmadan kaynaklanan tazminat davalarında 1 yıl süre tanınmaktadır. Bu süre trafik kazalarında on yıla kadar uzarken ceza davası kaynaklı tazminat davalarında süreç daha farklı ilerler. Kişi, tazminat davası açma hakkını kaybetse bile ceza davası devam ettiği sürece bu hakkını kullanabilir.
Tazminat Davası Süreci Nasıl İlerler?
Tazminat davası süreci yaklaşık bir iki yıla kadar uzayabilir. Bu dönemde her iki tarafın meşguliyeti, adli tatil vb. farklı faktörler etkilidir. Maddi manevi tazminat davası sürecinde her iki taraf birbirine dilekçelerle cevap vermektedir. Dilekçe – cevap, cevaba – cevap ve ikinci cevap dilekçeleri sürecinin tamamlanmasıyla birlikte mahkeme günü alınabilir.
Mahkeme süreci yani tahkikat aşamasında her iki taraf için de deliller toplanır. Tanıklar dinlenir, medya taramaları yapılır veya duruma göre kazanın oluş şekli incelenir. İncelenen durumlar sonucunda raporlar hazırlanmaktadır. Mahkeme sözlü tahkikat aşamasına geldiğinde ise karar verilir.
Tazminat davaları ile ilgili sormak istediğiniz soruları, avukat kadromuza danışabilirsiniz. Bizimle iletişime geçmek için sitemizde yer alan iletişim numaralarını kullanabilirsiniz.
Türkiye’de tazminat davaları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) başta olmak üzere birden fazla kanun tarafından düzenlenmektedir. Tazminat talepleri temel olarak iki ana kategoride incelenir: maddi tazminat (gerçek zararın karşılanması) ve manevi tazminat (acı, elem ve üzüntünün giderilmesi — TBK Md. 56). Haksız fiillerden doğan borç ilişkileri TBK’nın 49 ila 76. maddeleri arasında, sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat ise TBK Md. 112 ve devamında düzenlenmiştir. Trafik kazası tazminat davaları 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, iş kazası tazminat davaları 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile 5510 sayılı SGK Kanunu, tıbbi malpraktis (hekim hatası) davaları ise TBK hükümleri ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde yürütülür. Zamanaşımı süreleri TBK Md. 72’ye göre haksız fiillerde 2 ve 10 yıl, sözleşmeye aykırılıkta 10 yıldır; ceza zamanaşımı daha uzunsa bu süre uygulanır. Tazminat hesabında PMF yasal tabloları, TRH-2010 yaşam tablosu, aktüerya yöntemleri ve kusur oranı belirlemesi kritik rol oynar. Serka Hukuk Bürosu, Ankara merkezli olarak tüm tazminat dava türlerinde — trafik kazası, iş kazası, malpraktis, sözleşmesel tazminat — uzman avukat kadrosuyla müvekkillere hizmet vermektedir.
TAZMİNAT DAVALARI HUKUK DANIŞMANLIĞI — KAPSAMLI REHBER
Serka Hukuk Bürosu | Güncelleme: Şubat 2026 | Türk Borçlar Kanunu, KTK, İSG Kanunu, SGK Kanunu & Yargıtay İçtihatları
BÖLÜM 1: Tazminat Hukukunun Temelleri
Türk tazminat hukuku, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) sistematik yapısı üzerine inşa edilmiştir. Tazminat’ın amacı, zarara uğrayan kişinin zarar meydana gelmeseydi içinde bulunacağı duruma mümkün olduğunca kavuşturulmasıdır. Bu ilke, hem maddi hem manevi zararın tazmini için geçerlidir.
1.1 Maddi Tazminat (Actual Damages)
Maddi tazminat, TBK Md. 49-76 arasında düzenlenen haksız fiillerden doğan borç ilişkileri çerçevesinde değerlendirilir. TBK Md. 50’ye göre zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Maddi tazminat iki alt kalemden oluşur:
- Fiili zarar (damnum emergens): Zarar görenin malvarlığında meydana gelen azalma — tedavi giderleri, taşıt onarım masrafları, yıkılan binaların bedeli gibi somut kayıplar
- Yoksun kalınan kâr (lucrum cessans): Zarar verici olay olmasaydı elde edilecek olan kazancın kaybı — iş göremezlik nedeniyle kaybedilen gelir, ticari fırsat kaybı
TBK Md. 51’e göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutarak belirler.
1.2 Manevi Tazminat (Non-Pecuniary Damages)
TBK Md. 56 manevi tazminatı düzenler: “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”
Manevi tazminatın belirlenmesinde hâkim geniş takdir yetkisine sahiptir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararlarına göre manevi tazminat miktarı belirlenirken şu kriterler dikkate alınır: olayın ağırlığı, tarafların kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihi ve paranın alım gücü.
1.3 Haksız Fiil (Tort / Delict)
TBK Md. 49: “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Haksız fiilin unsurları şunlardır:
- Hukuka aykırı fiil: Bir hukuk kuralının ihlal edilmesi
- Kusur: Kast veya ihmal (TBK Md. 49/2 — kusursuz sorumluluk halleri saklıdır)
- Zarar: Maddi veya manevi bir zararın meydana gelmesi
- İlliyet bağı (nedensellik): Fiil ile zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması
1.4 Sözleşmeye Aykırılık (Breach of Contract)
TBK Md. 112: “Borç, hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.”
Sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminatta ispat yükü ters çevrilmiştir: Borçlu, kusursuzluğunu ispat etmek zorundadır. Bu durum, haksız fiil tazminatından farklı olarak zarar gören alacaklıyı avantajlı kılar. Sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat davalarında zamanaşımı genel kural olarak TBK Md. 146 uyarınca 10 yıldır.
1.5 Zamanaşımı Süreleri
TBK Md. 72 haksız fiillerde zamanaşımını düzenler: Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı süresi öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu süre uygulanır.
| Tazminat Türü | Kanun Maddesi | Zamanaşımı | Sorumluluk Türü |
|---|---|---|---|
| Maddi Tazminat (Haksız Fiil) | TBK Md. 49-51 | 2 yıl / 10 yıl (TBK Md. 72) | Kusur sorumluluğu |
| Manevi Tazminat | TBK Md. 56 | 2 yıl / 10 yıl (TBK Md. 72) | Kusur + takdiri |
| Sözleşmeye Aykırılık Tazminatı | TBK Md. 112 | 10 yıl (TBK Md. 146) | Kusur karinesi (ispat yükü borçluda) |
| Destekten Yoksun Kalma Tazminatı | TBK Md. 53/3 | 2 yıl / 10 yıl | Kusur / Tehlike sorumluluğu |
| Trafik Kazası Tazminatı | 2918 sayılı KTK Md. 85-90 | 2 yıl / 10 yıl (ceza zamanaşımı uzarsa uzanır) | Tehlike sorumluluğu (işleten) |
| İş Kazası Tazminatı | TBK Md. 417, 6331 sayılı Kanun | 10 yıl (ceza zamanaşımı uzarsa uzanır) | Kusursuz sorumluluk (işveren) |
| Tıbbi Malpraktis Tazminatı | TBK Md. 49, 502-514 | 5 yıl (vekâlet) / 10 yıl (haksız fiil) | Vekâlet sözleşmesi + haksız fiil |
| SGK Rücu Tazminatı | 5510 sayılı Kanun Md. 21, 23 | 10 yıl (ödeme tarihinden itibaren) | Kanuni halefiyet |
BÖLÜM 2: Trafik Kazası Tazminat Davaları
Trafik kazası tazminat davaları, Türkiye’de en sık açılan tazminat dava türlerinin başında gelir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK), motorlu araç işletenlerinin sorumluluğunu tehlike sorumluluğu (kusursuz sorumluluk) olarak düzenlemiştir. Bu, zarar görenin karşı tarafın kusurunu ispat etmesine gerek olmadığı anlamına gelir.
2.1 İşletenin Sorumluluğu (KTK Md. 85)
KTK Md. 85’e göre bir motorlu aracın işletilmesi nedeniyle bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına ya da bir şeyin zarara uğramasına sebep olunursa, motorlu aracın işleteni ve bunu işleten kişi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulur. İşleten, kazadan kurtulamayacağını ve kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusursuz olduğunu ispat etmedikçe sorumluluktan kurtulamıyor.
2.2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin yakınları (eş, çocuklar, anne-baba), TBK Md. 53/3 uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Bu tazminat, ölen kişinin yaşasaydı bakmakla yükümlü olduğu kişilere sağlayacağı maddi desteğin karşılığıdır. Hesaplamada ölenin geliri, yaşı, bakiye ömrü, hak sahiplerinin yaşları ve pay oranları dikkate alınır.
2.3 Sürekli ve Geçici İş Göremezlik
Geçici iş göremezlik: Kaza sonrası tedavi ve iyileşme süresinde çalışamayan kişinin uğradığı gelir kaybıdır. SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği ödenmekle birlikte, aradaki fark zarar sorumlusundan talep edilir.
Sürekli iş göremezlik (maluliyet): Kaza sonucu kişinin çalışma gücünde kalıcı bir azalma meydana gelmişse, maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanır. Maluliyet oranının tespitinde Üniversite hastaneleri, Eğitim ve Araştırma hastaneleri veya Adli Tıp Kurumu raporu esas alınır.
2.4 Sigorta Şirketine Başvuru Zorunluluğu
2918 sayılı KTK’nın 97. maddesi uyarınca, trafik kazası nedeniyle tazminat davası açılmadan önce ilgili sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması zorunludur. Sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 15 gün içinde cevap vermek zorundadır. Başvuru reddedilirse veya verilen tutar yetersiz ise dava yolu açılır. Ayrıca 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu çerçevesinde, ticari nitelikteki sigorta tazminat davalarında dava şartı arabuluculuk uygulanmaktadır.
| Tazminat Kalemi | Açıklama | Hesaplama Yöntemi | Yasal Dayanak |
|---|---|---|---|
| Geçici İş Göremezlik | Tedavi süresince kaybedilen gelir | Günlük gelir × rapor süresi (gün) | TBK Md. 54 |
| Sürekli İş Göremezlik (Maluliyet) | Kalıcı çalışma gücü kaybı | Aylık gelir × maluliyet oranı × bakiye ömür (aktüerya) | TBK Md. 54, KTK Md. 90 |
| Destekten Yoksun Kalma | Ölüm halinde yakınların uğradığı gelir kaybı | Ölenin geliri × pay oranı × bakiye ömür (PMF/TRH-2010) | TBK Md. 53/3 |
| Tedavi ve Sağlık Giderleri | Hastane, ilaç, ameliyat, rehabilitasyon masrafları | Fiili gider (belgeye dayalı) | TBK Md. 54/1 |
| Bakıcı Gideri | Ağır yaralanmada sürekli bakım ihtiyacı | Bakıcı ücreti × bakım süresi (ömür boyu olabilir) | TBK Md. 54/2, Yargıtay içtihat |
| Araç Değer Kaybı | Kazalı aracın piyasa değerindeki düşüş | Ekspertiz raporu ile belirlenir | TBK Md. 49-50 |
| Cenaze ve Defin Giderleri | Ölüm halinde cenaze masrafları | Fiili gider (belgeye dayalı) | TBK Md. 53/1 |
| Manevi Tazminat | Acı, elem, üzüntünün karşılığı | Hâkimin takdiri (olayın ağırlığı, kusur oranı) | TBK Md. 56 |
BÖLÜM 3: İş Kazası ve Meslek Hastalığı Tazminatları
İş kazası tazminat davaları, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 6098 sayılı TBK hükümleri çerçevesinde yürütülür. İş kazası, 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinde tanımlanmıştır.
3.1 İşverenin Kusursuz Sorumluluğu
İş kazası tazminat davalarında işverenin sorumluluğu kusursuz sorumluluk ilkesine dayanır. TBK Md. 417/2’ye göre: “İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür.”
6331 sayılı Kanun’un 4. maddesi, işverenin yükümlülüklerini kapsamlı biçimde düzenler: risk değerlendirmesi yapmak, çalışanları bilgilendirmek ve eğitmek, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmek, kişisel koruyucu donanım sağlamak gibi geniş kapsamlı önlemler alma yükümlülüğü bulunmaktadır.
3.2 Meslek Hastalığı Tazminatı
5510 sayılı Kanun Md. 14’e göre meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir. Meslek hastalığı tazminatında da iş kazası hükümleri uygulanır ve işverenin kusursuz sorumluluğu geçerlidir.
3.3 SGK Rücu Davaları
5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi uyarınca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu SGK tarafından sigortalıya veya hak sahiplerine yapılan ödemeler, işverenin kusuru oranında SGK tarafından işverene rücu edilir. SGK, bu kapsamda ödediği geçici/sürekli iş göremezlik geliri, sağlık giderleri ve cenaze ödeneği gibi tutarların tamamını kusurlu işverenden geri talep eder.
Rücu davasında zamanaşımı, SGK’nın son ödeme yaptığı tarihten itibaren 10 yıldır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi kararlarına göre, peşin sermaye değeri hesaplaması yapılarak rücu miktarı belirlenir.
3.4 İş Kazasında Zorunlu Arabuluculuk
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu Md. 3’e göre, işçi ve işveren arasındaki tazminat uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu dava şartıdır. Arabuluculuk süreci üç hafta içinde sonuçlandırılır ve zorunlu hallerde bir hafta uzatılabilir. Anlaşma sağlanamaması hâlinde son tutanak düzenlenerek İş Mahkemesi’nde dava açılır.
BÖLÜM 4: Malpraktis (Tıbbi Hata) Tazminatları
Tıbbi malpraktis, hekimin veya sağlık kuruluşunun, tıp biliminin gereklerine ve standartlarına aykırı davranarak hastaya zarar vermesi halidir. Türk hukukunda malpraktis tazminat davaları hem sözleşmesel sorumluluk (vekâlet sözleşmesi — TBK Md. 502-514) hem de haksız fiil sorumluluğu (TBK Md. 49) kapsamında değerlendirilir.
4.1 Hekim Sorumluluğu
Türk hukukunda hekim-hasta ilişkisi, kural olarak vekâlet sözleşmesi olarak nitelendirilir. Hekim, sonuç taahhüdünde bulunmaz; ancak tıp biliminin gereklerine uygun teşhis ve tedavi uygulamasıyla yükümlüdür. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, hekimin özen yükümlülüğü “hafif ihmal” düzeyinde dahi sorumluluk doğurur.
Estetik ameliyatlar gibi sonuç taahhüdü içeren durumlar ise eser sözleşmesi (TBK Md. 470) kapsamında değerlendirilir ve hekimin sorumluluğu daha ağırdır.
4.2 Hastane Sorumluluğu
Özel hastaneler, bünyesinde çalışan hekimlerin hatalarından TBK Md. 116 (yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk) kapsamında sorumludur. Kamu hastanelerinde ise sorumluluk, idarenin kusurlu hizmet sorumluluğu (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu) çerçevesinde idari yargıda (&304;dare Mahkemesi) değerlendirilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Danıştay 10. Dairesi’nin kararları bu konuda emsal niteliğindedir.
4.3 Bilirkişi Raporu ve Adli Tıp Kurumu
Malpraktis davalarında en kritik delil bilirkişi raporudur. Mahkeme genellikle şu kaynakları esas alır:
- Adli Tıp Kurumu (ATK) Raporları: 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu uyarınca ATK, tıbbi hatayı değerlendiren en yetkili kurumdur. ATK 3. İhtisas Kurulu malpraktis davalarında görüş bildirir.
- Üniversite Tıp Fakültesi Raporları: Üç kişilik akademik bilirkişi heyetince hazırlanır.
- Yüksek Sağlık Şürası (YSŞ): Sağlık Bakanlığı bünyesinde tıbbi uyuşmazlıklara görüş bildiren üst kurul.
4.4 Aydınlatılmış Onam Eksikliği
Hasta Hakları Yönetmeliği Md. 15-18 ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun kapsamında, her tıbbi müdahale öncesinde hastanın aydınlatılmış onamı (informed consent) alınmalıdır. Aydınlatılmış onam şunları içermelidir:
- Hastalığın teşhisi ve olası seyri
- Önerilen tedavi yöntemi ve alternatifleri
- Tedavinin riskleriy olası komplikasyonları
- Tedavi uygulanmazsa olası sonuçlar
- İyileşme süreci ve kontrol sıklığı
Aydınlatılmış onamın eksik veya yetersiz olması, tıbbi müdahalenin teknik olarak doğru yapılmış olsa dahi tazminat sorumluluğuna yol açabilir. Yargıtay 13. ve 15. Hukuk Daireleri’nin pek çok kararında aydınlatılmış onam eksikliğinin tek başına tazminat sebebi olduğu vurgulanmıştır.
BÖLÜM 5: Yabancılar İçin Özel Durumlar
Türkiye’de yaşayan, çalışan veya süreçle hukuki irtibatı bulunan yabancı uyruklu kişiler de tüm tazminat haklarından yararlanabilir. Türk hukuku, tazminat talebinde vatandaşlık ayrımı yapmaz; zarar gören herkes haklarını arayabilir.
5.1 Döviz Bazlı Tazminat Talepleri
Yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’de açtıkları tazminat davalarında önemli bir soru, tazminatın hangi para biriminde belirleceğidir. TBK Md. 99’a göre, ülke parasıyla ödenmesi gereken her borç, ödeme günündeki rayici üzerinden ülke parasıyla ödenebilir. Ancak yabancı para borçlarında TBK Md. 99/2-3 hükümleri uygulanır. Yargıtay, zararın yabancı para cinsinden olustuğu durumlarda döviz bazlı hüküm kurulabileceğini kabul etmektedir.
5.2 Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizi
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) Md. 50-59 uyarınca, yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de icra edilebilmesi için tenfiz (exequatur) kararı alınması gerekir. Tenfiz şartları:
- Karar veren devlet ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) ilkesinin mevcut olması
- Kararın kesinleşmiş olması
- Kararın Türk kamu düzenine aykırı olmaması
- Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış ve savunma hakkının tanınmış olması
- Kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetki alanına girmeyen bir konuda verilmiş olması
5.3 Tebligat Sorunları ve Vekâlet
Yabancı uyruklu davacıların Türkiye’deki dava süreçlerinde karşılaştıkları en büyük sorunlardan biri tebligattır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na göre yurt dışındaki kişilere tebligat, diplomatik kanallar veya ilgili uluslararası sözleşmeler (örn. 1965 tarihli Lahey Tebligat Sözleşmesi) aracılığıyla yapılır. Bu süreç aylar alabilir ve davayı uzatabilir.
Bu nedenle yabancı müvekkillerin, Türkiye’de yetkilendirilmiş bir avukata noter onaylı vekâletname vermesi önerilir. Yurt dışında düzenlenen vekâletnamelerin apostil şerhi (Apostille) ile onaylanması veya Türk konsolosluğunda düzenlenmesi gerekmektedir.
5.4 Yabancılar İçin Adli Yardım
6100 sayılı HMK Md. 334 vd. uyarınca, mali durumu elverişsiz olan yabancı uyruklu kişiler de Türkiye’de adli yardım talebinde bulunabilir. Adli yardım kararı ile yargılama harçları, bilirkişi ücretleri ve avukatlık ücretleri devlet tarafından karşılanır. Ancak bunun için karşılıklılık şartı veya uluslararası sözleşme varlığı aranır.
BÖLÜM 6: Tazminat Hesaplama Yöntemleri
Tazminat hesaplaması, tazminat hukukunun en teknik ve uzmanlık gerektiren alanıdır. Türk yargı pratiğinde tazminat miktarlarının belirlenmesinde aktüerya bilimine dayalı hesaplama yöntemleri kullanılır.
6.1 PMF Tablosu ve TRH-2010 Yaşam Tablosu
Tazminat hesaplamalarında kişinin muhtemel yaşam süresi (bakiye ömür) kritik bir parametredir. Türk yargı uygulamasında kullanılan yaşam tabloları:
- PMF (Population Mortality Frequency) 1931 Tablosu: Uzun yıllar Yargıtay tarafından kullanılan eski tablo. Ortalama yaşam süresini erkekler için 60, kadınlar için 65 yıl olarak kabul eder.
- TRH-2010 Yaşam Tablosu: Türkiye’ye özel olarak TÜİK verileri baz alınarak hazırlanan güncel tablo. Ortalama yaşam süresini erkekler için yaklaşık 72, kadınlar için 77 yıl olarak hesaplar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2018 ve sonrası kararlarıyla artık TRH-2010 tablosunun kullanılması esasa alınmıştır.
TRH-2010’a geçişle birlikte bakiye ömür süreleri uzamış, dolayısıyla tazminat miktarları önemli ölçüde artmıştır.
6.2 Aktüerya Hesabı
Tazminat miktarlarının belirlenmesinde aktüerya bilirkişi raporu hazırlanır. Aktüerya hesabında dikkate alınan temel parametreler şunlardır:
- Zarar görenin yaşı ve cinsiyeti: Bakiye ömür hesabı için (TRH-2010)
- Aylık/yıllık gelir: Gerçek gelir esas alınır; ispat yükü davacıdadır. Resmi asgari ücretten düşük beyanda bulunamaz.
- Maluliyet (iş göremezlik) oranı: %1 ile %100 arasında, sağlık kurulu raporuyla belirlenir
- Aktif dönem — Pasif dönem ayrımı: 60 yaşına kadar aktif dönem (gerçek ücret üzerinden), 60 yaş sonrası pasif dönem (asgari ücret üzerinden) hesaplanır
- Teknik faiz oranı: Yargıtay uygulamasında %1,8 teknik iskonto oranı (progresif rant metodu) kullanılır
- Kusur oranı: Hesaplanan toplam tazminattan kusur oranı düşülür
6.3 Kusur Oranı Belirleme
Tazminat davalarında kusur oranı, mahkemece atanan bilirkişi heyeti tarafından belirlenir. İş kazalarında iş güvenliği uzmanı, trafik kazalarında trafik bilirkişisi, tıbbi malpraktiste ise ilgili branştan uzman hekimlerden oluşan heyet görev yapar. Kusur dağılımı genellikle yüzdelik oranlarla ifade edilir:
- Tam kusur (%100): Zararın tamamı bir tarafın eyleminden kaynaklanır
- Ağır kusur (%75-100): Taraflardan birinin belirgin ihmal veya kasıtlı eylemi
- Asıl kusur (%51-74): Zararın büyük kısmından bir taraf sorumlu
- Eşit kusur (%50-50): Her iki tarafın eşit düzeyde hataya katkisi
- Müterafik kusur: Zarar görenin kendi kusuruyla zarara katkıda bulunması — TBK Md. 52 uyarınca tazminattan indirim yapılır
6.4 Örnek Tazminat Hesaplaması
Senaryo: 35 yaşında, aylık 50.000 TL brüt gelirli bir kişi trafik kazasında %30 maluliyet oranına sahip olmuş, karşı taraf %80 kusurlu bulunmuştur.
- Aktif dönem: 35-60 yaş = 25 yıl → Yıllık gelir: 600.000 TL × %30 = 180.000 TL/yıl × 25 yıl (iskontolu) ≈ 3.420.000 TL
- Pasif dönem: 60-74 yaş (TRH-2010) = 14 yıl → Asgari ücret üzerinden × %30 ≈ 420.000 TL
- Toplam: ~3.840.000 TL × %80 (kusur) = ~3.072.000 TL maddi tazminat
- + Manevi tazminat (hâkim takdiri): ~200.000 – 500.000 TL arası
Not: Bu hesaplama basitleştirilmiş bir örnektir. Fiili tazminat miktarları aktüerya bilirkişi raporu ile belirlenir.
BÖLÜM 7: Tazminat Davası Süreci ve Usul Kuralları
Tazminat davasının başarılı yürütülmesi, maddi hukuk bilgisinin yanı sıra usul hukuku kurallarına da hâkim olmayı gerektirir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), tazminat davalarının yargılama usulünü düzenler.
7.1 Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Genel görevli mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi (HMK Md. 2)
- İş kazası tazminatı: İş Mahkemesi (7036 sayılı Kanun)
- Tüketici işlemleri: Tüketici Mahkemesi (6502 sayılı Tüketici Kanunu)
- Kamu hastanesi malpraktis: İdare Mahkemesi (2577 sayılı Kanun)
- Yetkili mahkeme: Davalının yerleşim yeri veya haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi (HMK Md. 6, 16)
7.2 Belirsiz Alacak Davası (HMK Md. 107)
Tazminat davalarında davacının zararının tam miktarını dava açarken bilmesi çoğu zaman mümkün değildir. HMK Md. 107 ile getirilen belirsiz alacak davası, davacının düşük bir değer üzerinden dava açmasına ve bilirkişi raporu alındıktan sonra talebini artırmasına olanak tanır. Bu usulün avantajları:
- Düşük harçla dava açılabilir
- Fazlaya ilişkin haklar saklı tutma ihtiyacı ortadan kalkar
- Zamanaşımı davanın tamamı için kesilir
- Talep artırımı yapıldığında faiz başlangıcı dava tarihidir
7.3 Dava Süreleri ve Masraflar
Türkiye’de tazminat davalarının ortalama süreleri şu şekildedir:
- İlk derece mahkemesi: 1-3 yıl (bilirkişi raporları, duruşma sayısına bağlı)
- İstinaf aşaması (Bölge Adliye Mahkemesi): 6 ay – 1,5 yıl
- Temyiz aşaması (Yargıtay): 1-2 yıl (HMK Md. 361’deki temyiz sınırını aşan davalar için)
Dava masrafları: Yargılama harcı (nispi harç — talep edilen tutarın binde 68,31’i), bilirkişi ücreti, keşif masrafı, tebligat giderleri ve vekâlet ücreti (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi) toplam dava maliyetini oluşturur.
BÖLÜM 8: Serka Hukuk Bürosu — Neden Biz?
Serka Hukuk Bürosu, tazminat hukuku alanında geniş deneyime sahip uzman avukat kadrosuyla Türkiye genelinde hizmet vermektedir. Trafik kazası tazminatından iş kazası tazminatına, tıbbi malpraktis davalarından sözleşmesel tazminat uyuşmazlıklarına kadar her türlü tazminat davasında müvekkillere profesyonel hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktayız.
8.1 Uzman Avukat Kadrosu
Büromuz, tazminat hukuku alanında uzmanlaşmış avukatlardan oluşmaktadır. Her tazminat davası özel koşullarına göre değerlendirilir ve müvekkillere şunlar sağlanır:
- Ücretsiz ön değerlendirme görüşmesi
- Davanın başarı şansının gerçekçi analizi
- Tahmini tazminat miktarı hesaplaması
- Süreç boyunca düzenli bilgilendirme
- Çok dilli hizmet (Türkçe, İngilizce, Rusça, Arapça)
8.2 Bilirkişi ve Aktüerya Koordinasyonu
Tazminat davalarının başarısı, doğru bilirkişi raporlarının alınmasına bağlıdır. Serka Hukuk Bürosu olarak:
- Alanında uzman aktüerya bilirkişileriyle çalışırız
- Adli Tıp Kurumu süreçlerini yakından takip ederiz
- Bilirkişi raporlarına gerektiğinde itiraz eder, ek rapor talep ederiz
- Müvekkilin gerçek gelir düzeyinin tespiti için kapsamlı delil toplama çalışması yürütürüz
8.3 Yargıtay Emsal Kararları Takibi
Tazminat hukuku, Yargıtay içtihatlarıyla sürekli gelişen ve değişen bir alandır. Serka Hukuk Bürosu avukatları, özellikle şu Yargıtay dairelerinin güncel kararlarını yakından takip eder:
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi: Haksız fiil tazminat davaları
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi: Trafik kazası tazminat davaları (kapatılmış olup işleri 4. Hukuk Dairesi’ne devredilmiştir)
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi: SGK rücu davaları
- Yargıtay 21. Hukuk Dairesi: İş kazası tazminat davaları (kapatılmış olup işleri 10. ve diğer dairelere devredilmiştir)
- Yargıtay 13. Hukuk Dairesi: Tıbbi malpraktis ve vekâlet sözleşmesinden doğan davalar
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: TRH-2010’a geçiş, tazminat hesaplama ilkeleri gibi çiğır açan kararlar
8.4 İletişim ve Randevu
Tazminat davası hakkında ücretsiz ön değerlendirme için Serka Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz. Davanızın detaylarını değerlendirmek, tahmini tazminat miktarını hesaplamak ve izlenecek hukuki stratejiyi belirlemek için uzman avukatlarımız sizinle ilk görüşmede kapsamlı bir analiz paylaşacaktır. Yüz yüze, telefon veya online görüşme seçenekleri mevcuttur.
Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her tazminat davası kendine özgü koşullar içerdiğinden, somut bir hukuki sorun hakkında mutlaka uzman bir avukata danışılması önerilir. Referans verilen kanun maddeleri 6098 sayılı TBK, 2918 sayılı KTK, 6331 sayılı İSG Kanunu, 5510 sayılı SGK Kanunu ve 6100 sayılı HMK’nın Şubat 2026 itibarıyla yürürlükte olan metinlerine dayanmaktadır.






