Dünya genelinde hukuki hizmet, yazışma müvekkilin kendi dilinde
İçeriğe geç

Ticari Sözleşmelerin Hazırlanması: Avukat Rehberi

Ticari sözleşme hazırlamak neden bir hukuk işidir?

Ticari sözleşme, iki tarafın ticari ilişkisini 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu zemininde tarif eden, hak ve borçları önceden dağıtan bağlayıcı belgedir. Teslim tarihi, ödeme koşulu, fesih hakkı ve uyuşmazlık yeri net yazılmadığında, taraflar yıllar sonra mahkemede aynı cümleyi iki ayrı şekilde okur.

İhtilafa dönüşen sözleşmelerin tipik eksikleri şunlardır: yetkisiz imza, tanımsız mücbir sebep, ölçüsüz cezai şart ve “anlaşmazlık halinde dostane çözülür” gibi hiçbir hüküm doğurmayan cümleler. Bu rehber, ticari sözleşme hazırlarken hangi maddenin neyi koruduğunu ve nerede tipik hata yapıldığını, hem Türkiye içi hem sınır ötesi işlemler için anlatır.

Konu bazlı derinlik için sözleşme hazırlarken dikkat edilecekler ve şirketler arası ilişkilerde şirketler arası sözleşmelerde dikkat edilmesi gerekenler rehberlerimize de bakabilirsiniz.

Ticari sözleşmenin zorunlu unsurları nelerdir?

Geçerli bir ticari sözleşmenin omurgası dört unsurdur: doğru taraflar, belirlenebilir konu, kararlaştırılmış bedel ve karşılıklı ifa koşulları. Bu dördü eksiksizse sözleşme ayakta durur; biri belirsizse o boşluk ihtilafın çıkış noktası olur. Aşağıda her unsurun uygulamadaki kritik noktasını veriyoruz.

1. Taraflar ve temsil yetkisi

Sözleşmeyi imzalayanın o tüzel kişiyi bağlama yetkisi olmalıdır. Tüzel kişide ticaret unvanı, ticaret sicil numarası, MERSİS numarası ve vergi kimlik numarası; imzalayan kişide ise temsil yetkisi, güncel imza sirküleri ve Ticaret Sicil Gazetesi kaydıyla doğrulanır. Yetkisiz kişinin imzaladığı sözleşme, temsil olunan onamadıkça onu bağlamaz; karşı taraf, temsil olunandan uygun bir süre içinde onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir ve bu süre içinde onay gelmezse işlemle bağlı olmaktan kurtulur (TBK m.46). Onay gelmezse zarar yetkisiz temsilciden istenebilir (TBK m.47). Tipik hata, şube müdürünün veya bir ortağın imza yetkisi sınırlı olduğu halde sözleşmeyi imzalamasıdır.

2. Sözleşmenin konusu ve kapsamı

Konu açık, ölçülebilir ve belirlenebilir olmalıdır. “Kaliteli hizmet sunulacaktır” gibi bir ifade hukuken hiçbir şey ifade etmez. Bunun yerine teslim edilecek mal veya hizmetin teknik tanımı, miktarı, kalite standardı, ifa yeri ve zamanı, kabul ve muayene prosedürü yazılır. Bir uyuşmazlıkta hakimin ilk baktığı yer “taraflar tam olarak neyi kararlaştırmış?” sorusudur; bu cevabı sözleşme metni vermelidir, sonradan tanık beyanı değil.

3. Bedel, para birimi ve ödeme koşulları

Bedel sabit, birim fiyat ya da performansa bağlı olabilir; ama hangi para biriminde ödeneceği ve kur riskinin kime ait olduğu mutlaka yazılmalıdır. Yerleşikler arası bazı işlemlerde döviz cinsinden bedel kararlaştırma sınırlamaları (1567 sayılı Kanun ve ilgili tebliğler kapsamında) gündeme gelebileceğinden, sözleşme öncesi bu uygunluk kontrol edilmelidir. Ödeme takvimi (peşin, vadeli, taksitli, teslimata bağlı), e-fatura ve KDV düzeni, ve temerrüt halinde uygulanacak faiz açıkça belirlenir. Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşmede başka oran kararlaştırılmamışsa kanuni temerrüt faizi öder; ticari işlerde Merkez Bankası’nın kısa vadeli avans faiz oranı daha yüksekse sözleşme olmasa bile bu oran istenebilir (3095 sayılı Kanun m.2). Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedarikinde borçlu sözleşmedeki tarihte ödemezse ihtara gerek olmadan temerrüde düşer ve alacaklı, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır; sözleşmedeki ödeme süresi kural olarak altmış günü aşamaz (TTK m.1530).

4. Teslim, kabul ve risk geçişi

Malın teslimi ya da hizmetin ifasıyla riskin geçtiği an netleştirilmelidir. Uluslararası ticarette EXW, FOB, CIF gibi Incoterms terimleri tam olarak bu işi yapar: hangi noktada masraf, hangi noktada risk karşı tarafa geçer. Yurt içi işlemlerde de teslim yeri, kesin vade ya da makul süre, muayene süresi ve kabul/red bildirimi yazılır. Risk geçişi tanımsızsa, malın yolda hasar görmesi halinde zararı kimin üstleneceği tartışmalı kalır.

Sözleşmeyi koruyan kritik hükümler nelerdir?

Unsurlar sözleşmeyi kurar; aşağıdaki hükümler ise sözleşmeyi ihtilafa karşı korur. Uygulamada bu maddeler genellikle “standart şablon” sanılıp özensiz bırakılır ve asıl zarar buradan doğar.

Garanti, teminat ve cezai şart

Ürün ve performans garantisi (süre, kapsam, garanti dışı haller, SLA), teminat türleri (banka teminat mektubu, kefalet, ipotek, rehin) ve cezai şart bu başlıkta toplanır. Cezai şart, TBK m.179-182 kapsamında düzenlenir ve sözleşmeye aykırılık halinde zararı ispat etmeden talep edilebilen güçlü bir araçtır. Burada çok yanlış bilinen nokta şudur: tacir sıfatını taşıyan borçlu, aşırı ceza kararlaştırıldığı iddiasıyla sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez (TTK m.22; TBK m.182/3). Yani ticari sözleşmede cezai şart, tüketici sözleşmesindekinden çok daha bağlayıcıdır; bunu bilerek müzakere etmek gerekir.

Gizlilik, fikri mülkiyet ve veri koruma

Paylaşılan ticari sırların, müşteri listelerinin ve teknik bilginin korunması için gizlilik yükümlülüğü; sözleşme kapsamında üretilen eserlerin kime ait olacağına dair fikri mülkiyet hükmü; ve sözleşme süresince ve sonrasında geçerli rekabet sınırlaması yazılır. Kişisel veri işleniyorsa 6698 sayılı KVKK uyumu ayrı bir madde olarak ele alınmalıdır. Sınır ötesi işlemlerde, verinin yurt dışına aktarımı söz konusuysa KVKK’nın yurt dışına aktarım rejimi de gözetilmelidir.

Mücbir sebep ve fesih

Mücbir sebep, tarafların öngöremediği ve önleyemediği olayları (doğal afet, savaş, salgın, kapsamlı idari yasak) tanımlar; bildirim süresini, ifa süresinin uzamasını ya da imkansızlık halinde sözleşmenin sona ermesini düzenler. Mücbir sebep maddesi olayları sayarak ve sonucu belirterek yazılmalıdır; tanımı boş bırakılan madde, bir olayın mücbir sebep sayılıp sayılmayacağını ihtilafa bırakır. Fesih başlığında ise belirli/belirsiz süre ayrımı, olağan fesihte bildirim süresi, haklı (esaslı ihlale dayalı) fesihte düzeltme imkanı ve feshin sonuçları (iade, devam eden haklar, tazminat) düzenlenir.

Uyuşmazlık çıkarsa hangi yol işler: mahkeme mi, tahkim mi?

Uyuşmazlık çözüm yöntemi, sorun çıkmadan önce kararlaştırılmalıdır; sonradan üzerinde anlaşmak neredeyse imkansızdır. Türk hukukunda ticari uyuşmazlıklar için üç ana yol vardır ve seçim, işin büyüklüğüne ve sınır ötesi olup olmadığına göre yapılır.

  • Dava şartı arabuluculuk: Konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat şeklindeki ticari davalarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (6102 sayılı TTK m.5/A). Arabuluculuk aşaması atlanırsa dava usulden reddedilir; bu nedenle sözleşme aşamasında bu zorunluluğu bilmek ve süreci doğru yönetmek gerekir.
  • Tahkim: İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC), ICC tahkimi veya ad hoc tahkim, özellikle yüksek bedelli ve sınır ötesi sözleşmelerde tercih edilir. Tahkim kaydı sözleşmeye açıkça ve geçerli biçimde yazılmalıdır; aksi halde taraf yine devlet mahkemesine düşer.
  • Yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuk: Hangi yer mahkemesinin yetkili olduğu ve sınır ötesi sözleşmelerde hangi ülke hukukunun uygulanacağı (5718 sayılı MÖHUK çerçevesinde) belirtilir. Hukuk seçilmemişse sözleşmeye en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, ticari sözleşmelerde kural olarak karakteristik edim borçlusunun işyeri hukukudur (MÖHUK m.24/4).

Sınır ötesi ticari sözleşmelerde neye ek dikkat gerekir?

Yurt dışı tarafla yapılan sözleşmelerde, yurt içi bir sözleşmeden farklı olarak dört nokta öne çıkar: uygulanacak hukuk ve dil, ödeme ve döviz rejimi, kararın icra edilebilirliği, ve vergi/gümrük etkisi. Bir sözleşme kağıt üzerinde mükemmel olabilir; ama verilen kararı karşı tarafın ülkesinde icra edemiyorsanız o sözleşme pratikte zayıftır. Bu yüzden uluslararası işlemlerde tahkim kaydı ve New York Sözleşmesi’ne taraf ülkeler üzerinden icra edilebilirlik baştan planlanır.

Çok dilli sözleşmelerde hangi dilin asıl metin (prevailing language) olacağı yazılmalıdır; iki dilli metinde çeviri farkı, anlaşmazlık halinde tarafların farklı şeyler iddia etmesine yol açar. Sınır ötesi şirket işlemlerinin bütününde, sözleşme yapısını vergi ve operasyon tarafıyla birlikte kurguladığımız yurt içi ve yurt dışı şirket iş ve işlemleri danışmanlığı hizmetimiz tam bu noktaya odaklanır.

Sözleşme imzasından önce son kontrol: hangi maddeler atlanır?

Her ticari sözleşmenin sonunda, ihmal edilince sonradan en çok soruna yol açan teknik hükümler yer alır. İmza öncesi son okumada şunları kontrol ederiz:

  • Devir yasağı veya izni: Sözleşme haklarının üçüncü kişiye devri serbest mi, karşı tarafın onayına mı bağlı?
  • Değişiklik prosedürü: Sözleşme yalnızca yazılı ve karşılıklı imzalı tadille değiştirilebilir hükmü, sonraki sözlü “ek anlaşma” iddialarını keser.
  • Bütünlük (entire agreement) hükmü: Sözleşmenin, taraflar arasındaki anlaşmanın tamamını oluşturduğu; önceki yazışma ve teklifleri yürürlükten kaldırdığı belirtilir.
  • Tebligat adresleri: Resmi bildirimlerin yapılacağı adres ve elektronik tebligat (KEP) düzeni yazılır; adres değişikliği bildirim yükümlülüğü eklenir.
  • İmza ve nüsha: Islak imza, güvenli elektronik imzanın geçerliliği (5070 sayılı Kanun) ve nüsha sayısı belirtilir.

Ticari sözleşme dosyasını nasıl yürütürüz?

Serka Hukuk Bürosu ticari sözleşmenin hazırlanmasını, müzakeresini, revizyonunu ve uyuşmazlık halinde dava ya da tahkim sürecini tek dosyada yürütür. Karşı tarafın ticaret sicili kaydını, imza sirkülerini ve Ticaret Sicil Gazetesi ilanlarını biz okuruz; noter randevusu ve kurumlarla yazışma önce bizim işimizdir, yapamadığımız bir adım nedeniyle birlikte müvekkile geçer. Yabancı dildeki taslakları, yazışmaları ve belgeleri Türkçeye biz çevirir, yeminli tercümanın kontrolüne ve onayına sunarız; müvekkilden yalnızca asıllar veya taramaları istenir.

İngilizce kaynak için contract drafting guide sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ticari sözleşmelerde şekil şartı zorunlu mudur?

Kural olarak ticari sözleşmelerde şekil serbestisi geçerlidir; sözlü ya da yazılı kurulabilir. Ancak bazı sözleşmeler kanunen yazılı şekle ya da resmi şekle tabidir; örneğin taşınmaz satışı resmi şekil, kefalet ise yazılı şekil ister. Şekle tabi olmasa bile ticari sözleşmeyi yazılı yapmak, ispat açısından her zaman tavsiye edilir.

E-posta veya elektronik imza ile yapılan ticari anlaşma geçerli midir?

Şekil şartına tabi olmayan sözleşmelerde e-posta yazışmasıyla varılan mutabakat prensip olarak geçerlidir; sorun geçerlilikte değil, ispatta çıkar. 5070 sayılı Kanun uyarınca güvenli elektronik imza ile imzalanan belge, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur. Bağlayıcı ve ispatı kolay bir sözleşme için e-imza ya da ıslak imza önerilir.

Sözleşmedeki cezai şart miktarı sınırsız olabilir mi?

Cezai şart sözleşmeyle serbestçe kararlaştırılır. Tacir sıfatını taşıyan borçlu, aşırı ceza kararlaştırıldığı iddiasıyla sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez (TTK m.22). Bu nedenle ticari sözleşmede cezai şart, tüketici sözleşmesindekine göre çok daha bağlayıcıdır ve miktarı dikkatle müzakere edilmelidir.

Ticari sözleşmeden doğan davadan önce arabuluculuk şart mı?

Konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat şeklindeki ticari davalarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A). Bu aşama atlanırsa dava usulden reddedilir. Bu nedenle sözleşme yapılırken ve ihtilaf doğduğunda arabuluculuk sürecinin doğru yönetilmesi önemlidir.

Sınır ötesi sözleşmede hangi ülke hukuku uygulanır?

Taraflar uygulanacak hukuku sözleşmede serbestçe seçebilir; seçim yoksa sözleşmeye en sıkı ilişkili olduğu hukuk, ticari sözleşmelerde kural olarak karakteristik edim borçlusunun işyeri hukuku uygulanır (5718 sayılı MÖHUK m.24/4). Bu belirsizliği önlemek için uluslararası sözleşmelerde uygulanacak hukuk, yetkili merci (mahkeme ya da tahkim) ve asıl metin dili baştan açıkça yazılmalıdır.

Mevcut bir sözleşme taslağımı sadece incelettirebilir miyim?

Evet. Karşı taraftan gelen ya da kendi hazırladığınız bir taslağı, imzadan önce madde bazlı risk incelemesinden geçiriyoruz; riskli hükümleri işaretleyip revizyon öneriyoruz. Sözleşmeyi sıfırdan hazırlamak kadar mevcut bir taslağı korumaya almak da işimizdir.

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez ve herhangi bir sonuç garantisi içermez.

Sözleşme görüşmelerinde taraflar henüz bağlanmamış olsa bile birbirlerine karşı dürüst davranma yükümlülüğü taşır; bu yükümlülüğün dayanağı olan dürüstlük kuralı (TMK m.2), müzakere aşamasından ifaya kadar her aşamada geçerlidir.

Sözleşmelerin sürekli bir hukuki destekle yönetilmesi için Şirket Avukatlığı ve Sürekli Hukuki Danışmanlık sayfamızı inceleyebilirsiniz.